
Afyonkarahisar’da deprem gerçeği bir kez daha çarpıcı verilerle gündeme geldi. Afyon Kocatepe Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Depreme Dirençli Afyonkarahisar İçin Zemin, Yapı, Hasar Yönetimi” programında konuşan Alper İlki, kentteki yapı stokuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi ve Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İlki, Afyonkarahisar özelinde yapılan çalışmalara göre binaların yaklaşık yüzde 40’ının yüksek risk grubunda yer aldığını söyledi.
“Her 10 Binadan 4’ü Yüksek Riskte”
İlki, mevcut yapı stokunun önemli bir bölümünün risk taşıdığına dikkat çekerek, “Yönetmelikte DD2 olarak tanımlanan büyük deprem senaryosuna göre binaların yaklaşık yüzde 40’ı E grubunda, yani çok yüksek riskli. Daha gerçekçi bir senaryo olan DDG2’ye baktığımızda ise bu oran yüzde 20 seviyelerine düşüyor” dedi.
“Sokak Taraması Türkiye’de Sağlıklı Değil”
Hızlı sokak taraması yöntemine de değinen İlki, bu uygulamanın Türkiye şartlarında güvenilir sonuçlar vermediğini ifade etti. İlki, “Yan yana iki bina bile tamamen farklı özelliklere sahip olabiliyor. İzmir’de denendi ancak istenen sonuç alınamadı. Bu yöntemle kaynak israfı yapılmamalı” diye konuştu.
“Doğru Stratejiyle Aynı Kaynakla Daha Fazla Bina Kurtarılır”
Depremle mücadelede doğru hedef belirlemenin önemine vurgu yapan İlki, daha gerçekçi senaryolar üzerinden hareket edilmesi gerektiğini belirtti. “DD2 yerine DDG2 hedefiyle ilerlerseniz, aynı bütçeyle daha fazla binayı güçlendirebilirsiniz. Örneğin 1,5 milyar dolarlık bir kaynakla yaklaşık 12 bin bina müdahale kapsamına alınabilir. Bu da yüzde 38’lik bir avantaj sağlar” ifadelerini kullandı.
“Can Kaybı Yüzde 80 Azaltılabilir”
İlki, doğru planlama ve müdahale ile can kayıplarının ciddi oranda azaltılabileceğini vurgulayarak, “DDG2’ye göre yapılacak çalışmalarla can kaybında yüzde 80’e varan düşüş sağlanabilir. 500 milyon dolarlık bir bütçeyle bile kayıplar yüzde 40 oranında azaltılabilir” dedi.
“Önceliklendirme Şart”
Türkiye genelinde olduğu gibi Afyonkarahisar’da da çok sayıda riskli yapı bulunduğunu belirten İlki, zaman kaybetmeden önceliklendirme yapılması gerektiğini söyledi. İlki, “Tüm binalara aynı anda müdahale etmek mümkün değil. Bu nedenle doğru önceliklendirme ile hızlı ve ekonomik çözümler üretmek zorundayız” diye konuştu.
Güçlendirmenin birçok yapı için hızlı ve maliyet açısından avantajlı bir çözüm olabileceğini de belirten İlki, ancak her bina için uygun bir yöntem olmadığının altını çizdi. Programda, deprem riskine karşı bilinçli hareket edilmesinin hayati önem taşıdığı bir kez daha vurgulandı.