ZOR OLAN MUTLULUK MU MUTSUZLUK MU?

Yayınlama: 26.08.2026
A+
A-

Bu yazımda şunu inceleyelim istiyorum: “Mutluluk mu daha kolay bir duygudur, mutsuzluk mu?” Daha önce hiç düşşündünüz mü duygular aynı mıdır, yaşanması veya bizlere olan etkisi değişir mi diye? Ben sık sık bunu düşünürüm.

Duygular genel olarak olumlu ve olumsuz olarak ayrılabilirken yaşanması daha kolay ya da yaşatılması daha kolay olarak da ayrılabilir. Mesela yaşadığımız kaygı, korku, mutsuzluk vs daha derinden ve daha uzun süreli yaşanır gibi gelirken mutluluk, heyecan gibi duygular daha hızlı tükenen ve daha geçiciymiş gibi. Bunun sebeplerine birçok farklı açıdan bakabiliriz. En önemlilierinden biri kendimize dair inancımız ve bakış açımızdır. Biz kendimizi değerli atfedip, o mutlululuğu ve heyecanı kendimize layık görebilirsek o duyguları daha çok ve daha çabuk karşılayabiliyoruz. Fakat bizim kenidmize dair yargılarımız var ve değersizlik algımız oluşmuşsa karşımıza bizi mutlu edebilecek türlü olay çıksa da biz onu kabul edemeyiz. Aklımızda kurguladığımız olumsuz otomatik düşüncelerimizle o “güzel şeyi” mutlaka sabote edecek bir şey buluruz. Peki biz bu duruma bir anda mı geliriz? Hayır bu bize zaman içerisinde öğretilir. Burada da aklımıza şu gelebilir: olumsuz çevreye ve yaşantıa çok mu maruz kaldık?

Olumsuz yaşantılar ve olumsuz algı birbirini etkileyen bir paradoks gibidir. Kötü bir yaşantı yaşarız, kötü düşüncelere neden olur. Kötü düşüncelerimiz ise kötü yaşatıya sebep olur. Bu döngünün bir yerden kırılması gerekir. Bu da belki bir gün birinin gülümsemesiyle mümkün olur, belki birinin kçük bir yardım etmesiyle, belki de kendimize (sadece kendimiz için) aldığımız/ verdiğimiz herhangi bir şeyle mümkün olur.

Duyguların kolaylığına gelecek olursak; evet belki olumsuz duygulara kapılmak daha kolay görünse de duygu aktarımını düşünürsek olumlu bir duyguyu, mutluluğu aktarmak çok daha kolaydır. Birine gülümserim ve mutluluk iletirim, birine aklıma sen geldin ya nasılsın diye mesaj atarım mutluluk/ değer iletirim, birine yardıma ihtiyacın var mı diye sorarım ya da ben senin yanındayım derim mutluluk iletirim. Bakın ne kadar kolay ve hiç çaba gerektirmeden yapabileceğimiz mutluluk aktarma yolları var. Mutsuzluğu düşünelim. Birine mutsuzluk aktarmak için önce tabi ki mutsuz olmamız veya kötü düşünce üretmemiz gerekiyor, sonra burada bir süre vakit geçirmemiz ve kendimizi oraya maruz bırakmamız… Sonra bu mutsuzluğu nasıl ve kime aktaracağımız konusunda planlar yapıp sonuçlarına göre de yöntemlerimizi değiştirmemiz gerekiyor. Tabi ona yansıttığımızda bize dönecek olumsuzluklara karşı da ayrı bir planımızın olması gerekir. Bakın ne kadar komplike bir durum.

Aktarması kolay mutluluk varken neden bu zorluğu tercih ediyoruz?

Psikolojik Danışman & Aile Danışmanı

Tuba Çavaş

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.