Mutlak bir doğru var mıdır? Psikolojinin, felsefenin çok geçmiş zamanlardan bu yana cevabını aradığı bir konudur. Ben de buradan bakarak bir olay ya da olgu her kesi aynı mı etkiler diye soruyorum? Mesela yaşanılan bir kayıp, geçirilen bir kaza, kaybedilen bir eşya ya da daha basitinden yağan bir yağmur, herkesi aynı mı etkiler? Muhtemelen hayır…
Herkesin olaylara farklı bir bakış açısı ve yaklaşım tarzı vardır. Kimimiz olumsuzluklara karşı daha güçlü durabilirken kimimiz ise hemen yıkılırız. İşte “Psikolojik Dayanıklılık” tam olarak burada devreye girer. Kavram tanımı genel çerçevesiyle ‘ Bireylerin stres, travma, zorluk ya da tehdit karşısında uyum sağlayabilme, yeniden toparlanabilme ve yaşam rutinini yeniden sağlıklı bir şekilde devam ettirebilme kapasitesi’ olarak ifade edebiliriz. Kişi zorluklara karşı mücadele etmesinin yanında bu zorluktan daha da güçlenerek çıkabilir. Eğer psikolojik dayanıklılığı iyiyse… Toplumumuza baktığımızda ise artan intihar ve psikolojik rahatsızlık durumları bireylerin bu alanda zorlandıklarını gözler önüne sermektedir. Peki bu alanı etkileyen faktörler nelerdir? Ya da hangi konuda eksik kalıyoruz da pes edip yaşamımızdan vazgeçiyoruz? Psikolojik dayanıklılık hem kişisel hem ailesel hem de çevresel faktörlerden etkilenir. Bunları biraz daha açacak olursak bizlerin öz yeterlilik algısı, duygu düzenleme becerilerimiz, problem çözme becerilerimiz, olumlu benlik algımız, destekleyici ve kabul edici aile ve sosyal çevremizin olmayışı psikolojik dayanıklılığımızı etkileyen büyük faktörlerdir. Bilimsel araştırmalar bize gösteriyor ki rezilyansı (psikolojik dayanıklılığı) yüksek olan bireylerin zorluklar sonrasında vücut biyolojik ve fizyolojik yapıları daha kolay normal değerlerine dönüyor. Bunca biyolojik ve psikolojik bilimsel kanıt varken bizim bu alana yatırım yapmamamız büyük bir ihmalkarlık. Hem bireysel anlamda hem de aile ve sosyal yaşantımızdaki kişilere destek anlamında üzerimize düşen gereklilikler var. Psikolojik dayanıklılığımızı artırmak! Peki nasıl yapabiliriz? Kendi yapabileceklerimiz arasında hayatımız için amaç belirleme ve anlam bulma, fiziksel egzersiz ve sağlıklı beslenmeye dikkat etme, sosyal ağlarımızı geliştirme, olumlu düşünme becerimizi geliştirme yapılabilir.
Tüm bunlar bir anda gerçekleşebilecek ve rutin haline gelebilecek şeyler değildir. Emek ve istikrar gerektirir. Eğer bizler bireysel anlamda bunu gerçekleştiremiyorsak da hayatımızın daha iyi gelişip değişebilmesi için mutlaka bir uzmandan destek almalıyız. Çünkü biz istediğimiz sürece değişmeyecek ve gelişmeyecek bir şey yoktur. Kendinize inanın!