PROF. DR. AHMET YILDIZ: “JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ SADECE BİR MESLEK DEĞİL, BİR YAŞAM TARZI”

PROF. DR. AHMET YILDIZ: “JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ SADECE BİR MESLEK DEĞİL, BİR YAŞAM TARZI”
manset-ustu-reklam-ph
Yayınlama: 17.07.2026
A+
A-

FEVZİ ŞEN / Starafyonhaber

Starafyonhaber’in 7 gün sürecek özel röportaj dizisinin ikinci bölümünde, Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Yıldız; Jeoloji Mühendisliği’nin kimler için doğru bir tercih olduğunu, öğrencileri bekleyen dört yıllık eğitim sürecini ve uygulamalı eğitimin mesleki başarıdaki yerini değerlendirdi.

  1. BÖLÜM

BİR MESLEKTEN DAHA FAZLASI: KİMLER JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİNİ SEÇMELİ?

Starafyonhaber: Jeoloji Mühendisliği kimler için doğru bir tercih? Hangi özelliklere sahip gençler bu meslekte daha başarılı olabilir?

Prof. Dr. Ahmet Yıldız: Jeoloji Mühendisliği sadece bir meslek değil, aynı zamanda doğayı, teknolojiyi ve keşfetmeyi bir araya getiren dinamik bir yaşam tarzıdır. En büyük laboratuvarı yeryüzü olan bu bölüme adım atacak adayların, her şeyden önce güçlü bir doğa sevgisine, açık havada çalışmaktan keyif alan bir yapıya ve keşif duygusuna sahip olması gerekir. Meslek hayatı, adeta geçmişe ait ipuçlarını toplayarak bir yapbozu tamamlamaya benzediği için güçlü bir gözlem yeteneği ve analitik düşünme becerisi bu alanda büyük önem taşır.

Sanılanın aksine modern jeoloji, dijitalleşmenin merkezinde yer almaktadır. Bu nedenle yapay zeka modellemelerine, üç boyutlu yazılımlara, modern jeokimyasal ve jeofizik arama teknolojilerine, uzaktan algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri’ne (CBS) ilgi duyan gençler bu bölümde büyük bir avantaja sahip olur.

Rutin bir ofis hayatı yerine projeler ve saha araştırmaları için seyahat etmeyi, farklı coğrafyaları keşfetmeyi seven hareketli karakterler için bu meslek biçilmiş kaftandır. Ayrıca temiz su kaynaklarının korunması, deprem risk analizi, maden ve enerji kaynaklarının aranması gibi küresel sorunların çözümünde yer almak isteyen, çevre bilinci yüksek ve vizyon sahibi adaylar için bu meslek büyük bir kariyer tatmini sunar.

Kısacası, hem teknolojiyle iç içe olmak hem dünyayı gezip keşfetmek hem de insanlığın geleceğine katkı sunmak isteyen tüm gençler için Jeoloji Mühendisliği en doğru adreslerden biridir.

DÖRT DUVARIN ÖTESİNDE BİR EĞİTİM: 4 YILLIK HEYECAN DOLU SERÜVEN

Starafyonhaber: AKÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nü tercih eden öğrencileri eğitim sürecinde nasıl bir dört yıl bekliyor?

Prof. Dr. Ahmet Yıldız: Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nü tercih eden öğrencileri, sadece sınıf ve amfilerle sınırlı kalmayan; teoriyi tutkuyla pratiğe dönüştüren dinamik bir dört yıl beklemektedir.

Oryantasyon eğitimiyle başlayan eğitim sürecinin ilk yılında; temel bilimler (Matematik, Fizik ve Kimya), mesleğin alfabesi niteliğindeki Jeoloji Mühendisliğine Giriş dersi ile öğrencilerimizin sosyal yönlerini geliştiren Güzel Sanatlar, Bilim Tarihi ve Halk Oyunları gibi seçmeli derslerle sağlam bir temel oluşturuyoruz.

