Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

FEVZİ ŞEN / Starafyonhaber ÖZEL RÖPORTAJ
Starafyonhaber, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında yeniden öğrenci almaya başlayan Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Yıldız ile kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Jeoloji Mühendisliği’nin dünü, bugünü ve geleceğinin tüm yönleriyle ele alındığı bu özel röportajı, okuyucularımızın konuyu daha yakından ve kapsamlı şekilde takip edebilmesi amacıyla 7 gün boyunca bölüm bölüm yayımlayacağız.
Prof. Dr. Ahmet Yıldız, yeniden öğrenci almaya başlayan AKÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nün sunduğu eğitim olanaklarını, mesleğin geleceğini ve gençlere sağlayacağı kariyer fırsatlarını Starafyonhaber’e anlattı. Jeoloji Mühendisliği’nin yalnızca deprem ya da taş-toprakla sınırlı bir alan olmadığını vurgulayan Yıldız; yapay zekadan kritik minerallere, jeotermal enerjiden güvenli şehirlerin inşasına kadar uzanan geniş çalışma alanlarına dikkat çekti.
GELECEĞİ ŞEKİLLENDİREN STRATEJİK MESLEK: JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ
Starafyonhaber: Jeoloji Mühendisliği nasıl bir meslektir? Toplumda bu meslekle ilgili doğru bilinen yanlışlar nelerdir?
Prof. Dr. Ahmet Yıldız: Jeoloji Mühendisliği; üzerinde yaşadığımız yeryuvarını, onun milyarlarca yıllık geçmişini, yapısını, kaynaklarını ve dinamiklerini inceleyen; bu verileri insanlığın güvenliği ve refahı için mühendislik çözümlerine dönüştüren çok yönlü bir meslektir. En yalın tanımıyla Jeoloji Mühendisliği; üzerinde yaşadığımız yerkürenin geçmişini inceleyerek bugününü anlamlandıran ve geleceğini planlayan stratejik ve multidisipliner bir mühendislik dalıdır.
Jeoloji mühendisleri, insanlığın hayatta kalması ve gelişmesi için ihtiyaç duyduğu her şeyin kaynağında yer alır. Temiz içme suyu kaynaklarının bulunmasından; baraj, tünel, köprü ve üzerinde yaşayacağımız binaların yapılacağı zeminlerin güvenliğinin belirlenmesine; deprem ve heyelan gibi doğal afetlerin risk analizlerinden; petrol, doğal gaz, kömür ve jeotermal gibi enerji kaynakları ile günümüz yüksek teknolojisinin en önemli hammaddeleri olan nadir toprak elementleri ve lityum gibi kritik minerallerin keşfedilmesine kadar her hayati süreçte jeoloji mühendislerinin imzası vardır. Kısacası, doğanın sunduğu kaynakları insanlığın hizmetine güvenli ve sürdürülebilir şekilde sunan köprüyüz.
Jeoloji mesleğiyle ilgili ülkemizde bilgi düzeyinin yeterince yüksek olmaması nedeniyle toplumumuzda yaygın olarak bilinen bazı yanlışlar şunlardır:

