Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Türkiye’de bugün 30 il büyükşehir statüsüne sahip. Bu illerin büyükşehir olma süreçlerine baktığımızda önemli bir gerçeği görüyoruz: Hiçbiri yıllarca beklemedi, yıllarca hazırlık yapmadı. Kanun çıktı, gerekli düzenlemeler yapıldı ve ilk yerel seçimde büyükşehir olarak sandığa gittiler.
İstanbul, Ankara ve İzmir 1984 yılında büyükşehir statüsü kazandı ve aynı yıl yapılan yerel seçimlerde büyükşehir belediyesi olarak seçime girdi.
Adana 1986’da büyükşehir oldu, 1989 seçimlerinde büyükşehir olarak oy kullandı.
Bursa, Gaziantep ve Konya 1987 yılında büyükşehir statüsüne kavuştu, iki yıl sonra yapılan 1989 yerel seçimlerinde büyükşehir belediyelerini seçti.
Kayseri 1988’de büyükşehir oldu ve birkaç ay sonra 1989 seçimlerine büyükşehir olarak girdi.
Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Kocaeli, Mersin, Samsun gibi iller 1993 yılında büyükşehir statüsü kazandı ve 1994 yerel seçimlerinde büyükşehir olarak sandığa gitti.
Sakarya 2000 yılında büyükşehir oldu, ilk büyükşehir seçimini 2004 yılında gerçekleştirdi.
2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı Kanun ile Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Manisa, Mardin, Muğla, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van büyükşehir statüsü kazandı. Bu illerin tamamı 30 Mart 2014 seçimlerinde büyükşehir belediyelerini seçti.
Ordu ise 2013 yılında büyükşehir oldu ve bir yıl sonra yapılan 2014 seçimlerine büyükşehir olarak katıldı.
Peki onlar yapmış da Afyonkarahisar neden yapamasın?
Türkiye’nin yüzölçümü bakımından en geniş ili olan Konya büyükşehir yönetim modelini başarıyla uyguluyorsa, yüzölçümü bakımından Türkiye’nin önde gelen illerinden biri olan Afyonkarahisar neden uygulayamasın?
Birçok il büyükşehir statüsüne geçtikten sonra bir yıl, iki yıl ya da üç yıl içinde gerekli hazırlıklarını tamamlayarak yeni sisteme uyum sağladı.
Afyonkarahisar da aynı iradeyi ve imkanı bulduğunda bunu başarabilecek kapasiteye sahiptir.
Afyonkarahisar’ın güçlü bir tarım altyapısı, gelişen sanayisi, stratejik ulaşım konumu ve geniş coğrafi yapısı bulunmaktadır.
Türkiye’nin dört bir yanını birbirine bağlayan kavşak noktasında yer alan bir ilin, büyükşehir yönetim modeline uyum sağlayamayacağını söylemek gerçekçi değildir.
Kimse Afyon’u küçümsememeli, kimse Afyon’u hor görmemelidir.
Bu şehir, tarih boyunca üzerine düşeni yapmış; Cumhuriyet’in kuruluşundan ekonomik kalkınmaya kadar birçok alanda önemli roller üstlenmiştir.
İmkan verildiğinde, gerekli şartlar oluştuğunda neler başarabileceğini de defalarca göstermiştir.
Bugün büyükşehir olan 30 ilin geçirdiği süreç ortadadır. Dün onlar için mümkün olan şey, yarın Afyonkarahisar için de mümkündür.
Yeter ki fırsat verilsin.
Yeter ki Afyonkarahisar’ın potansiyeline inanılsın.
Çünkü Afyon yaparsa, tam yapar.