Burcu Köksal’dan şok açıklama “Hiçbir yere gitmiyorum”

37. Kurultay’dan beri huzurlu bir günüm olmadı. Yemediğim hakaret kalmadı. Dışarıdan gelen saldırıları anlarım, siyasette bunlar olur; ama ömrümü verdiğim partimden gelenlere ne diyeceğim?

Burcu Köksal’dan şok açıklama “Hiçbir yere gitmiyorum”
manset-ustu-reklam-ph
Yayınlama: 17.10.2025
A+
A-

Bulunduğum yerdeyim. Partimde beni istemeyenlere inat hiçbir yere
gitmiyorum. Yıllardır iftiraları çürütüp yalanları ortaya çıkararak mücadeleme
devam ediyorum. 37. Kurultay’dan beri huzurlu bir günüm olmadı. Yemediğim
hakaret kalmadı. Dışarıdan gelen saldırıları anlarım, siyasette bunlar olur; ama
ömrümü verdiğim partimden gelenlere ne diyeceğim? Memleketime hizmet etmek için
belediye başkan adayı oldum. Ancak adaylık sürecimde partimden kovuldum, linç
edildim. Hatta bazı CHP’li gazeteciler tarafından ekranda “Kazanamaz, yüzde
5-10 alır” diyerek günlerce anti-propagandaya maruz kaldım. Partideki bazı
marjinal kişiler, kazanmamam için kapı kapı çalıştı. Buna rağmen hiçbir şey
yapılmadı ve rekor oyla seçildim.

Bu kez iftiralarla geldiler. Eşimi, çalışma arkadaşımı ve doğru dürüst
tanımadığım bir müdürü 60 milyonluk rüşvet almakla suçladılar. Bunu yapan,
Yüntaş’ın avukatlığını vermeyi reddettiğim gençlik kolları başkanıydı. Yargıya
başvurduk. Şahıs ifadesinde, telefon numaramı basına servis edenin Parti
Meclisi (PM) üyesi Y.G. olduğunu söyledi. Savcılık dosyasında bu durum
ispatlandı. Ayrıca Y.G.’nin, ekibinden TT. ile birlikte, bu iftirayı eski bir
partiliye ve kadın kolları başkanına da ilettiği ortaya çıktı. Tüm bunları
genel merkeze bildirdik. Yargı takipsizlik kararı verdi, ama genel merkez bu PM
üyesine hiçbir yaptırım uygulamadı. Dahası, her kurultayda onu ödüllendirip
yeniden PM’ye seçti, hatta örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısının
yardımcısı yaptı.

Bu PM üyesinin ekip arkadaşı, sosyal medyada hakkımda ırkçı ve faşist
yakıştırmaları yaptı. Bu kişiyi disipline sevk edin dedim, ancak mevcut il
başkanı “Disiplin kurulu toplanmıyor” gibi bahanelerle işlem yapmadı. Bugüne
kadar bana kim saldırdıysa, il başkanı neredeyse teşekkür edecek! Hiçbir konuda
yanımda olmadı. Şimdi ise tekrar aday olmuş, belediyeyi kazandığımız için adımı
kullanarak oy topluyor. Bana hakaret eden ilçe başkanına “Gereğini yap” diyen
ilçe başkanlarını ise “Önemsiz, ben görmüyorum” diyerek geçiştiriyor, hatta o
ilçe başkanıyla gülerek poz veriyor. Bu adam benim il başkanım mı? Demokrasi bu
mu? Seçilmişlere hakaret, iftira ve saygısızlık mı demokrasi?

Yetmedi, sosyal medyada bana “ırkçı, faşist” diye yazan kişi, PM üyesi
Y.G.’nin desteğiyle il başkan adayı oluyor. Sırf benimle daha fazla uğraşıp
hakaret etsin diye mi? İlçe delegasyonunda atıp tutarak oy topluyorlar. Her
yerde tek adayla kongre yapılırken, Afyonkarahisar’da üç aday var. Neden?
Aldığım duyumlar, bana hakaret eden il başkan adayının genel merkezce
desteklendiği yönünde. Burcu Köksal’ın karşısındaki aday kazanırsa, onunla
uğraşsınlar diye mi? Seçimlerde alt edemediklerini, belki itibarsızlaştırarak
alt ederler diye mi?

En son, bir restoranda çekilen saçma sapan bir görüntü üzerinden linç
edildim. Trol hesaplarda neler yazılmadı ki! Kimisi videodakinin eşim olduğunu,
kimisi 700 milyon rüşvet alındığını yazdı. Ne senaryolar üretildi! Çok şükür
alnım ak, başım dik. Bizimle alakası olmayan bir konuda bile iftira atıldı,
hakkımızı kendimiz savunduk. Ömrümü verdiğim partimden yine ses çıkmadı. Suçum,
gecemi gündüzüme katarak çalışmak ve 74 yıl sonra belediyeyi kazanmak mıydı?
Her konuda yalnız bırakıldım. Yarın hangi iftiraya maruz kalacağım, hangi
hakaretleri duyacağım bilmeden yaşamak; hangi cephede savaşacağımı bilemediğim
bir hayat ne kadar huzurlu olabilir?

Beni alt etmeye çalışanlara çanak tutanlar, onları ödüllendirenler,
yapılanlara sessiz kalanlar, hakkımı savunmayanlar kimler? Siyasette rakibin
saldırmasını anlarım, ama kendi içimizden gelen saldırılar ne olacak? Bir
yandan her türlü zorluğa rağmen hizmet etmeye çalışıyorum, bir yandan bunlarla
uğraşıyorum. Çalışmaktan, hizmet etmekten değil; içeriden ve dışarıdan gelen bu
mücadele yoruyor. “Ellerin taşı bana değmez, ille dostun bir tek gülü yaralar
beni.” Kimsenin benim yüzümden iftira ve hakaretlere maruz kalmasını
istemiyorum.

Pazar günü il kongresinde olacağım. Kuyumu kazmaya çalışanlarla, iftira
atıp hakaret edenlerle, Allah’tan korkmayıp kuldan utanmayanlarla
hesaplaşacağım. Artık partimin içinde yaşadıklarıma ses çıkaracağım,
susmayacağım

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.