Karşısındaki Cumhuriyetçi adayı ve daha sonra karşısına bağımsız aday olan eski demokrat adayı Andrew M. Cuomo.

Karşısındaki Cumhuriyetçi adayı ve daha sonra karşısına bağımsız aday olan
eski demokrat adayı Andrew M. Cuomo.
Trump’la
birlikte, devletin tüm kurumsal gücüne karşı zafer kazandı.
Elon Musk’la beraber 23 milyarderi. Özellikle son hafta bağımsız aday olan
M.Couma’nın kampanyasına milyonlarca dolar para akıttılar.
Müesses nizamı yendi. Yani bütün Amerika sistemini yenmeyi başardı.
Kendi partisinin başkanlığını da yapmış olan Obama ve demokrat partinin
kodamanlarını da yendi. Seçim sürecinde
karşısında olmasına rağmen Obama, seçimden birkaç gün sonra aradı ve ‘’başarılı
olabilmen için destek verebilirim’’ dedi.
Benjamin Netanyahu’yu ve İsrail lobisini yendi.
Amerika siyasetinde etkili olan, Antisemitizm pazarlamacılarını yendi.
Küreselleşmeyi yendi. Küreselleşmeyi savunan küresel sermaye lobisinin
sosyalist karşıtlığını yendi.
11
Eylül travmasını atamayan, Müslüman karşıtlığını kullanarak politik avantaj
sağlamaya çalışan İslamofobi lobisini yendi
Müesses nizamın, küreselleşmenin, küresel ve Siyonist sermayenin
sözcülüğünü yapan ana akım medyayı yendi.
Elon
Musk’ın sahibi olduğu X ( eski Twitter) sosyal medya platformunu yendi.
Mamdani,
demokratik sosyalist söylemiyle, dünya çapında “sosyalizm bitti” iddialarını ve
kapitalizmin alternatifsiz kaldığı algısını pekiştirmeye çalışan propagandayı
yendi.
Tabii
ki, Mamdani, bütün bu kazanımlarla en çok da yenilmiş ve ötekileştirilmiş
yığınların öğrenilmiş çaresizlik psikolojisini aşmış oldu.
Seçim
Sonuçlarının ABD ve Küresel Ölçekteki Tepkileri
Seçim
sonuçları alınır alınmaz, daha önce “komünist deli” diyen ve “federal
ödeneklerini keserim” diye tehdit eden Trump, gücünün zirvesindeyken en büyük
yenilgisini almış oldu.
Seçimden
bir gün sonra Miami’de yaptığı konuşmada Trump, “Dün gece New York’ta
egemenliğimizin bir kısmını kaybettik.” dedi ve “Ben Beyaz Saray’da bulunduğum
sürece komünizme izin vermeyeceğim.” diye ekledi.
Soğuk
Savaş yıllarından kalma komünizm korkusunu ve elindeki iktidar yetkilerini
kullanarak, Mamdani’yi “topal ördek” konumuna düşürüp başarısız kılmaya
çalışacak.
New York Post, tam sayfa
manşetinde “Hazır ol Marx, başla Zo!” başlığıyla çıktı. Gazete, New York’un
simgesi “Big Apple”ı bu kez ironik bir biçimde “Kızıl Elma”ya dönüştürerek,
sosyalist aday Mamdani’nin belediye başkanlığını kazanmasını ima etti.
Manşette, kırmızılar içinde, elinde orak ve çekiçle sevinç gösterisi yapan
Mamdani’nin fotoğrafı yer aldı. Bu haber ve kullanılan semboller, yalnızca bir
gazetenin değil, bütün Amerika’nın kolektif, psikolojik ve travmatik ruh hâlini
yansıtmaktadır.
Amerika’nın
korkusu, New York’taki bu değişimin dalga dalga bütün ülkeyi etkisi altına
almasıdır. Müesses nizam, buna izin vermemek için elindeki tüm argümanları
kullanacaktır. New York’taki bu hapşırma, Amerika’da nezleye yol açacak mı,
göreceğiz.
Avrupa
ve diğer ülkeler üzerindeki etkisini ise zamanla anlayacağız. Dünyanın bu
seçimin sonuçlarına bu kadar dikkat kesilmesinin nedeni, küresel ölçekte bir kelebek etkisi yaratabilecek
bir dalganın yaklaşmakta olmasıdır.
Türkiye’deki
Yankıları
Bu
seçimin sonuçları konusunda benim asıl dikkatimi çeken, Türkiye’de ortaya çıkan
tepkiler oldu. İktidar cenahından henüz ciddi bir açıklama veya değerlendirme
gelmedi. Bu sessizliğin nedeni, Trump ile kurulan iyi ilişkiler mi, yoksa
Mamdani’nin kendi standartlarında bir Müslüman olarak kabul edilmemesi mi, bunu
tam olarak bilemiyorum.
Dindar,
muhafazakâr ve iktidar yanlısı medya, Mamdani’nin Müslüman kimliğini ve
Filistin’e verdiği desteği ön plana çıkarırken, Demokratik Sosyalist yönünü ya
görmezden geldi ya da birkaç kelimeyle geçiştirdi. Hatta ana akım bir
televizyon kanalının (CNN Türk) siyasi analiz programında, Mamdani için “Bu çok
net bir projedir.” değerlendirmesi bile yapıldı.
Türkiye’deki
muhalefet ise Mamdani’nin seçim galibiyetini “Muhafazakâr karanlığa karşı değişimin
ışığı” olarak adlandırdı. Seçim sonuçlanır sonuçlanmaz ilk tebrik mesajını
yayımlayan siyasetçi de Ekrem İmamoğlu oldu. Birçok uluslararası ve Türk medya
kuruluşunda, sürpriz bir zafer elde etmeleri ve mevcut düzene karşı genç, güçlü
ve muhalif bir figür olarak öne çıkmaları nedeniyle İmamoğlu–Mamdani
benzetmeleri yapıldığının da altını çizmek gerekir diye düşünüyorum.
Sol
ve daha seküler kesimler ise Mamdani’nin seküler ve demokratik sosyalist
yönlerini öne çıkaran değerlendirmelerde bulundular.
Son söz olarak: New York’ta
ortaya çıkan değişim ve dönüşüm rüzgârı,
kelebek etkisi yaratarak küresel ölçekte bir tufana yol açar mı bilemem.
Ancak bir şeylerin değişmeye başladığının da açık bir göstergesi olduğunu
söyleyebilirim. Yaşayıp göreceğiz.