PROF.DR.ÇAĞLAR ÖZKAYMAK “DEPREME HAZIRLIK EVDE BAŞLAR”

PROF.DR.ÇAĞLAR ÖZKAYMAK “DEPREME HAZIRLIK EVDE BAŞLAR”
manset-ustu-reklam-ph
Yayınlama: 31.07.2026
A+
A-

Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: “Deprem bilinci, doğru hazırlık ve aile planlaması hayat kurtarır.”

FEVZİ ŞEN /Starafyonhaber

Starafyonhaber’in, AKÜ Jeoloji Mühendisliği Genel Jeoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Çağlar Özkaymak ile gerçekleştirdiği özel röportajın beşinci ve son bölümünde, ailelerin deprem hazırlığı, yerel yönetimlere öneriler, DUAM’ın çalışmaları ve Afyonkarahisar halkına yönelik önemli mesajlar yer alıyor.

“HER AİLENİN BİR DEPREM PLANI OLMALI”

Starafyonhaber: Ailelerin deprem hazırlığı konusunda mutlaka yapması gereken üç önemli şey nedir?

Prof. Dr. Çağlar Özkaymak:

 Yaşadıkları konutun ya da iş yerinin zemin ve bina güvenliği hakkında bilgi sahibi olmak.

 Deprem bilincini artırarak panik yerine doğru davranış modellerini öğrenmek.

Olası bir afet anı için aile içi acil durum planı ve iletişim stratejisi oluşturmak.

” ‘YARA SARMA’ DEĞİL, ‘YARA ALMAMA’ STRATEJİSİ”

Starafyonhaber: Yerel yönetimlere ve kamu kurumlarına deprem konusunda hangi tavsiyelerde bulunursunuz?

Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Kentsel dönüşümün binadan değil, zeminden başlaması gerektiği dikkate alınarak, yapı stoğu envanterinin çıkarılması, paylaşılması ve kamuoyunda “Kentsel Dönüşüm Kanunu” olarak bilinen 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca, afet riski altındaki binaların ivedilikle dönüştürülmesi.

2026 yılında güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası verilerinin, paleosismolojik çalışma ve yerleşime uygunluk bakımından il ölçeğinde değerlendirilmesi ve imar planlarına eksiksiz yansıtılması gerekmektedir.

Ülkemiz, afet ve acil durumlara ilişkin müdahale ve donanım bakımından dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır. Ancak buradaki “müdahale” kavramı afet sonrasına işaret etmektedir. Yerel yönetimlerimiz ve ilgili kamu kurumlarımız, afet riskini azaltmaya yönelik araştırma çalışmalarına yeteri kadar destek vermemektedir. Buradaki “araştırma”, deprem öncesine işaret etmektedir ve tehlikeyi ortaya koyup gerekli önlemleri almaya, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gibi konulara odaklanmaktadır. Özetle, “yara sarma” değil, “yara almama” stratejisi ön planda olduğu sürece depreme dirençli kentler oluşturulabilecek, deprem sonrası can kayıpları ve ekonomik kayıplar minimuma indirilecektir.

“DUAM BİLİMSEL VERİLERLE DEPREME DİRENÇLİ KENTLERE KATKI SAĞLIYOR”

Starafyonhaber: Afyon Kocatepe Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi (DUAM) olarak yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir? Bu çalışmalar Afyonkarahisar’a nasıl katkı sağlıyor?

Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: DUAM, Türkiye genelindeki ve Afyonkarahisar özelindeki deprem kaynaklarını incelemekte, TÜBİTAK ve AFAD destekli bilimsel AR-GE projeleri yürütmektedir. Bu çalışmalar sayesinde 2026 Türkiye Diri Fay Haritası’na doğrudan veri katkısı sağlanmış, İzmir ve Afyon il sınırları içerisindeki diri faylar başta olmak üzere, ülkemizin güneydoğusundaki Şırnak Fayı’ndan kuzeybatıdaki Havran-Balıkesir Zonu’na kadar, Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu, Akşehir-Simav, Eskişehir Fay Zonları gibi önemli zonlar hem jeolojik, hem jeofizik hem de jeodezik açıdan analiz edilmekte, bu zonların güncel tektonik hareketleri, kinematik ve geometrik analizleri ile deprem tehlike analizlerine yönelik bilimsel veriler üretilerek dirençli kentleşme için bilimsel altlık oluşturulmuştur ve oluşturulmaya devam edilmektedir.

