Daha önce ihtiyaçlarınız üzerine hiç detaylı bir düşünme gerçekleştirdiniz mi? İhtiyaç evet ihtiyaç da, neden bizim ihtiyacımız? Şöyle bir adım geri çıkıp büyük resme baktığımızda insanı ve insan davranışının tümünü bir ihtiyaçtan doğma olduğunu fark edebiliriz.
Su içiyoruz çünkü susadık, vücudumuzun buna ihtiyacı var. Bir yere gidiyoruz çünkü orada yapılacak bir işimiz var veya okul gibi bir zorunluluk halindeyiz. Birini seviyoruz veya birine bağırıyoruz çünkü duygularımızı yansıtmaya ihtiyacımız var. Peki tanımlayamadan yaptığımız davranışlar? Onlar da mı ihtiyaç mekanizmasından? Çizdiğimiz bir resim, oynadığımız bir top, okuduğumuz bir kitap… Evet tüm bunlar da aslında bir ihtiyacın karşılığı.
Maslow bu ihtiyaçların üzerine çok düşünmüş ve hatta bunları bir hiyerarşiye koymuş önemli bir bilim insanı diyebiliriz. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi. Hiç duymuş muydunuz daha önce? Kimine göre evet kimine göre hayır. Maslow insan olarak bizlerin en temelde ulaşmak arzusunda olduğu belirli bir ihtiyacı olduğunu öne sürmüştür. “Kendini gerçekleştirme”. Bu ihtiyacımıza gelene kadar ise belirli ihtiyaç basamaklarından geçmemiz gerektiğini söyler.
Bu basamakların ilki beslenme, barınma gibi fizyolojik ihtiyaçlarla başlar. Bunlar sağlanabilirse ardından güvenlik ihtiyaçları gelir. Yaşamımızı devam ettirmek yeterli paramız var mı, güvenli bir evimiz var mı gibi. Basamakların karşılanmasıyla da sırasıyla sevgi ihtiyacı, saygı görme ihtiyaçları, en sonunda da kendini gerçekleştirme ihtiyacı gelir. yine der ki bir alt basamaktaki ihtiyaç karşılanmadan bir sonraki basamağa çıkamayız.
Peki gelin bu konuya biraz da ülkemiz genelinden bakalım. Bizlerden faydalı işler yapan, insanlara yardım eden ve en önemlisi mutlu kendini gerçekleştirebilmiş bireyler olmamızı istiyorlar. Az önceki satırlardan anlayacağınız gibi de tabi bunlar bizim diğer basamak ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra ulaşabileceğimiz en üst basamak. Bir alt basamağa inelim: Saygı görme ihtiyacı. Bizler şu toplumda birbirimize olan bir saygıdan bahsedebilir miyiz? Muhtemelen hayır.
Bir alt basamağa daha inelim: Sevgi ihtiyaçları. Birbirimize karşı gösterebildiğimiz sevgiden bahsedebilir miyiz? Onca bencilliğin, suçun, iftiraların arasında. Muhtemelen buna da hayır. Bir alt basamağa daha inelim: Güvenlik ihtiyaçları. Her şeyi bir tarafa bırakalım, insanların geneli için yaşamlarını devam ettirebilecek sağlıklı bir maddi durumdan bahsedebilme sorusunu sormuyorum bile. Çünkü bu konuda toplumun yüzde doksanı yeterli durumda değil. Geldik mi ilk basamağa: Temel yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için olan fizyolojik ihtiyaçlar. Peki bizim en temelde yaşamımızı sürdürebilmek için karşılamak zorunda olduğumuz beslenme, barınma gibi ihtiyaçlarımız karşılanabiliyor mu? Yine bizler biliyoruz ki çoğu insan bu ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor.
Tüm bunlar karşımızda tüm gerçeklikleriyle dururken bırakın faydalı, kendini gerçekleştirebilmiş bir bireyi acaba bu hepimizin hakkıyken çoğumuz insanca yaşayabilen bir birey olabiliyor muyuz? Pek sanmam.
Psikolojik Danışman & Aile Danışmanı
Tuba Çavaş