Ocak Soğuğunun Sıcak Mekanı: DAVOS (II)

Yayınlama: 30.01.2026
A+
A-

( 56. Davos Zirvesi: Dünya Ne Konuştu?)

Bana göre, zirvenin en dikkat çekici iki ismi vardı: Biri, herkesin merakla beklediği ABD Başkanı Trump; diğeri ise “kral çıplak” sözünü en etkili, en felsefi, en siyasi ve en derinlikli cümlelerle, son derece vakur bir üslupla dile getiren Kanada Başbakanı Mark Carney’di.

Ben de bu iki ismin konuşmalarını özetleyerek, kısa bir değerlendirme eşliğinde sizlerin dikkatine sunacağım.

Zirve başladıktan sonra, Kanada Başbakanı Carney’nin zirvenin ikinci günü yaptığı konuşmanın tarihi bir nitelik taşıdığı konusunda geniş bir mutabakat oluştu. Bu konuşmada öne çıkan başlıklar şunlardı:

Kopuş”: Eski Düzenin Sona Erdiği

Carney, uluslararası ilişkilerde uzun süredir var kabul edilen kurallara dayalı uluslararası düzenin artık sürdürülemez bir anlamsal yapı haline geldiğini söyledi. Ona göre bu düzen artık geçiş aşamasında değil, tam bir kopuş yaşanıyor; eskiden kabul gören normlar artık uygulamada zayıfladı ve büyük güçler ekonomik araçları birer baskı aracı olarak kullanıyor.

Orta Güçler İçin Stratejik İşbirliği

Carney, Kanada ve benzeri “orta ölçekli güçler” için birlikte hareket etmenin önemini vurguladı. “Orta güçler birlikte olmazsa masada olmazlar; menüde olurlar”  gibi ifadelerle bu ülkelerin kolektif işbirliğine yönelmesi gerektiğini belirtti.

Yeni Uluslararası Düzen Arayışı

Carney, sadece eski sisteme özlem duymak yerine, yeni araçlar ve koalisyonlar üzerinden ortak çıkarlar ve değerler etrafında bir araya gelmenin daha gerçekçi ve etkin bir yaklaşım olduğunu savundu. Böylece ülkelerin özellikle büyük güç rekabetine karşı kendi stratejik özerkliklerini güçlendirmeleri gerektiğini ifade etti.

 Gerçekçi Değerler ve İşbirliği

Konuşmasında, insan hakları, sürdürülebilir kalkınma ve egemenlik gibi değerlerle birlikte ekonomik ve diplomatik dayanışmanın önemine vurgu yaparak, geleneksel çok taraflılığın yerini daha pragmatik bir işbirliği anlayışının alması gerektiğini belirtti.

Bu öğelerle Carney’nin konuşması, Davos 2026 zirvesinde uluslararası düzen ve orta güçlerin rolü hakkındaki tartışmaları keskinleştirmiş ve geniş yankı bulmuştur.

Zirvenin üçüncü günündeki Trump’ın Davos konuşması, geleneksel Davos temalarından farklı olarak daha sert ve siyasi tonlu mesajlar içerdi. Başlıca vurgular şöyleydi:

  1. ABD’nin Küresel Liderliği ve “Amerika Öncelikli” Politikalar

Trump, Amerikan ekonomisinin güçlü performansını ve Ulusal refahın artırılmasını vurguladı; ev sahibi ülke çıkarlarının öncelikli olduğunu belirtti. Uluslararası ilişkilerde ABD’nin liderliği ve güvenliğinin kritik olduğunu savundu.

  1. 2. Grönland Tartışması

Trump konuşmasında Grönland’ın müzakere edilmesi gerektiğini söyledi; askeri güç kullanılmayacağını açıkladı, fakat ada üzerindeki siyasi ve ekonomik çıkarları gündeme getirdi.

Bu bölüm özellikle Avrupa ülkeleriyle ilişkilerde gerilim yarattı ve tartışmaların ana eksenini oluşturdu.

  1. Ticaret ve Tarife Politikaları

Trump, küresel ticarette ABD çıkarlarını korumaya dönük tarifeler ve ekonomik araçların önemine vurgu yaptı; bu, ileride anlaşma sağlanana kadar kullanılabileceğini belirtti.

  1. Enerji ve Ekonomi

Trump, dünyadaki rüzgar türbinlerinin çoğunu Çin’in ürettiğini öne sürdü ama Çin’de rüzgar çiftlikleri göremediğini söyledi. Ayrıca, yenilenebilir enerji politikalarını eleştiren ve bunların ekonomik yük getirdiğini savunan bir tutum sergiledi; bunun yerine fosil yakıtlar ve nükleer gibi geleneksel enerji kaynaklarını desteklediğini vurguladı.

  1. Transatlantik İlişkiler ve NATO

Trump konuşmasında, ABD’nin NATO’ya yaptığı katkıların çok büyük olduğunu ve müttefiklerin buna aynı düzeyde yanıt verip vermediğinin sorgulanması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda “biz NATO’nun yanında olmazsak NATO çok güçlü olmaz, çöker.’’ dedi.

Trump’ın konuşması, züccaciye dükkânına girmiş deli dana misali, bütün kuralları yerle bir etti. Dünyaya adeta şunu söyledi:

“Ben güçlüyüm; her şeyi yapabilirim. Şimdilik yapmıyor olmam, yapmayacağım anlamına gelmez.”

Carney’in konuşması, içeriği ve üslubuyla bilgelik, vakur duruş ve umut vurgusunu bir araya getiren nadir örneklerden biri olarak kayda geçti.

Gerisi size kalmış… konuşmaların bütününü okumanızı umarım..

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.