emre çınar

Gördüm, yalnız. Öyle yamaçta duruyor; Yırtmacında sümbül, gül… Belli, çok anlatacak oldu. Sormadım derdini. Anlatırdı, görmeseydim hâlini. Yolda kalanın uğrak yeri… Araladım, baktım içeri: Masa, sandalye, ateşsiz ocak; Kırık dökük raf, Ortada dağılmış mutfak. Adımladıkça gacır gıcır Yorgun ahşap duvar. Acı ıslatmış, gözyaşı boyamış; Buğulu pencere, tahta kurusu dadanmış. Konuşacak...
18.02.2026
Anadolu… Açık hava müzesi. Zaman buldukça bu toprakların antik kentlerini, müzelerini geziyorum. Kimine göre yalnızca bir “taş yığını” olan bu yerler, bana göre yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan bir hafıza. O taşlara dokunduğunuzda, bir zamanlar orada yaşamış insanların izine, düşüncesine, sanatına temas ediyorsunuz. İşte bu yüzden her ziyaret benim için sıradan...
16.02.2026