GERÇEK OLANLA YAŞAMAYI ÖĞRENELİM Mİ?

Yayınlama: 01.07.2026
A+
A-

“Çok gezen mi daha çok bilir çok okuyan mı?” demişler. Geçmiş zamanlar için bu söylemin cevabı çok konuşulabilir, çok tartışılabilir ama ünümüz toplumunda bunun cevabı sosyal medyada çok zaman geçiren olarak güncellenmeli(!).  Bir parmak hareketiyle dakikada bilmem kaç tane bilgi kayıp geçiyor önümüzden. Hemde öyle konu sınırlı falan da değil. Milyon tane farklı konu, milyon tane bilir kişi. Biri diyor armut faydalı onun suyunu için, hop binlerce kişi bunu uyguluyor ve yayıyor. Biri diyor şu ilin falanca yerdeki suyu eklem ağrılarına iyi geliyor, hop binlerce kişi oraya akın ediyor. Peki bilgi dediğimiz kavram bu kadar basit mi? Ya da öğrenme bu kadar kolay mı? Nerede doğruluk, nerede geçerlilik, nerede güvenirlik çalışmaları?

Son zamanlarda ben bilirimcilik, her konuda bir fikir belirtme ve bu bilgi zehirlenmesinin egosu karşımıza çok fazla çıkmaya başladı. Sorsak bir makale okumamış, bir bilimsel yayın takip etmemiş biri senin yaptığın bir çalışma hakkında eleştiri yapar ve belki de seni yargılar. Ya da daha sosyal bir yaşantıdan bakalım, insanlar sohbetlerinde reels konuşmaya başladılar. Dahası konuştuları o reelsları bilmeyenleri zorbalıyorlar. Yaşadığın şehrin mimarisini ve tarihini anlatır mısın desek bilmeyip anatamayacak gençler sadece bir influencer paylaştı diye yaşadığı şehirde bir yerlere gitmeye çalışıyor. Ve bence daha da kötüsü insanlarımızdaki genel zevk algısı git gide bozulmaya başladı. Gitiği bir sahil, doğa, arkadaş ziyareti zevk vermiyor da orada paylaşım yapmak, o kişilerle olduğunu göstermek zevk veriyor artık çoğumuza.

Buraya nasıl evrildik? Bizler okul sonralarında arkadaşlarıyla mahalledeki bakkala gidip piknik büskiviyle çilekli link alıp hava kararana kadar dolaşan, bazen okulda top oynamaya çıkan bazen de cami bahçesinede piknik yapan bir nesil değil miydik. Ne kadar doyum yaşardık tüm yaşantımızdan. Şimdi dört bir yanımızda depresyon, memnuniyetsizlik, mutsuzluk. Neden peki? Hayattan keyif almayı unuttuğumuzdan olabilir mi? Gerçek yaşantılar yerine sanalla hayatımızı doldurduğumuz için olabilir mi? Gerçek mutluluğu unuttuğumuz için olabilir mi?

Artık buna dur diyip sanalın aksine iliklerimize kadar gerçek olabilir miyiz? Kendimizi gerçek bilgilerle araştıra, soruştura donatabilir miyiz? Doğaya, denize, insana, gerçeğe değer verebilir miyiz?

Psikolojik Danışman & Aile Danışmanı

Tuba Çavaş

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.