Her sabah güne CHP’li bir belediyeye operasyon haberiyle uyanıyoruz. Her sabah olmasa da her hafta mutlaka bir CHP’li belediyeye operasyon yapılıyor. Konu aynı: yolsuzluk, rüşvet, falan filan. Nedense operasyonlar sadece CHP’li belediyelere yapılıyor. Diğerleri sanki sütten çıkmış ak kaşık.
CHP’li belediye başkanları da sanki o kadar akılsız ki; seçildikleri günden beri diken üstünde olmalarına, birçok belediye başkanına operasyon yapılmasına rağmen hiç oralı olmayıp hâlâ yolsuzluk yapıp rüşvet almaya devam ediyorlar. Bu akla zarar bir durum ama toplum buna alıştırıldı. Artık CHP’li belediyelere operasyon yapılmasına kimse şaşırmıyor.
Kimse şaşırmıyor ama aynı zamanda kimse tam olarak inanmıyor da… Buna AK Partililer de dahil.
Komşu Uşak Belediye Başkanı’nın başına gelenler malum. Operasyona çok kişi inanmadı ama otel odasındaki havlulu görüntüler ve içeride bulunan 21 yaşındaki sevgili meselesine kimse ses çıkaramadı. O görüntüler, operasyonun önüne geçti ve başkanın haklı olsa bile savunulacak bir tarafını bırakmadı.
Dört gün önce Ataşehir Belediyesi’ne operasyon yapıldı. Daha önce Antalya Manavgat Belediyesi’nde rüşvet alınırken suçüstü görüntüler ortaya çıkmış, belediye başkanı, yardımcısı ve eski belediye başkanı tutuklanmıştı. Son birkaç gündür Antalya basınında CHP’li belediye başkan vekilinin AK Parti’ye geçeceği söylentileri dolaşıyor.
CHP’li belediyelerin tepelerinde adeta Demokles’in kılıcı sallanıyor. Belediye başkanlarının önünde iki seçenek koyuyorlar: Ya AK Parti’ye geçersin ya da operasyonla tutuklanırsın.
Herkesin bildiği gibi birçok önemli belediye başkanı ve hatta Cumhurbaşkanı adayı olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bir yılı aşkın süredir tutuklu. Ve onlarcası aynı kaderi paylaşıyor.
Bu gerçekle yüzleşen belediye başkanları derin bir uçurumun kenarında duruyor. Ya AK Parti’ye geçecekler ya da er ya da geç bir sabah ansızın kapılarında polislerle uyanacaklar.
Bir sonraki seçimlere kadar sanırım CHP’li hiç belediye başkanı kalmayacak. Ya da operasyon yapılmayan CHP’li Belediye kalmayacak. Burada amaç bak CHP’ye verdiğiniz oylar boşa gidiyor zorunlu olarak bizi seçin havası mı yaratılıyor? Ama böyle yapıldıkça toplum daha da hırslanıp daha fazla CHP’ye yöneliyor, inadına alternatif arayışına gidiliyor. Yoksa Afyonkarahisar’da CHP’li bir belediye başkanını % 52 civarında oy alması mümkün müydü? matematiğe aykırı. Mucizenin ötesinde bir olay değil mi?
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal için de birçok kez “AK Parti’ye geçiyor” söylentileri çıktı. Hatta gün ve saat bile verildi. Ama Burcu Köksal AK Parti’ye geçmedi. “Buradayım, hiçbir yere gitmiyorum” diyerek meydan okudu.
Birkaç hafta önce de belediye meclis toplantısında, “Varsa bir şey gelsinler alsınlar, buradayım” diyerek bir kez daha net bir mesaj verdi.
Bu ne anlama geliyor?
Burcu Köksal da çemberin daraldığını, bir gün sıranın Afyonkarşahisar’a ve kendisine geleceğini tahmin ediyor gibime geliyor.
Ancak başka başkanları bilmem ama böyle bir şey olursa Burcu Köksal bu işi fırsata çevirir. Bir sonraki seçimde oyunu yüzde 60’ın üzerine çıkarır.
Peki başka bir seçenek?
Burcu Köksal gerçekten AK Parti’ye geçer mi?
Geçerse ne olur?