ÇAY’DA ALTIN ARAMA TARTIŞMASI BÜYÜYOR

ÇAY’DA ALTIN ARAMA TARTIŞMASI BÜYÜYOR
manset-ustu-reklam-ph
Yayınlama: 05.09.2026
A+
A-

 

 

 

 

TARIM MI, MADENCİLİK Mİ?

ÇAY’DA TARIM, ALTIN VE JEOTERMAL KAYNAKLAR AYNI ANDA EKONOMİYE KAZANDIRILABİLİR Mİ?

ÇAY’DA GÖZLER KURUMLARIN AÇIKLAMASINDA

Çay-Bolvadin içme suyu, Eber Gölü-Akarçay, vişne ve kiraz bahçeleri ile Çay-Çobanlar-Bolvadin’deki jeotermal seralar: Madencilik Nereye Konumlanacak?

Afyonkarahisar’ın Çay ilçesi Boncuklu mevkiinde gündeme gelen 4. Grup maden arama ruhsatı, siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.

DEVA Partisi, Çay ve Sultandağı’nın tarımını, suyunu, doğasını ve geleceğini tehdit edebilecek madencilik faaliyetlerinin karşısında olduğunu açıklarken, MHP’li İl Genel Meclisi Üyesi Faruk Kökcür ise bölgenin su kaynaklarına dikkat çekerek maden arama faaliyetlerine karşı çıktı.

DEVA PARTİSİ “HUKUKİ BOYUTUNU DEĞERLENDİRİYORUZ”

Boncuklu mevkiindeki maden arama ruhsatına yönelik siyasi tepkilerden biri DEVA Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı’ndan geldi.

DEVA Partisi açıklamasında, Çay ve Sultandağı çevresindeki kiraz ve vişne üretim alanlarının korunması gerektiği belirtilirken, uluslararası öneme sahip Eber Gölü’nün ekolojik dengesinin de madencilik faaliyetleri nedeniyle zarar görmemesi gerektiği savunuldu.

MHP’Lİ KÖKCÜR İGM’DE SU UYARISINDA BULUNDU

Konu Afyonkarahisar İl Genel Meclisi’nde de gündeme geldi.

MHP Çay İl Genel Meclisi Üyesi Faruk Kökcür, Boncuklu mevkiindeki altın arama çalışmalarına karşı olduklarını ifade etti.

Kökcür, bölgenin Çay Barajı havzasıyla bağlantısına dikkat çekerek baraj suyunun Çay ve Bolvadin ilçelerinde içme suyu ve tarımsal sulama açısından önem taşıdığını belirtti.

Kökcür, olası madencilik faaliyetlerinin su kaynakları ve çevre üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

RUHSAT VAR, ANCAK HENÜZ İŞLETME YOK

Tartışmada dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri ise ruhsatın niteliği.

Gündeme gelen işlem 4. Grup maden arama ruhsatı kapsamında bulunuyor. Bu ruhsatın verilmiş olması, bölgede altın üretiminin başladığı veya doğrudan maden işletmesi kurulduğu anlamına gelmiyor.

Arama aşamasında rezervin belirlenmesine yönelik teknik çalışmalar yapılabiliyor. İşletme aşamasına geçilmesi halinde ise mevzuat kapsamında gerekli izin, değerlendirme ve çevresel süreçlerin ayrıca yürütülmesi gerekiyor.

Bu nedenle bugün itibarıyla tartışmanın konusu, “altın madeni işletiliyor” değil, “altın arama ruhsatı ve bunun bölge üzerindeki olası etkileri” olarak değerlendiriliyor.

ÇAY’DAKİ TARTIŞMANIN DİKKAT ÇEKEN BİR DİĞER BOYUTU İSE TARIMSAL YATIRIMLAR

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Afyonkarahisar Valiliği’nin önem verdiği Çay-Çobanlar-Bolvadin Tarıma Dayalı İhtisas Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Sanayi Bölgesi projesi, bölgenin tarımsal üretimini artırmayı hedefliyor.

Yaklaşık 2 bin 900 dekar alanda kurulması planlanan proje kapsamında yüksek miktarda sebze üretimi ve istihdam hedefleniyor.

Bölgede bir tarafta tarımsal üretimi ve sera yatırımlarını geliştirmeye yönelik büyük bir kamu projesi, diğer tarafta ise maden arama faaliyetleri bulunması, kamuoyunda doğal olarak “Bu iki faaliyet aynı bölgede nasıl yürütülecek?” sorusunu gündeme getiriyor.

TARIM VE ENERJİ BAKANLIKLARI KARŞI KARŞIYA MI?

Çay’daki tartışmanın en çok merak edilen başlıklarından biri de bu.

Bir tarafta Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tarımsal üretim ve sera yatırımları, diğer tarafta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın yetki alanındaki maden ruhsatlandırma süreçleri bulunuyor.

Ancak mevcut bilgiler üzerinden iki bakanlığın karşı karşıya geldiğini söylemek için resmi bir açıklama bulunması gerekiyor.

Asıl mesele, farklı kamu politikalarının aynı bölgede nasıl uyumlu şekilde yürütüleceği.

VATANDAŞIN CEVAP BEKLEDİĞİ SORULAR

Çay’da tartışmanın siyasi boyutunun yanı sıra bilimsel ve teknik boyutu da bulunuyor.

Vatandaşların özellikle şu soruların cevaplanmasını beklemesi dikkat çekiyor:

Maden arama ruhsatının sınırları tam olarak nerede?

Arama kapsamında hangi çalışmalar yapılacak?

Sondaj yapılacak mı?

Çay Barajı havzası ile ruhsat sahası arasında hidrojeolojik bir bağlantı bulunuyor mu?

Bölgedeki içme ve sulama sularına yönelik bilimsel bir risk değerlendirmesi yapıldı mı?

Kiraz ve vişne üretim alanları açısından herhangi bir risk bulunuyor mu?

Maden arama sahası ile sera OSB projesinin birbirine olan konumu nedir?

İleride işletme ruhsatı talep edilmesi halinde tarım, su kaynakları ve çevre nasıl korunacak?

BİLİMSEL VERİLER AÇIKLANMALI

Çay’da yaşanan tartışmanın sağlıklı biçimde ilerleyebilmesi için siyasi açıklamaların yanı sıra ilgili kurumların teknik ve bilimsel verileri kamuoyuyla paylaşması önem taşıyor.

Maden arama faaliyetlerine karşı çıkanlar; tarım alanları, su kaynakları ve Eber Gölü açısından risk bulunduğunu savunuyor.

Diğer taraftan arama ruhsatının tek başına maden işletmesi anlamına gelmediği ve sonraki aşamaların ayrı mevzuat süreçlerine tabi olduğu da göz önünde bulunduruluyor.

Dolayısıyla tartışmanın bundan sonraki aşamasında gözler MAPEG, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, ilgili yerel kurumlar ve bilim insanlarından gelecek açıklamalara çevrilecek.

Tarımın, su kaynaklarının, çevrenin ve yer altı kaynaklarının aynı bölgede bulunduğu Çay’da bütün bu değerler nasıl korunacak ve hangi bilimsel kriterlere göre karar verilecek?

Kamuoyunun beklentisi ise açık, şeffaf ve bilimsel veriler üzerinden yürütülmesi.

FEVZİ ŞEN – Starafyonhaber

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.