Ocak Soğuğunun Sıcak Mekanı: DAVOS (I)
( Dağ Kasabasından Küresel Akla: Davos’un Hikâyesi)
Ben yaklaşık 25 yıldır, Davos Zirvesi olarak bilinen Dünya Ekonomik Forumu’nu (WEF), imkânlarım ve zamanımın elverdiği ölçüde, haber ve yorumlar üzerinden takip etmeye çalışırım.
Bu yıl 56’ıncısı düzenlenmiş olan Davos Zirvesi, ‘’Diyalog Ruhu’’ temasıyla 19-23 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirildi. WEF yetkililerinin verdiği bilgiye göre, zirvede 130 ülkeden 65 devlet ve hükümet başkanı, 55 ekonomi ve maliye bakanı, 33 dışişleri bakanı, 34 ticaret ve sanayi bakanı, 11 merkez bankası başkanı olmak üzere 400 üst düzey siyasi liderin yanı sıra yaklaşık 3000 katılımcı yer aldı.
Bu yılın zirvesini değerlendirmeden önce, WEF’in kuruluşu, vizyonu ve misyonu hakkında kısa bir bilgi vermek isterim.
Kuruluşu:
Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum, WEF), 1971 yılında İsviçreli ekonomi profesörü Klaus Schwab tarafından kurulmuştur. Başlangıçta European Management Forum adıyla kurulan bu organizasyon, ilk kez 1971’de Davos’ta iş dünyası liderlerini bir araya getiren bir toplantı olarak düzenlenmiştir. 1987’de adı World Economic Forum olarak değiştirilmiştir.
Amacı:
WEF’in ana amacı, hükümetler, uluslararası kuruluşlar, iş dünyası liderleri ve sivil toplum arasında bir diyalog ve işbirliği platformu oluşturmaktır. Toplantılar, küresel ekonomik, sosyal ve çevresel sorunları tartışmak, ortak çözümler üretmek ve küresel işbirliğini geliştirmek için yapılır. Resmî bir yasa veya karar alma organı olmamakla birlikte, fikir alışverişi ve ortak anlayışı teşvik etmeyi amaçlar.
Devlet ve hükümet başkanları, bakanlar (ekonomi, dışişleri, savunma, iklim vb.) merkez bankası başkanları, çok uluslu şirketlerin CEO’ları finans kuruluşları ve yatırım fonları ile teknoloji devlerinin yöneticileri davet edilir. Ayrıca, Birleşmiş Milletler, IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü gibi kurumlar katılım sağlar.
Tanınmış akademisyenler ve düşünürler, küresel medya temsilcileri, STK ve çevre/insan hakları aktivistleri olmak üzere katılımcı sayısı genelde 2.500–3.000 civarındadır ve “herkesin girebildiği” bir toplantı değildir.
Davos’un dünya siyaset ve ekonomisine etkileri neler?
1️- Doğrudan karar alınmaz; Davos resmî karar alma organı değildir.
Ama şurada güçlüdür: Gündem belirleme gücü ile bugün konuşulan birçok küresel mesele, önce Davos’ta “normalleştirilir”.
2️- Küresel gündem üretir: Davos’ta öne çıkan başlıklar genellikle şunlardır: Küresel ekonomik yönelimler, yapay zekâ ve dijital dönüşüm, iklim krizi ve “yeşil ekonomi” ve küresel güvenlik ve jeopolitik riskler.
Sonraki aylarda: G20, IMF–Dünya Bankası toplantıları, Ulusal ekonomi politikalar bu çerçeve üzerinden ilerler.
3️- Gayri resmî diplomasi zemini sağlar.
Kapalı oturumlarda: Lider–lider görüşmeleri, krizlerde “nabız yoklama”, resmî olmayan uzlaşma arayışları yapılır. Birçok diplomatik yakınlaşmanın ilk sinyali Davos’ta görülür.
4️- Piyasalara psikolojik etkisi, liderlerin ve merkez bankacıların mesajları, enflasyon, faiz, resesyon sinyalleri, finans piyasalarında beklenti yönetimi yaratır.
Bazen tek bir konuşma bile: Döviz, borsa ve emtia üzerinde dalga etkisi oluşturabilir.
Kaç Zirve Yapıldı:
Davos’ta her yıl düzenlenen yıllık toplantılar 1971’den beri kesintisiz olarak yapılmaktadır. 2026 yılında gerçekleştirilen toplantı 56. yıllık Davos zirvesi oldu. Bu da bugüne kadar toplamda 56 kez yıllık zirve yapıldığı anlamına gelir.
Türkiye olarak bu zirveye en üst düzeyde siyaset, ekonomik ve akademisyen grubuyla katılmaya çalışırız. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ocak 2009’da Davos’ta ünlü “One Minute” çıkışını yaparak bir paneli terk etti ve o tarihten sonra kendisi resmi olarak Davos’a katılmayacağını belirtmişti.
Türkiye’den başbakan veya cumhurbaşkanı seviyesinde en son katılım, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 2015 yılında Davos’a katılmasıyla oldu. O yıl Ahmet Davutoğlu, G20 Başkanı sıfatıyla WEF Zirvesi’nde konuşma yaptı.
Bu yıl zirveye, Türkiye’den; Trump’ın Birleşmiş Milletler’e (BM) alternatif teşkil etmesi düşüncesiyle ortaya çıkan “Board of Peace” (Barış Kurulu) girişiminin imza süreci için gidecek olan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanı sıra ekonomi ve finans dünyasından birçok davetli de katılım sağladılar.