
Afyonkarahisar’ın en kritik çevre sorunlarından biri olan Eber Gölü’nün rehabilitasyonuna yönelik uluslararası ölçekteki proje, Avrupa Birliği değerlendirme sürecinden geçemedi.
Afyonkarahisar Valiliği koordinasyonunda ve dönemin Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı’nın görev dönemi içinde hazırlanan “Daha Yeşil ve Dayanıklı Bir Akdeniz İçin Doğal Göllerin Bütünleşik Korunması ve Restorasyonu (LakREST4MED)” başlıklı proje, AB tarafından kabul edilmedi.
Interreg NEXT MED Programı çerçevesinde sunulan projenin toplam bütçesi 2 milyon 791 bin 465 Avro olarak belirlenmişti. Afyon Kocatepe Üniversitesi öncülüğünde hazırlanan ve Tunus, Yunanistan, Lübnan ile İspanya’dan çeşitli ortak ve iştirakçi kuruluşları bünyesinde barındıran proje, çok taraflı uluslararası iş birliği modeli açısından öne çıkan bir girişim niteliği taşıyordu.
Proje kapsamında Akarçay havzası ve Eber Gölü’ndeki çevresel bozulmanın önüne geçilmesine yönelik bir dizi somut müdahale öngörülüyordu. Endüstriyel ve evsel atık sularına karşı arıtma altyapısının oluşturulması, göl tabanında biriken dip çamurunun temizlenmesi ve bölge ekosisteminin yeniden işlevsel hale getirilmesi, projenin öncelikli hedefleri arasında yer alıyordu.
Başvurunun olumsuz sonuçlanması, yıllardır artan kirlilik yükü ve kuraklık baskısı altında olan Eber Gölü açısından önemli bir fırsatın değerlendirilemediğine işaret etmektedir. Konunun yakından takipçisi olan kamuoyu ve sivil toplum çevreleri, bu sonucun ardından ilgili kurumların daha kapsamlı ve sürdürülebilir yeni girişimler geliştirmesini beklemektedir.
Eber Gölü Yaşasın Hareketi Başkanı Ekrem Önder Çiftçi, yaşanan gelişmeye ilişkin yaptığı açıklamada durumun ciddiyetine dikkat çekti:
“Eber Gölü yıllardır göz göre göre yok oluyor. Bu proje, eksiklikleri bulunmakla birlikte, restorasyon süreci açısından önemli bir başlangıç noktası oluşturabilirdi. Ancak hazırlanan çalışmaların uluslararası ölçekte yeterli güçte bulunmadığı anlaşılmaktadır; bu sonuçtan gerekli derslerin çıkarılması zorunludur.
Akarçay üzerinden taşınan kirlilik yükü, denetimsiz atık deşarjı ve kuraklık tehdidi giderek ağırlaşmaktadır. Göl kritik bir eşiğe yaklaşmaktadır. Artık kâğıt üzerinde kalan planlar değil, sahada uygulanabilir, izlenebilir ve hesap verebilir adımlara ihtiyaç vardır.
Tüm kamu kurumlarını, üniversiteleri ve sivil toplum kuruluşlarını daha güçlü bir koordinasyon çerçevesinde yeniden harekete geçmeye davet ediyoruz. Eber Gölü’nün yitirilmesi yalnızca bir su kaynağının değil, bölgenin geleceğinin de yitirilmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle hazırlanacak yeni projelerin gerçekçi, şeffaf ve sonuç odaklı bir yaklaşımla kurgulanması şarttır.”