Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi de Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi de bu şehrin lokomotif kurumlarıdır.
İster lokomotif deyin, ister taşıyıcı kolon… Sonuç değişmez. Bu iki üniversite olmadan Afyonkarahisar’ın geleceğini düşünmek mümkün değildir.
AKÜ Rektörü Mehmet Karakaş da, AFSÜ Rektörü Adem Aslan da görevlerini en iyi şekilde yerine getirmek için yoğun bir gayret gösteriyor.
Her iki üniversitede de sürekli yeni projeler üretme, hizmet kapasitesini artırma ve şehre değer katma çabası var.
Aslında hem AKÜ hem de AFSÜ öncelikli stratejilerini belirlemiş durumda. Eğitimden sağlığa, turizmden hayvancılığa bilimden araştırmaya kadar birçok alanda Afyonkarahisar’ı ileriye taşıyacak hedefler ortaya koyuyorlar.
Bu nedenle, şehrin gelişiminde kritik rol üstlenen bu iki kurumun bazı konularda öncelikli değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bunun en güncel örneklerinden biri de eski Diş Hastanesi meselesi.
Bilindiği gibi AFSÜ, yeni ve büyük bir diş hastanesi yatırımı planlıyor. Üstelik birkaç yıllık ihtiyacı değil, önümüzdeki 50 yılı düşünerek hazırlanan önemli bir proje söz konusu.
Ancak bu yatırım tamamlanıncaya kadar mevcut hizmetlerin kesintisiz sürdürülebilmesi için eski Diş Hastanesi binasının geçici olarak kullanılması talep edildi.
İlk etapta olumlu bir yaklaşım sergilendiği, hatta binanın belirli bölümlerinin kullanımına yönelik değerlendirmeler yapıldığı ifade edildi. Fakat daha sonra süreç farklı bir noktaya evrildi ve beklenen tahsis gerçekleşmedi.
İşte burada insan şu soruyu sormadan edemiyor:
AFSÜ ne istiyor?
Yeni yatırım tamamlanıncaya kadar mevcut binada sağlık hizmeti vermek istiyor. Yani bina atıl kalmasın, vatandaş sağlık hizmetinden mahrum olmasın istiyor.
AFSÜ neye talip?
Hizmete talip.
Peki bu talebe kim, neden ve hangi gerekçeyle karşı çıkabilir?
Elbette devlet kurumlarının kendi prosedürleri, hukuki ve idari süreçleri vardır. Bunlar göz ardı edilemez.
Ancak meseleye Afyonkarahisar’ın menfaatleri açısından baktığımızda, üniversitenin hizmet üretme isteğinin desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.
Çünkü burada kazanan sadece AFSÜ olmayacak.
Kazanan Afyonkarahisar olacak.
Kazanan sağlık hizmeti alacak vatandaş olacak.
Kazanan bu şehrin sağlık alanındaki marka değeri olacak.
Bugün Türkiye’nin birçok şehri üniversiteleri sayesinde büyüyor.
Üniversitelerin projeleri, yatırımları ve vizyonları şehirlerin geleceğine yön veriyor. Afyonkarahisar da bu yarışın dışında kalamaz.
AFSÜ’nün de AKÜ’nün de şehre değer katacak projeleri söz konusu olduğunda, bürokratik engelleri artıran değil, çözüm üreten bir anlayışın daha faydalı olacağı kanaatindeyim.
AKÜ ve AFSÜ ne kadar güçlenirse, Afyonkarahisar da o kadar büyür. Üniversitelerin başarısı, şehrin başarısına dönüşür.