AFYON İÇİN İKİ KADIN YÖNETİCİ BİR ŞANS MI, YOKSA…?

AFYON İÇİN İKİ KADIN YÖNETİCİ BİR ŞANS MI, YOKSA…?
manset-ustu-reklam-ph
Yayınlama: 26.11.2025
A+
A-

Afyonkarahisar’ın, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana en şanslı yıllarını yaşadığını söyleyebilirim. İlimiz için bir ilk, ülkemizdeki beldeler arasında ise ender rastlanan bir durumla karşı karşıyayız. Bu şans, hem valimizin hem de belediye başkanımızın kadın olmasından kaynaklanmaktadır.

Bir ilin yönetiminde kadın yöneticilerin varlığı, sadece sembolik bir kazanım değil, aynı zamanda karar alma süreçlerinde çeşitlilik, empati, şeffaflık ve toplumsal duyarlılığın artması açısından önemli bir avantajdır.

Ülkemizde kadınların yerel yönetimlerdeki temsili hâlâ sınırlıdır. 2023 yerel seçimlerinde ülkemizdeki belediye başkanlarının yalnızca %5,5’i kadındır. 2023 TÜİK verilerine göre de il valilerimizin yalnızca %3,7’si kadındır. Ancak bu küçük oran içinde yer alan kadın yöneticilerin yönettiği beldelerde, sosyal politika uygulamalarının, kültürel etkinliklerin ve çevre duyarlılığının daha yüksek olduğu görülmüştür.

Türkiye ve dünyadaki birçok siyaset bilimci ile sosyoloğun kadın yöneticilerin yönetim tarzlarına ilişkin yaptıkları araştırmalardan çıkan sonuçları paylaştığımda, ne demek istediğim çok daha net anlaşılacaktır.

Kadın Yöneticilerin Yönetimsel Avantajları

  1. Empati ve Duygusal Zekâ

Kadın yöneticilerin en belirgin avantajlarından biri, yüksek duygusal zekâ ve empati kapasitesidir. Geliştirdiği duygusal zekâ kavramına göre, başarılı yöneticiler yalnızca teknik becerileriyle değil, insan ilişkilerini anlama ve yönlendirme güçleriyle öne çıkar.

Kadın yöneticiler, halkın sorunlarını dinlemeye ve yerel ihtiyaçları anlamaya daha açık bir tavır sergiler. Bu durum, hizmetlerin “yukarıdan aşağıya” değil, halkın taleplerinden hareketle planlanmasını sağlar.

  1. Katılımcı ve Şeffaf Yönetim

Kadın liderlik, genellikle katılımcı demokrasiyi teşvik eder. Kadın yöneticiler, karar alma süreçlerine sivil toplum kuruluşlarını, gençleri ve kadın derneklerini daha aktif biçimde dahil eder. Bu, yönetimin hem meşruiyetini hem de etkililiğini artırır.

  1. Sosyal Politikalar ve Toplumsal Fayda

Kadın yöneticiler, yerel yönetimde insan merkezli politikaları önceliklendirirler. Sosyal yardımlar, çocuk bakımı, yaşlı hizmetleri, engelli destekleri gibi alanlara yatırım yaparlar.

Bu yaklaşım, valilik ve belediyeyi sadece altyapı hizmeti üreten bir kurum olmaktan çıkarır, toplumsal refahın aktörü hâline getirir.

Birleşmiş Milletler’in “Women in LocalGovernment” (UN Women, 2021) raporuna göre, kadınların yönettiği kentlerde sağlık, eğitim ve çevreye yönelik harcamalar, erkeklerin yönettiği belediyelere göre ortalama %25 daha fazladır.

  1. Kriz Yönetiminde Sakin ve Planlı Yaklaşım

Kadın liderler, kriz anlarında genellikle panik yerine planlama, otorite yerine uzlaşma eğilimi gösterirler.

Benzer şekilde, yerel düzeyde kadın yöneticiler afet yönetimi, sağlık krizleri veya ekonomik dalgalanmalarda daha toplumsal dayanışma temelli politikalar üretirler.

Toplumsal ve Kültürel Etkiler

  1. Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Güçlenmesi

Bir kentin başında kadının bulunması, yalnızca yönetsel bir değişim değil, aynı zamanda toplumsal normların dönüşümüdür.

Kadın yöneticiler, “kadının yeri evidir” şeklindeki geleneksel kalıpları kırar. Bu durum, özellikle kırsal beldelerde genç kızların eğitim ve meslek hedefleri üzerinde güçlü bir psikolojik etki yaratır.

  1. Kültürel Duyarlılık ve Estetik Yaklaşım

Kadınların yönettiği kentlerde kamusal alanın estetiği, çevre düzeni ve kültürel etkinliklerin çeşitliliği daha belirgin bir şekilde gelişir.

Kadın yöneticiler, kamusal mekânların toplumsal dayanışmayı artıracak şekilde kullanılmasına önem verirler. Bu da valilik ve belediyenin yalnızca hizmet üreten değil, kültürel kimlik inşa eden kurumlara dönüşmesini sağlar.

Ülkemizde kadın yöneticilerimizin sayısı her geçen gün artmakta, bunun yanında niteliksel açıdan da azımsanmayacak bir seviyeye ulaşmış durumdadır. Bu durumu doğrulayan verileri yapılan kamuoyu araştırmalarında da görmekteyiz. ORC Araştırma Şirketi’nin 05–12 Eylül 2024 tarihleri arasında gerçekleştirdiği anketin sonuçlarına göre, katılımcıların %85,2’si ‘’Kadınlar siyasete seviye ve nezaket getirdi.’’ şeklinde cevap vermiştir.Vali ve kaymakam olan kadınlarımızın, daha da başarılı oldukları kanısında olduğumu belirtmek isterim.

