Yarayı Açan El, Merhemi Taşıyamaz

Yayınlama: 13.06.2026
A+
A-

İnsan, kırdığı şeyi tamir edebileceğine inanmayı sever. Belki vicdanını rahatlatmak için, belki de kaybetmek istemediği şeyleri elinde tutabilmek için… Oysa hayatın bazı kırıkları vardır ki, ses çıkarmaz ama derin iz bırakır. Bir kalbi kırmak da böyledir. O an duyulmaz belki, görülmez de. Fakat zaman geçtikçe büyüyen bir sessizliğe dönüşür.
Ne gariptir ki insanlar çoğu zaman yaptıklarıyla değil, söyledikleriyle hatırlanmak isterler. Kırarlar, üzerler, yok sayarlar; sonra birkaç güzel cümleyle her şeyin düzeleceğini düşünürler. Oysa davranışların açtığı yarayı sözlerin dikmesi mümkün değildir. Çünkü insan kulağıyla değil, yaşadıklarıyla ikna olur.
Sâdî Şirazi’nin dediği gibi:
“Yaptıklarınla küçülmüşsen, laflarınla büyüyebileceğini düşünme.”
Ne kadar güçlü bir söz… Çünkü bazı insanlar özür dilemeyi, değişmekle karıştırır. “Üzgünüm” demenin yeterli olduğunu sanırlar. Oysa özür, yalnızca bir başlangıçtır. Asıl mesele, o özrün arkasına davranış koyabilmektir.
Bir ağacı baltayla yaralayıp sonra gövdesine sarılmak onu eski hâline getirmez. Bir vazoyu kırıp ardından “Ben istemeden yaptım” demek çatlakları yok etmez. İnsan kalbi de böyledir. Affedebilir belki ama unutmaz. Çünkü bazı acılar hafızaya değil, karaktere yazılır.
Hayatın en ağır yüklerinden biri de güven kaybıdır. Güven, yıllar boyunca ilmek ilmek örülen bir kumaş gibidir. Bir sözle değil, bir davranışla yırtılır. Sonra insanlar o yırtığı güzel cümlelerle kapatmaya çalışırlar. Fakat güven, duyulanlardan değil, görülenlerden beslenir.
Bugün ilişkilerin bu kadar kırılgan olmasının sebebi de biraz budur. İnsanlar söz vermeyi seviyor ama sözünün arkasında durmayı değil. Değer vermekten bahsediyor ama değersiz hissettirmekten çekinmiyor. Sevgiyi anlatıyor ama sevgisiz davranabiliyor. Sonra da birkaç cümleyle geçmişi silebileceğini düşünüyor.
Oysa hayat bize çok basit bir gerçeği tekrar tekrar öğretiyor: İnsan söylediği kadar değil, yaptığı kadardır.
Bir insanın size verdiği değeri konuşmalarında değil, zor zamanlarda yanınızda durup durmadığında anlarsınız. Saygısını cümlelerinde değil, davranışlarında görürsünüz. Sevgisini vaatlerinde değil, fedakârlıklarında hissedersiniz.
Bu yüzden bazen söylenenleri değil, yapılanları dinlemek gerekir. Çünkü dil, kalbin sakladığını gizleyebilir; ama davranışlar er ya da geç gerçeği ortaya çıkarır.
Ve unutulmamalıdır ki, bazı yaralar zamanla kapanır; fakat o yarayı kimin açtığı hiçbir zaman unutulmaz. İnsan bazen acıyı değil, acıyı yaşatanı hatırlar.
Bu yüzden sözlerden önce davranışlara dikkat etmek gerekir. Çünkü yarayı açan el, çoğu zaman taşıdığı merhemden daha ağırdır.

MOBİL REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Neslihan dedi ki:

    Tebrik ediyorum…👏