Çocukken bir şeyi ilk kez gerçekten “büyük” hissettiğim anları hatırlıyorum: gökyüzünü. Bazı çocuklar gökyüzüne bakınca sonsuzluğu, yıldızları düşünür. Bizim gibiler ise “cezayı” düşünür. Çünkü bize gökyüzü, merhametin genişliğiyle değil; cezanın ihtimaliyle tanıtıldı. “Allah taş eder.” “Allah çarpar.” “Allah yakar.” Cümlelerin içinde sevgi değil, sertlik vardı. Bir çocuğun zihninde Allah, kalbe...