
Bazen bir kapı çalınır…
İçten bir selam, samimi bir hal hatırla başlar her şey.
Asıl hikayeler; ömür tüketmiş, hatıralar biriktirmiş insanların yüreğinde saklıdır.
Neredeyse bir asra tanıklık etmiş hayatların anlattıkları, yalnızca kişisel anılar değildir.
Bir ülkenin değişimi, bir toplumun dönüşümü, bir inancın ve duruşun zaman içindeki yolculuğudur.
Bu yüzden böyle ömürler sadece dinlenmez, hissedilir.
Bir büyüğün elini tutmak, gözlerinin içine bakarak halini sormak…
Aslında geçmişe dokunmaktır.
Çünkü köklerinden kopan bir ağacın ayakta kalması ne kadar zorsa, geçmişine sırt çeviren bir toplumun güçlü kalması da o kadar zordur.
Tam da bu nedenle yapılan ziyaretler, yalnızca bir nezaket göstergesi değil; toplumsal bir sorumluluktur.
Bu anlayışın sahadaki karşılığını ise bazı isimlerin attığı adımlarda görmek mümkün.
AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Av. Turgay Şahin’in gerçekleştirdiği vefa ziyaretleri de bu yaklaşımın somut bir yansımasıdır.
Bu ziyaretler, unutulmaya yüz tutmuş değerleri hatırlamanın ve köklerle yeniden buluşmanın bir yoludur.
“Yıldırım Dede”…
Bir lakaptan çok daha fazlası. Bir mahallenin, bir şehrin, hatta bir dönemin sessiz tanığı. Onun kapısından içeri girildiğinde sadece bir eve değil, bir ömre adım atılır. Her cümlesi, her tebessümü geçmişten bugüne uzanan bir iz taşır.
93 yıllık bir çınar: Mehmet Düğüncü…
Savaşları, yoklukları, değişimleri ve umutları görmüş bir hayat. Onu dinlemek, yalnızca bir insanı dinlemek değildir; bir ülkenin dününü ve bugününü anlamaya çalışmaktır.
Çünkü bazı insanlar konuşmaz, tarih onların dili olur. İşte tüm bu ziyaretleri anlamlı kılan ortak bir değer var:
Vefa. Vefa…
Bir büyüğün elini tutarken eğilen baş, bir duayı alırken dolan göz, bir hatırayı dinlerken susup öğrenmektir.
“Büyüklerimiz bizim en kıymetli hazinelerimizdir. Onların hayat tecrübeleri bizlere yol gösterirken, duaları da en büyük güç kaynağımızdır. Vefayı diri tutan bir anlayışla, her zaman büyüklerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” diyen AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin’in ortaya koyduğu bu yaklaşım aslında hepimize bir çağrı niteliği taşır:
Kapıları çalın…
Gönülleri ihmal etmeyin…
Ve vefayı geciktirmeyin.
Çünkü bazı ziyaretler vardır…
Geç kalındığında sadece bir kapı değil,
bir ömür kapanır.
Ve geriye çoğu zaman tek bir söz kalır:
Keşke…