AKÜ’DE VETERİNERLİK VE HAYVANCILIKTA SESSİZ DEVRİM

Yayınlama: 24.04.2026
A+
A-

TV3 Televizyonu Genel Müdürü Hülya Kasnak tarafından hazırlanıp sunulan “Net Manşet” programına AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş konuk oldu.

Program verimli ve keyifli geçti. Program, Kocatepe Gazetesi Muhabiri Dilek Çetinkaya tarafından haberleştirildi. Böylece hem izleme hem de okuma imkanı sunuldu. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

Akademisyenlerimizin TV3 ekranlarında ve gazetelerde araştırmalarını anlatarak toplumu bilgilendirmeleri son derece önemlidir. Bilimsel çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşması açısından bu tür programlar büyük değer taşımaktadır. Akademisyenlerimizin daha fazla görünür olması dileğiyle…

VETERİNERLİK VE HAYVANCILIK
MÜHENDİSLİK
TURİZM

Afyon Kocatepe Üniversitesi öncelikli stratejik alanlarını belirlemiştir. Bu alanlar şu şekilde öne çıkmaktadır:

Veterinerlik ve hayvancılık
Mühendislik (özellikle jeoloji, maden ve gıda mühendisliği)
Turizm

Bu öncelikler, üniversitenin hem bölgesel kalkınma hem de sektörel ihtiyaçlara yönelik akademik ve uygulamalı kapasitesini güçlendirmeyi hedeflemektedir

KARAKAŞ “KONTROLLÜ BÜYÜME”

İşte bu nedenle Rektör Prof. Dr. Mehmet Karakaş’ın “kontrollü büyüme” olarak tanımladığı yaklaşım, özellikle veterinerlik ve hayvancılık alanında somut sonuçlar üretmeye başlamış durumda.

Bugün artık mesele sadece bir fakültenin varlığı değil; o fakültenin ne kadar güçlü bir uygulama ve araştırma altyapısına sahip olduğu. AKÜ’nün Veterinerlik Fakültesi tam da bu noktada öne çıkıyor.

VETERİNERLİK VE HAYVANCILIK

Kurulan modern hayvan hastanesi, 7 gün 24 saat hizmet veren yapısı ve ileri teknoloji cihazlarıyla sadece bir eğitim alanı değil, aynı zamanda bölgesel bir referans merkezi haline gelmiş durumda.

Uşak’tan Kütahya’ya, Eskişehir’den Denizli’ye, hatta İstanbul’a kadar geniş bir coğrafyadan hasta kabul edilmesi, bu iddianın sahadaki karşılığı.

Üniversitenin hayvancılık alanındaki hamlesi yalnızca klinik hizmetlerle sınırlı değil. Alman Tarım Bakanlığı ile yürütülen yaban hayatı rehabilitasyon merkezi, deney hayvanları araştırma altyapısı ve et-süt üretim üniteleri, akademik bilginin sahaya indirildiği bir ekosistemin varlığını gösteriyor.

“TÜRK TEXEL”

Bu yapı, klasik üniversite modelinin ötesine geçildiğinin de bir işareti.
Daha da dikkat çekici olan ise genetik ve ıslah çalışmaları. “Türk Texel” koyunu üzerinden yürütülen çalışmalar, yüksek et verimi ve çifte kaslanma gibi özelliklerin yerli ırklara aktarılmasıyla sonuç vermiş durumda. Ramlıç ve Dağlıç gibi yerli türlerde elde edilen bu başarı, Türkiye’nin hayvancılıkta dışa bağımlılığını azaltabilecek nitelikte.

“AMANDA”

Benzer bir yaklaşım mandacılıkta da görülüyor. AKÜ’nün “Amanda” markasıyla ürettiği manda sütü ve ürünleri, sadece akademik bir çalışma değil; aynı zamanda katma değer üreten bir model. Yeni kurulan manda ahırları ve artırılan kapasite, bu alandaki kararlılığın göstergesi.

HEDEF BİYOTEKNOLOJİ MERKEZİ

Tüm bu gelişmelerin merkezinde ise daha büyük bir hedef var: Mevcut yapıyı bir “hayvancılık araştırma enstitüsüne” daha geniş perspektifte ise bir biyoteknoloji merkezine dönüştürmek.

Bana göre bu hedef gerçekleşirse, Afyonkarahisar bilimsel üretimiyle de anılan bir şehir haline gelebilir.

Sonuç olarak AKÜ’nün veterinerlik ve hayvancılık alanındaki yatırımları, bir üniversitenin şehirle nasıl bütünleşebileceğinin somut bir örneğini ortaya koymaktadır.

Bu model sürdürülebilir bir yapıya sahiptir; çünkü üniversitenin yanı sıra yerel paydaşlar ve sektör de bu vizyona sahip çıkmakta ve süreci desteklemektedir.

MOBİL REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.