AHMET KAHVECİ ÇÖZÜM FORMÜLÜNÜ KONUŞUYOR: İNSANA SEVGİ/SAYGI
Bu hafta Star Masası konuğumuz MHP İl Başkanı Ahmet Bey ile bir görüş ortaklığımız ve aslında tüm illerin hatta tüm ülkenin üzerinde durması gereken bakış açısı üzerine yazacağım. Genel olarak röportaj çekimimizi değerlendirecek olursam siyasetin yanı sıra genel çerçevesiyle yaşadığımız devleti ve tüm insanları kapsayıcı bir programdı. MHP il başkanımızın çekimde vermek istediği genel amacının; insanlara saygı ve sevgi çerçevesinde bakıp birbirimiz için, toplumumuz için ne yapabilirizi dertlenip, din, dil, görünüş ya da siyasi görüş ayırmaksızın birbirimizin dertleriyle dertlenip, gelişim için ortak paydalarda buluşarak bir şeyler yapabilmenin önemini anlatmaya çalışmak diyebilirim.
Ben siyasetle hobi olarak hiç ilgilenmemiş, maruz bırakıldığı kadar çevreden duymuş biri olarak aslında belki de ilk kez Milliyetçi Hareket Partisinin duruşunu ve amacını tam olarak zihnimde bu programdaki sohbetlerle anlamlandırdım. İl başkanımız Ahmet Bey’in görüşleri de ilimiz ve aslında yaşadığımız tüm coğrafya için önemli bulduğum görüşlerdi. Çünkü yönelttiğimiz farklı konulardaki sorulara karşı sürekli insanlarımızın sevgi saygı çerçevesinde birbirine anlayışlı olmasının, liyakatin ve ahlaklılığın çözüm getireceğini savundu. Haklıydı da. Biz ne yapsak da, ne üretsek de birbirimize sevgi ya da saygıyla bakamadığımız sürece içleri hep boş kalacak ve bir gün mutlaka elimizde patlayacaktır.
Bizler yaptığımız işleri liyakat, bilgi ve donanım çerçevesinde yapmadığımız sürece hiçbir konuda hiçbir zaman iyi bir üretim gerçekleştiremeyeceğiz. Ne siyasi üretim, ne bilimsel, ne tarımsal/sanayisel, ne ahlaki ne de insani… Her şeyden önce insan olmanın gerekliliklerini ve getirilerini öğrenerek başlamalıyız. Bunlardan sonra gruplara üye olabilir, farklı görüşler çerçevesinde toplanabiliriz. Ama özünde mutlaka insanlık ve karşılıklı saygı olmalı.
Olumlu olumsuz, doğru yanlış, gerekli gereksiz tüm yaşamların temelinde ise “eğitim” konusunun yer aldığını düşünüyorum. Aklınıza hemen akademik eğitim, diplomalar gelmesin. Sosyal eğitim, davranış eğitimi, dil eğitimi, din eğitimi vs… Hepimiz küçüklükten gelen şemalar getiriyoruz beraberimizde. Korkularımıza dair, sevdiklerimize ya da sevmediklerimize dair… Her şey bir şekilde öğretilerek geliyor. Öğrenme veya öğretim kavramları varsa eğitim kavramından bahsetmek kaçınılmaz hale geliyor. İşte bu yüzden çocuğundan gencine ve yaşlısına, kadınından erkeğine herkese mutlaka doğru sağlıklı eğitimler sağlanılmalı ve onlara deneyim kazandırılmalı ki önce insanlar sonra da onlarla beraber bu toplum güzelleşsin!
Tuba Çavaş