Doğrusu: Taş ve mineral bizim için birer amaç değil, yerkürenin dilini anlamak için kullandığımız birer alfabedir. Biz sadece taşa bakmayız; o taşın altındaki temiz suyu, sanayiye yön veren stratejik madenleri veya oradan geçecek bir hızlı tren hattının güvenliğini analiz ederiz. Günümüzde jeoloji; yapay zeka, jeokimya, jeofizik, uzaktan algılama teknolojileri ve CBS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) gibi modern teknolojilerle entegre yürüyen bir mühendisliktir.
Doğrusu: Ülkemizin bir deprem ülkesi olması sebebiyle medyadaki görünürlüğümüz genellikle bu yöndedir. Evet, afet risk yönetimi ve aktif tektonik mesleğimizin çok önemli bir parçasıdır; ancak mesleğimiz bundan çok daha geniştir. Bugün dünyayı sarsan enerji krizinin çözümünde, maden ve jeotermal enerji aramalarında, sürdürülebilir çevre yönetiminde jeoloji mühendisleri başroldedir.
Doğrusu: Aksine, çalışma alanı en geniş mesleklerden biridir. Mezunlarımız; MTA, DSİ, AFAD, Karayolları ve belediyeler gibi güçlü kamu kurumlarının yanı sıra madencilik sektörü, enerji şirketleri, zemin ve tünel mühendisliği firmaları, uluslararası petrol ve doğal gaz şirketleri ile çevre danışmanlık firmalarında çok geniş özel sektör imkanlarına sahiptir.
DOĞAL BİR LABORATUVARDA, GÜÇLÜ BİR GELECEK: AKÜ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ YENİDEN ÖĞRENCİ ALIYOR!
Starafyonhaber: AKÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü yeniden öğrenci almaya başladı. Bu kararın önemi nedir?
Prof. Dr. Ahmet Yıldız: Bu karar, sadece bölümümüze öğrenci kontenjanı verilmesi olarak değil; bölümümüzün ürettiği katma değerin, akademik gücünün ve ülkemizin stratejik ihtiyaçlarının bir araya gelmesiyle ortaya çıkan güçlü bir vizyonun sonucudur.
Ülkemizde yaşanan son büyük depremler, iklim krizine bağlı gelişen afetler, güvenli kentleşme ihtiyacı ile yerli enerji ve maden kaynaklarının (özellikle jeotermal ve kritik minerallerin) önemi, nitelikli jeoloji mühendislerine olan ihtiyacı her zamankinden daha kritik hale getirmiştir.
Bu kapsamda Afyonkarahisar’ın yer bilimleri dünyasında özel bir yeri vardır. Afyonkarahisar; mermer ve jeotermal potansiyeliyle Türkiye’nin önde gelen illeri arasında yer alırken, en fazla diri faya sahip illerden biri olması nedeniyle deprem tehlikesi açısından da yer bilimcilerin ilgi odağıdır.
Diğer taraftan bölümümüzün uzman kadrosu; deprem araştırmaları, jeotermal enerji ve madencilik gibi hayati alanlarda uluslararası projelere imza atarak öğrencilerine bilimin mutfağında yetişme şansı sunmaktadır. Üniversitemizin stratejik planında “öncelikli alan” olarak tanımlanan jeotermal, mermer ve deprem alanlarına yönelik JUAM, DUAM ve DAL uygulama ve araştırma merkezleri de öğrencilerimiz için endüstriyel ölçekte uygulama yapabilecekleri güçlü araştırma ortamları oluşturmaktadır.
Tercih aşamasındaki adaylar için Jeoloji Mühendisliği Bölümümüz; sadece teorik eğitim değil, sanayiyle iç içe, dinamik bir kariyerin anahtarını sunmaktadır. Doğanın gücünü teknolojiyle birleştirip fark yaratmak isteyen yeni nesil mühendis adayları için Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü, kaçırılmaması gereken stratejik bir fırsattır.

FARK YARATAN EĞİTİM, GÜÇLÜ NETWORK: NEDEN AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ?
Starafyonhaber: Adaylar neden AKÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nü tercih etmeli?
Prof. Dr. Ahmet Yıldız: Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü, her şeyden önce “yaşayan bir laboratuvarın” merkezinde yer almaktadır. Afyonkarahisar; diri fay hatları, zengin jeotermal kaynakları, dünyaca ünlü mermer yatakları ve karmaşık jeolojik yapısıyla adeta açık hava müzesidir.
Bölümümüz, öğrencilerine sadece bir diploma değil; onları akranlarından ayıracak dört güçlü sütun üzerine kurulu bir gelecek vizyonu sunmaktadır. Alanında uzman, genç ve dinamik akademik kadromuz, öğrencilerimizle kurduğu güçlü iletişim sayesinde tam bir ekip ruhu içerisinde çalışmaktadır. Güncel müfredatımız, modern dersliklerimiz ve tam donanımlı laboratuvarlarımız, öğrencilerimize en üst düzeyde eğitim alma fırsatı sunmaktadır.
Öğrencilerimiz henüz lisans eğitimleri sırasında ulusal ve uluslararası projelerde görev alabilmekte; JUAM, DUAM ve DAL bünyesinde teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürme imkanı bulmaktadır.
Kampüsümüzde bulunan Teknopark’ın sağladığı imkanlar ve güçlü sanayi-kamu iş birlikleri sayesinde öğrencilerimiz, daha mezun olmadan geniş bir profesyonel iletişim ağı oluşturabilmekte; staj ve istihdam konusunda önemli avantajlar elde etmektedir.
Doğayı, bilimi ve üretmeyi seven, geleceğini şansa bırakmak istemeyen tüm gençlerimizi; projelerle büyüyen bu köklü ailenin bir parçası olmaya davet ediyoruz.
YARIN: Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Jeoloji Mühendisliği’nin geleceğini, yapay zeka ile değişen meslek yapısını, kritik mineralleri ve gençleri bekleyen ulusal ve uluslararası kariyer fırsatlarını Starafyonhaber okuyucuları için değerlendirecek.
