İYİLİK VE KÖTÜLÜK KONUŞUR

Yayınlama: 02.02.2026
A+
A-

Berat Kandilimiz mübarek olsun.

Allah’ım, sen affedicisin, affetmeyi seversin; bizi affet.

Ey merhametlilerin en merhametlisi Allah’ım. Bizlere merhamet et.

Bugün mezarlıkları ziyaret ettim.
Dualarımızı yaptık.
Kalbimizin sesinin en çok duyulduğu yerdeydik.

Peki insan neden mezarlıkta bu kadar çok düşünür?
Çünkü orası sessizdir…
Ve bu sessizlik, insanın içini konuşturur.

Mezarlıklar, görene neden bu kadar çok şey söyler?
Çünkü orada yalan yoktur.
Maskeler düşmüştür.
Söz bitmiş, hayat özetlenmiştir.

Mezardakiler konuşabilse ne derdi acaba?
“Çok planlar yaptık ama buradayız” mı derlerdi?
“Vazgeçilmez sanırdım ama buradayız” mı?
“Bensiz olmaz derdim ama bensiz oluyormuş” mu?
“Biz zulüm ettik, siz etmeyin” mi?
Muhtemelen evet…

Yarınlara erteledikleri iyilikleri mi hatırlatırlardı bize?
“Bir türlü sıra gelmedi” dedikleri merhameti…
Belki de en çok onu söylerlerdi.
Çünkü kötülüğe her zaman vakit bulan insan, iyiliğe gelince hep meşguldür.

“Çok işimiz vardı, acelemiz vardı” derler miydi?
Evet, derlerdi.
Zaman bitmiş, muhasebe başlamıştır artık.

Gazze’de yaktıkları canlar için ne diyorlardır?
Katlettikleri masumlar için…
Masumlara yaptıkları zulümler için ne diyorlardır?

“Kötülük yapmaktan iyiliğe fırsat bulamadık” diye sorarlar mıydı kendilerine?
Belki de sormazlardı…
Çünkü cevaplarını artık biliyorlardır.

Diller neden susar burada?
Çünkü hangi sözün doğru, hangisinin yalan olduğu artık kimseye fayda sağlamaz.

Hak yiyenlerin de bir gün bu sessizliğe geleceğini bilmek…

Adaletin er ya da geç geleceğini bilmek, vicdanı ve inancı olanı rahatlatır; olmayanı ise korkutur.

Kötülükleri saysak bitmez bu dünyada.
Ve evet, dünya gittikçe kötüleşiyor.
Ama mezar taşlarında kötülükler yazmıyor.

Nerede savaşlar?
Nerede entrikalar?
Nerede hesaplar, kinler, hırslar?
Hiçbiri yok.
Sadece bir isim…
İki tarih…
Ve ardında kalanların duası ya da bedduası.

Asıl soru şu:
Mekanımız cennet mi?
Bu sorunun cevabını mezar taşı vermiyor.
Cevabı yaşadıklarımız veriyor.

Bu dünyada iyi olmak neden bu kadar zor?
Çünkü kötülük kolaydır.
Çünkü kötülük alkış bulur.
Çünkü kötülük çoğu zaman kazandırır.

İyi kalabilmek neden daha da zor?
Çünkü kötülük dört bir yandan saldırır.
Çünkü insan her gün yeniden sınanır.
Ne çok nefsinin esiri olmuş insan var artık…
Ama bu çokluk, iyiliği değersiz mi kılar?
Yoksa tam tersine, daha mı kıymetli yapar?

Belki mesele kazanmak değildir.
Belki mesele, kirlenmeden yürüyebilmektir.
Herkesin vurduğu yerde merhameti seçebilmek…
İşte asıl imtihan budur.

İnatla iyi olmak lazım.
İnatla iyi kalmak.
Çünkü mezarlıklar bize şunu fısıldar:
Sonunda herkes susar.
İyilik ve kötülük konuşur.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.