
Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Üzeyir Aladağ, Eber Gölü’nde yaşanan kuruma tehlikesine dikkat çekerek yetkililere acil eylem planı çağrısında bulundu. Aladağ, gerekli önlemler alınmazsa çevresel ve ekonomik kayıpların kaçınılmaz olacağını vurguladı.
Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Üzeyir Aladağ, Afyonkarahisar ve bölgenin en büyük göllerinden biri olan Eber Gölü’nde yaşanan çevresel tahribata dikkat çekti. Aladağ, gölde yapılan inceleme sırasında karşılaşılan manzaranın endişe verici olduğunu belirtti.
Bir zamanlar bölge halkı için önemli bir geçim kaynağı olan ve birçok göçmen kuşa ev sahipliği yapan Eber Gölü’nün, bugün tamamen kuruma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Aladağ, su seviyesindeki ciddi düşüşün ekosistemi olumsuz etkilediğini söyledi. Göldeki canlı yaşamının yok olma noktasına geldiğini dile getiren Aladağ, bunun yaşanan ihmallerin açık bir göstergesi olduğunu kaydetti.
“Stratejik Bir Doğal Miras”
Eber Gölü’nün yalnızca bir su kaynağı olmadığını vurgulayan Aladağ, gölün tarım, hayvancılık, balıkçılık ve biyolojik çeşitlilik açısından stratejik öneme sahip bir doğal miras olduğunu belirtti. Ancak gerekli önlemlerin zamanında alınmaması nedeniyle gölün kaderine terk edildiğini söyledi.
Yetkililere Açık Çağrı
Aladağ, yetkililer ve ilgili kurumlara seslenerek, Eber Gölü’nün korunması ve yeniden canlandırılması için acil, somut ve kalıcı adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Su kaynaklarının bilinçsiz kullanımının önlenmesi, gölü besleyen doğal su yollarının korunması ve bilimsel, sürdürülebilir bir yönetim planının hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Eğirdir Gölü Örneği
Türkiye’de göllerin yeniden canlandırılmasının mümkün olduğuna dikkat çeken Aladağ, Eğirdir Gölü’nde Aksu kaynağından borularla yapılan besleme çalışmasını örnek gösterdi. Aynı irade ve uygulamanın Eber Gölü için de hayata geçirilebileceğini belirtti.
“Sessiz Kalmayacağız”
Eber Gölü’nün yok oluşuna seyirci kalmanın kabul edilemez olduğunu ifade eden Aladağ, yetkilileri acil eylem planı açıklamaya, gerekli bütçe ve kaynakları ayırmaya çağırdı. Sürecin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini vurgulayan Aladağ, aksi takdirde yaşanacak çevresel ve ekonomik kayıpların sorumluluğunun gereğini yapmayanlara ait olacağını söyledi.
Aladağ açıklamasını, “Doğamıza, bölgemize ve geleceğimize sahip çıkmak siyasi değil, vicdani bir sorumluluktur” sözleriyle tamamladı.