Kadın yöneticilerin yereldeki varlığı, yalnızca temsilde eşitliği değil, aynı zamanda yönetsel kaliteyi, etik standartları ve toplumsal duyarlılığı da güçlendirir.

Bir kentinin yönetiminde kadının bulunması, hizmetlerin kapsayıcılığını artırır, toplumsal refahı yükseltir ve demokrasinin yerelden güçlenmesini sağlar.

Kadın liderlik, yereldekiempatiye dayalı, insan odaklı ve adil bir yönetim kültürü oluşturur. Bu kültür, toplumun bütün kesimlerini kapsayan sürdürülebilir bir gelişmenin temelini atar.

Dolayısıyla kadın yöneticilerin sayısının artması, yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda daha iyi yönetimin, daha güçlü toplumun ve daha demokratik bir geleceğin garantisidir.

Sonuç

Afyonkarahisarlı olarak, hem valimizin hem de belediye başkanımızın kadın olmasından kaynaklanan yönetimsel, kültürel ve toplumsal avantajları yaşamak istiyoruz. Bu avantajların en iyi şekilde değerlendirilmesini talep etmek en öncelikli hakkımızdır. Elbette yöneticilerimizin ellerinden gelenin en iyisini yapma gayretlerini görüyor ve takdir ediyoruz.

Zaman zaman birlikte hareket etme pratiklerinde aksaklıklar yaşansa da, bu durumun zamanla giderilerek çok daha başarılı icraatlar gerçekleştirileceğine olan inancımız tamdır.

Korkumuz, etraflarında konuşlanmış birçok siyasi ve kavgacı figürün etkisi sonucu, birlikte hizmet etmek yerine birbirlerini yıpratma üzerine kurulu bir yarışa savrulmalarıdır. Ancak, Sayın Valimiz Kübra Güran YİĞİTBAŞI ve Belediye Başkanımız Burcu KÖKSAL’ın eğitimleri, birikimleri ve vizyonları böyle bir sapmaya izin vermeyecek niteliktedir.

İlimizdeki görevleri sona erdikten yıllar sonra bile, hem Afyonkarahisar’da hem de ülke genelinde bırakacakları hoş seda, gerçekleştirecekleri hizmetlerin kalitesi ve kalıcılığı ile ölçülecektir.

Bu yazı ve analizimin amacı, içinde bulunduğumuz ve diğer illerin mahrum olduğu bu avantajlı duruma dikkat çekmek; ayrıca Afyonkarahisarlılar olarak sağlanacak faydanın en üst düzeye çıkarılmasında üzerimize düşen görevleri yerine getirme motivasyonunu artırmaktır.

Son olarak, zaman zaman valimiz için “Devlet Ana”, belediye başkanımız için ise “Topuklu Efe” benzetmelerinin yapıldığını görüyoruz. Bu tür ifadelerin sağlıklı bir dil kullanımı olmadığını düşünüyoruz çünkü:

“Devlet Ana” söylemi iyi niyetli bir övgü gibi görünse de modern kamu yönetimi açısından sorunludur. Bu tür metaforlar cinsiyetçi kalıplar yaratır, yöneticiyi annelik rolüne hapseder, devletin tarafsız ve cinsiyetsiz niteliğini zedeler, kadın yönetici üzerinde gereksiz sembolik baskılar oluşturur ve adalet ile eşitlik ilkelerinin algısını zayıflatabilir. Bu nedenle kamu otoritesinde, yöneticileri cinsiyet metaforlarıyla tanımlamak yerine kurumsal unvanlarıyla ifade etmek çok daha doğru bir yaklaşımdır.

“Topuklu Efe” söylemi de övgü amaçlı kullanılsa bile cinsiyetçi bir dil kalıbıdır. Kadın yöneticileri erkek liderlik normuna benzeterek değerlendirir, kadınların bireysel ve profesyonel kimliklerini gölgeler ve kadın yöneticiliğin toplumsal meşruiyetini daraltır.

Kadın liderliği güçlendirmek için, kadınları kendi kimlikleri ve liderlik biçimleriyle tanımlayan, onları erkeğe göre ölçmeyen bir dil kullanmak çok daha sağlıklıdır.

Biz, Sayın Valimiz Kübra Güran YİĞİTBAŞI’yı çok iyi bir vali, Sayın Belediye Başkanımız Burcu KÖKSAL’ı da çok başarılı bir belediye başkanı olarak görmek istiyoruz. Kendilerinin de aynı bakış açısında olduklarını düşünüyoruz.

Hep birlikte, daha yaşanabilir bir Afyonkarahisar için el ele …

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 3 Yorum
  1. Hasan akçay dedi ki:

    Partizanlıktan kurtulmadıkca iyi, güzel iç raat yapmaları mümkün gözükmüyor. Maalesef iki bayanda partizanlığın dibinde ler. Umarım tavsiyelerinizi dikkate alır faydalı, hayırlı, güzel hizmetler yaparlar.

  2. Özge kaykisiz dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş..Gerçekten bir kadın olarak erkekten çok kadınların okuması çalışması lazım çünkü Allah tarafından erkeklere farklı bir güç verilmiş dayanma gücü ve vurma gücü..onlar heryerde çalışabilir o yüzden tüm illerimizde de kadınlarımızın ön plana çıkmamız dilegimle..Ayrıca kadın isterse her şey yapar gercekirse tarlada calisir gerekirse motor tamir eder gerekirse araba surup meslegini ordan kazanabilir…tüm kadınların istemesi dilegimle

  3. suleymanbakiskann@gmail.com dedi ki:

    Ortak işlere de imza atmaları ve kurdele kesimi dileriz.l