“TOPLUMUN EN BÜYÜK EKSİĞİ DEPREM GERÇEĞİNİ UNUTMAK”

Starafyonhaber: Afyonkarahisar’da deprem bilincinin yeterli seviyede olduğunu düşünüyor musunuz? Sizce toplum olarak en büyük eksiğimiz nedir?

Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Toplumdaki en büyük eksiklik, deprem gerçeğini yalnızca bir afet yaşandığında hatırlamak ve yer bilimlerinin sunduğu teknik verilerin hayati önemini göz ardı etmektir. Deprem riskini azaltmanın ilk ve tek adımı, bilimsel verilere dayalı yerleşim alanı seçmek ve depreme uygun yapılaşmadır.

“PANİK DEĞİL, BİLİNÇLİ HAZIRLIK HAYAT KURTARIR”

Starafyonhaber: Deprem korkusuyla yaşayan Afyonkarahisarlılara ne söylemek istersiniz? Panik mi yapmalıyız, yoksa bilinçli şekilde hazırlık mı yapmalıyız?

Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Depremi, sağlam zeminler üzerinde olan ve uygun mühendislik hizmeti almış, depreme dayanıklı inşa edilmiş binalarda yaşayan kişilerin korku ya da panik yaşaması anlamlı değildir; çünkü güvenli alandadırlar. Bu kişilerin yaşayabileceği en büyük sıkıntı, bina içerisindeki küçük sarsıntılarda düşebilecek, kırılabilecek cam bardak, tabak, vazo, avize vb. objelerin verebileceği fiziksel yaralanmalar olabilir. Bunlar da deprem farkındalığına sahip kişilerin rahatlıkla engelleyebileceği durumlardır.

Depreme, taşıma gücü düşük/zayıf zeminlerde kurulu binalarda yakalanan kişilerin ise en son yapması gereken şey paniktir. Deprem bilincine sahip bireyler, o anda ne yapmaları gerektiğini daha önceden planladıkları için yapmaları gerekenleri daha sakin bir şekilde uygulayabilirler. Bu gibi durumlarda, deprem sırasında yapılacak en doğru hareket, sakin bir şekilde yaşam üçgeni alanı belirleyerek orada cenin pozisyonunda, eller başı koruyacak şekilde sarsıntının geçmesini beklemek olacaktır.

Bilimsel gerçekler ışığında bilinçli hazırlık yapmak hayat kurtarır. Deprem öncesi, sırası ve sonrasında yapılacaklar hakkında bilgilendirme broşürleri, görselleri ve videolarına AFAD internet sayfalarından kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Buradaki önemli noktalardan birisi de deprem sonrasında özellikle sosyal medyada paylaşılan, paniğe sebep olabilecek özellikteki paylaşımlara güvenmemek ve inanmamak önemlidir. En doğrusu, resmi kanallardan üniversitenin ilgili merkez müdürlükleri, Valilik ve AFAD açıklamalarını takip edebilmektir. Doğru zeminde, mühendislik hizmeti almış güvenli binalarda yaşamak deprem korkusunun tek bilimsel çözümüdür.

“DEPREM BİR DOĞA OLAYIDIR, ONU AFETE DÖNÜŞTÜREN BİLGİSİZLİKTİR”

Starafyonhaber: Afyonkarahisar halkına deprem konusunda vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

Prof. Dr. Çağlar Özkaymak: Deprem bir doğa olayıdır, onu afete dönüştüren bilgisizliktir. Bilimin ve mühendisliğin yol göstericiliğinde inşa edilen kentlerde depremler, can kaybına yol açan afetler olmaktan çıkar. Depremlerin meydana gelmesini önlemek gibi bir durum söz konusu olamaz; ancak günümüz teknolojisinde depreme dirençli yaşam alanları kurulabilmektedir.

Yerel yönetimlerimiz bu konu üzerine ne kadar önem verir, bilim ışığında uygulamaya geçerse, halkımız bu konuda ne kadar bilinç sahibi olursa ve yerel yönetimlerden depreme dirençli kenti talep ederse, Afyonkarahisar o kadar hızlı depreme dirençli bir kente dönüşebilir.

Starafyonhaber olarak, değerli görüşlerini okurlarımızla paylaştığı için AKÜ Jeoloji Mühendisliği Genel Jeoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Çağlar Özkaymak’a teşekkür ediyoruz.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.