Rakamlar Düşüyor, Endişeler Kolay Düşmüyor

Yayınlama: 06.06.2026
A+
A-

 

 

Mayıs ayı enflasyon verileri açıklandı. Verilere baktığımızda enflasyonla mücadelede belirli bir mesafe alındığını görüyoruz. TÜFE mayıs ayında aylık bazda yüzde 1,71 artarken, yıllık enflasyon yüzde 32,61 seviyesine geriledi. Uzun yıllardır yüksek enflasyonla yaşayan bir ülke için bu düşüş olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak ekonomide bazı rakamlar vardır ki tek başına yeterli değildir. Enflasyon da bunlardan biridir. Çünkü enflasyon sadece açıklanan oranlardan değil, insanların hislerinden ve beklentilerinden de oluşur.

Merkez Bankası son Enflasyon Raporu’nda 2026 yıl sonu enflasyon nokta tahminini yüzde 24 olarak açıkladı. Orta vadede ise hedef yeniden yüzde 5 seviyesinde fiyat istikrarına ulaşmak. Kağıt üzerinde bakıldığında enflasyonun önümüzdeki dönemde düşmeye devam edeceğine dair güçlü bir beklenti var. Ancak toplumun buna ne kadar inandığı sorusu hâlâ cevap bekliyor.

Mayıs ayında açıklanan beklenti anketleri de bu durumu net bir şekilde ortaya koyuyor. Reel sektörün 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 33,10 olarak gerçekleşirken, hane halkının beklentisi yüzde 49,51 seviyesinde bulunuyor. Her ne kadar vatandaşın enflasyon beklentisi bir önceki aya göre 2,05 puan azalmış olsa da hâlâ oldukça yüksek seviyelerde seyrediyor. Bu durum bize şunu gösteriyor: Enflasyon düşüyor olabilir ancak vatandaş enflasyonun kalıcı olarak düşeceğine henüz tam anlamıyla ikna olmuş değil.

Aslında bu tablo şaşırtıcı değil. Yıllardır yüksek enflasyonla yaşayan bir toplumun düşük enflasyon ortamına hemen alışmasını beklemek gerçekçi olmaz. İnsanlar market raflarında, kiralarda ve günlük yaşamın her alanında karşılaştıkları fiyat artışlarını unutamıyor. Bu nedenle açıklanan veriler ile hissedilen enflasyon arasında zaman zaman önemli farklar oluşabiliyor.

Bugün alışveriş merkezlerinin kalabalık olması, tatil bölgelerindeki yoğunluk ya da insanların harcamaya devam etmesi de tek başına ekonominin çok iyi durumda olduğu anlamına gelmiyor. Aksine birçok kişi parasının değer kaybedeceğini düşündüğü için tasarruf etmek yerine harcamayı tercih ediyor. İnsanlar yatırım araçlarında zarar etmekten ya da birikimlerinin enflasyon karşısında erimesinden çekindikleri için tüketimi öne çekebiliyor. Bu nedenle yüksek harcama eğilimini her zaman refah göstergesi olarak okumak doğru olmayabilir.

Enflasyonla mücadelede en zor aşama rakamları düşürmek değil, beklentileri değiştirmektir. Çünkü insanlar fiyatların düşeceğine inanmadıkça davranışlarını değiştirmezler. Oysa uzun süre düşük enflasyonla yaşayan toplumlar bu konforu korumak ister ve fiyat istikrarını kaybetmemek için daha güçlü tepki verirler.

Sonuç olarak mayıs ayı verileri olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Yıllık enflasyondaki gerileme ve beklentilerdeki sınırlı iyileşme doğru yönde atılan adımların karşılık bulduğunu gösteriyor. Ancak enflasyonla mücadele henüz tamamlanmış değil. Rakamlar düşüyor olabilir, fakat insanların zihnindeki endişelerin düşmesi biraz daha zaman alacak gibi görünüyor. Çünkü enflasyon yalnızca ekonomik bir gösterge değil, aynı zamanda bir güven meselesidir.

MOBİL REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.