Saha çalışmalarının yoğunlaştığı ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarda ise Mineraloji, Petrografi, Yapısal Jeoloji ve Sedimantoloji gibi mesleğin çekirdek derslerinin yanı sıra Mühendislik Jeolojisi, Hidrojeoloji, Deprem Jeolojisi ve Maden Yatakları gibi derslerle öğrencilerimizin laboratuvar ve arazi uygulama becerilerini geliştiriyoruz.

Ayrıca üçüncü ve dördüncü sınıflarda; mühendislik jeolojisi, jeotermal, madencilik ve mermer sektörlerine yönelik tasarlanmış ders paketleri ile mühendislik projeleri sayesinde öğrencilerimizin farklı alanlarda uzmanlaşmalarını ve deneyim kazanmalarını sağlıyoruz.

Bununla birlikte öğrencilerimiz, dört yıl boyunca Afyon Kocatepe Üniversitesi öğrencisi olmanın tüm ayrıcalıklarından da yararlanabilmektedir. Her yıl düzenlenen AKÜFEST şenlikleri, konserler, seminerler, öğrenci kulüpleri etkinlikleri, sağlık hizmetleri, spor organizasyonları, kütüphane, yarı olimpik kapalı yüzme havuzu ve spor tesisleri gibi imkanlarla sosyal açıdan da kendilerini geliştirme fırsatı bulmaktadırlar.

Özetle; bölümümüzden mezun olan öğrenciler, sadece teorik bilgiye sahip değil; laboratuvarda analiz yapabilen, sahada sevk ve idareyi yürütebilen, modern teknolojileri etkin şekilde kullanabilen, özgüveni yüksek ve sektörün hemen her alanında aranan tam donanımlı mühendisler olarak meslek hayatına adım atmaktadır.

EĞİTİMİN KALBİ VE RUHUNA DOKUNUN: CANLI BİR LABORATUVARDA MÜHENDİSLİK

Starafyonhaber: Arazi çalışmaları ve laboratuvar uygulamaları öğrencilerin mesleki gelişimine nasıl katkı sağlıyor?

Prof. Dr. Ahmet Yıldız: Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nde arazi çalışmaları ve laboratuvar uygulamaları, eğitimin sadece bir parçası değil, mesleğin kalbi ve ruhudur. Bizim için “Arazi en büyük hocadır.”

Derslerimizin büyük bir bölümü teorik anlatımla sınırlı kalmaz; arazi kampları ve teknik gezilerle desteklenir. Bölümümüz müfredatında yer alan Genel Jeoloji, Optik Mineraloji, Zemin Mekaniği ve Hidrojeoloji dersleri, öğrencilerimizin teoride gördükleri mineralleri, kayaçları ve zemin davranışlarını bizzat deneyimlemelerine olanak tanır.

Jeotermal kaynakları, dünyaca ünlü mermer yatakları ve aktif fay hatlarıyla adeta bir açık hava müzesi olan Afyonkarahisar, öğrencilere eşsiz bir saha laboratuvarı sunmaktadır. Müfredatın vazgeçilmez bir parçası olan arazi çalışmaları sayesinde öğrenciler, teorik bilgileri fay hatlarının ve maden yataklarının başında uygulayarak öğrenmektedir.

Bu uygulamalar sayesinde Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğrencileri, dersleri sadece pasif birer dinleyici olarak takip etmez; uygulama kapsamında kullanılan cihazları kullanan, jeolojik haritalar çizen ve gerçek projelerde görev alan aktif araştırmacılar olarak yetişir.

Aldıkları üst düzey uygulamalı eğitim sayesinde mezunlarımız, sahaya adım attıkları ilk günden itibaren ne yapacağını bilen, özgüveni yüksek mühendisler haline gelir. Geleceğini şansa bırakmak istemeyen ve yaşayarak öğrenmeyi seven dinamik adaylar için bu bölüm, benzersiz imkanlar sunan stratejik bir kapıdır.

YARIN: Röportajımızın üçüncü bölümünde Prof. Dr. Ahmet Yıldız, öğrencilerin daha lisans eğitimleri sırasında yer aldığı ulusal ve uluslararası bilimsel projeleri, araştırma merkezlerini ve uygulamalı proje deneyiminin kariyere sağladığı avantajları Starafyonhaber okuyucuları için değerlendirecek.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.