Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ)’nün 14 Mart tıp bayramı haftasında geleneksel tıp öğrencilerinin önlük giyme töreni vardı. Bir meslektaşımla birlikte AKÜ Atatürk Kongre Merkezindeki törene gittik. Çünkü yüzlerce öğrencinin önlük giyme töreni haber değeri taşıyan bir organizasyon. Bizde haberci olduğumuza göre orada olmamız gerekiyordu.
Bize gösterilen bir yere oturduk törenin başlamasını beklerken AFSÜ Genel Sekreteri Murat Zengin geldi. “Biz basını çağırmamıştık sizin ne işiniz var burada” diye sırıtarak yüzümüze karşı söylemesi tuhaftı doğrusu.
Bak genel sekreter siz basın toplantısı, basın kahvaltısı, basın yemeği yaparsan ismen çağırma hakkın var. İstediğini çağıra bilirsin. Ancak haber değeri taşıyan bir yere gazeteci sen istesen de istemesen de orada olur.
Bizi kimler davet etmez biliyor musun?
Hırsızlar, katiller, tecavüzcüler, saklayacak bir şeyleri olanlar, korkaklar bizi davet etmez.
Bir üniversitenin yüzlerce tıp öğrencisi önlük giyme töreni varsa, ki üniversitenin etkinlik sayfasında yerini ve zamanını ilan ettiğiniz bir törende iki üniversitenin Rektörü varsa, il sağlık müdürü varsa, tabipler odası başkanı varsa, yüzlerce üniversite hocası ve binden fazla öğrenci velisi yurdun dört bir tarafından gelmişse bu bir haberdir ve gazeteciler orada olur.
Tabi alıştınız kapalı kapılar arkasında memurlardan kurulu basın biriminden kendi istediğiniz gibi otokontrollü haberleri basına servis etmeye. Sizin yüzünüzden gazeteciler kopyala yapıştır haberciliğe alıştı. Orada gazetecilerin olmasını istemezsiniz çünkü yanlışlar, aksaklıklar ortaya çıkmasın. Basın bizden uzak dursun, yılda iki kahvaltı verelim o kadar.
Neyse AFSÜ Genel Sekreteri Murat Zengin, haber olan bir yerde olmak için sizden davet beklemeye ihtiyacımız yok. Bir yerde haber varsa gazeteci orada olur istesen de istemesen de.
Birde sana tavsiyem bir gazeteciye, “Basını davet etmedik sizin burada ne işiniz var” demeyi bir daha gözden geçir. Senin Genel Sekreter olduğu üniversiteye en düşün puanla giren 1. Sınıf öğrencisi bile senin yaptığın patavatsızlığı yapmaz. Buradan şunu anlarım, demek ki bize karşı bir tavrınız var. İstenmeyen gazeteciler değil bizsek onu bilelim.
Zaten şunun farkındayım üniversitenin internet sitesinde basında biz diye bir bölümü var orada Starafyonhaber’den bir tane üniversiteyle ilgili haber yok. Anlaşılan AFSÜ olarak Starafyonhaber’e karşı bir karın ağrınız var. O zaman olayı kişisel olarak alıyorum ve bundan sonra bizde size karşı, AFSÜ ve Rektör Prof Dr. Adem Aslan’a karşı tavrımızı sizin gibi patavatsız bir şekilde ortaya koyalım.