Bir gün Afyonkarahisar büyükşehir olursa, merkez ilçelerinin KOCATEPE ve KARAHİSAR adlarıyla anılmasını umut ediyorum.
Afyonkarahisar Kalesi’nde gururla dalgalanan bayrağımızla, Kocatepe Ruhu sonsuza dek yaşayacak.
KOCATEPE…
Kocatepe… Bağımsızlık uğruna atan kalplerin, fedakarlığın ve inancın adıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği emirle özgürlük ateşi yakıldı.
Mehmetçik, o gün vatanın bağımsızlığı için şehadete yürüyordu. Mehmetçik ve gönüllülerden oluşan koca yürekli bir ordu, cesurca düşmanın üzerine gidiyordu.
Dağlar “Allah Allah” sesleriyle inliyor, gök Kocatepe’de titriyordu. Mehmet Akif Ersoy’un dizeleri Kocatepe’de yankılanıyor, Anadolu’ya yayılıyordu.
“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.”
Dağlar, taşlar haykırıyordu.
Bağımsızlık ateşi, ülkenin dört bir yanını alev alev sarıyordu.
Yaşlısı, kadını, çocuğu… Anadolu tek yürek olmuştu.
Nefesler tutulmuştu. Anadolu’nun gözü kulağı Kocatepe’deydi. Dualar yeryüzünden gökyüzüne yükseliyordu.
Hava bulutlu, akşamları soğuk ve rüzgarlıydı. Mehmetçik ne uyuyor ne de susuyordu. Çünkü şehadet şerbetini içmeye hazırdı.
Şehadet şerbetini içen yüzlerce kahraman şehidimiz, bağımsızlığımızın sembolü ay-yıldızlı bayrağımızı, canları ve kanlarıyla Kocatepe’nin doruğuna gururla diktiler.
Ertesi gün, ay-yıldızlı bayrağımız Afyonkarahisar Kalesi’nin üzerinde, gökyüzünde gururla dalgalanıyordu.
Minarelerden “Allahu Ekber” sesleri yankılanıyordu.
Güvercinler özgürce gökyüzüne süzülüyor, bağımsızlığı müjdeliyordu.
Çocuklar ellerinde bayraklarla şehrin dört bir yanında koşuşturuyordu.
Her karış toprağın altında yatan binlerce şehidimiz, her kaybedilen can, özgürlüğün bedelini hatırlatan sessiz kahramanlardır.
Toprağın bağrında yatanların sesi rüzgara karışır, Mehmet Akif Ersoy’un dizelerini duyarsınız:
“Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.”
Kocatepe’de doğan bağımsızlık, yalnızca Afyon’a değil, tüm Anadolu’ya yayıldı. Ovalar nefes aldı, köyler uyandı, şehirlerin nabzı atmaya başladı.
Kocatepe, 26 Ağustos 1922 sabahı Büyük Taarruz’un başlatıldığı yer olması nedeniyle yalnızca Afyonkarahisar’ın değil, tüm Türkiye’nin bağımsızlık simgesidir.
Kocatepe’de verilen mücadele, milletin kaderini değiştirmiştir.
Bu zafer, İstiklal Marşı’nda dile getirilen ruhun, inancın ve fedakarlığın cephede kazanılmış halidir.
Kocatepe’ye baktığınızda sadece bir tepeyi görmezsiniz; gördüğünüz, bir milletin boyun eğmeyen ruhudur.
Kocatepe, bağımsızlığımızın sembolüdür.
Kocatepe, öksüzlerin ve yetimlerin yüreklerinden yükselen “Vatan sağ olsun!” haykırışlarıyla tarih yazdığı cennet vatandır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve İstiklal Marşı’mızı bizlere kazandıran Mehmet Akif Ersoy’u saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
Çanakkale’de, Kocatepe’de ve bu vatanın her karış toprağı için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, saygı ve minnetle yad ediyorum. Güzel vatanımızı bizlere emanet ettikleri için Allah hepsinden razı olsun.
….
“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy’u ve vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizin tamamını rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.