Bir çocuğun sağlık taramasında ortaya çıkan bir bulgu, bir velinin fark ettiği bir uyarı, bir doktorun küçük bir göz teması… Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin son haftalarda sürdürdüğü faaliyetleri dikkatle izlerken, yapılan etkinliklerin ne kadar büyük bir anlam taşıdığını bir kez daha görüyoruz.
AFSÜ’nün öğretim üyeleri bazen bir anaokulunun küçük sandalyelerinde çocuklarla göz göze geliyor, bazen bir ilkokulun konferans salonunda geleceğin sağlık çalışanlarına ilham veriyor, bazen de hastanenin koridorlarında tıbbi sekreterlerin yüzündeki yorgun tebessümü fark edip onların kıymetini anlatıyor. Bazen de halkın sorularına yüz yüze cevap veriyor.
Her biri, sağlık hizmetinin aslında sadece bir bina içinde değil. Toplumun her katmanında yaşadığı gerçeğini hatırlatıyor.
15 Temmuz Şehitler Anaokulu’nda yapılan sağlık taraması bunun en güzel örneği.
AFSÜ’nün ilgili birimlerinden taramayı gerçekleştiren ekibte, Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Ahmet Afşin Kundak ve Doç. Dr. Ayşe Tolunay Oflu, İnt. Dr. Rida Nur Özaslan ve İnt. Dr. Ayşe Rabia Aydoğan ile Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Ana Bilim Dalından Dt. Huriye İşçi Uluışık yer aldı.
Sağlık taramasında bir Profesör, bir Doçent…… Duyanlar şaşırıyor. Haliyle biz de şaşırıyoruz.
Nasıl olur? Prof. mu gelmiş? Gerçekten mi?
Oluyor işte.
Çünkü burası AFSÜ
Her biri çocukların göz hizasına inerek sağlık taraması yaptı. Bazı çocuklar doktora gitmekten korkar. Bana göre bu uygulama ile çocuklar korkularından uzaklaşabilir.
Erken tanı sadece tıbbi bir kavram değil, aynı zamanda toplum sağlığında bir kültürdür. Anaokulu müdiresi Hülya Teke’nin memnuniyeti ve ailelere verilen bilgilendirmeler, bu kültürün okullara yerleşmeye başladığının işareti.
Prof. Dr. Ahmet Afşin Kundak “AFSÜ’de, toplum sağlığını desteklemeye yönelik bu tür çalışmaları kararlılıkla destekliyor ve sürdürüyoruz” dedi.
————
Tıbbi Sekreterlerin Görünmeyen Yükü
Bir başka gün…
Rektör Prof. Dr. Adem Aslan, tıbbi sekreterlerle bir araya geldi. Çoğu zaman hasta ile sağlık sistemi arasındaki ilk temas noktası olan bu çalışanların değeri genellikle gözden kaçar. Oysa Rektör Aslan’ın dediği gibi, “Tedavinin ilk adımı, hastalarımızı ve yakınlarını karşılayan tıbbi sekreterlerimizin sıcak tebessümüyle başlar.”
“Hastanelerin karmaşık akışı içinde krizleri yönetmek çoğu zaman onların sorumluluğundadır.”
Bana göre düzenlenen etkinlik yalnızca bir kutlama değil, farkındalık çağrısıdır.
Rektör Aslan’ın personelin fikirlerine önem vermesi, iletişim yollarının önünü açması takdir edilecek bir davranıştır.
————–
Geleceğin Sağlık Ordusu ile İlk Temas
Başhekim Doç. Dr. Aydın Balcı’nın TOKİ İlkokulu’nda yaptığı meslek tanıtımı da aynı hikayenin devamı.
Kim bilir, belki o gün salonda oturan çocuklardan biri ileride bir cerrah, bir diş hekimi, bir fizyoterapist ya da bir lider hekim olacak. Balcı’nın sözleri, sadece bir sunum değil. Çocukların zihninde yeni bir yol haritası çizme çabasıdır.
Aslında Bütün Bu Çalışmalar Ne Anlatıyor?
Bütün bu faaliyetlerin ortak bir mesajı var.
Sağlık, sadece hastanede verilen bir hizmet değildir. Sağlık okulda, evde, iş yerinde, toplumla temas edilen her yerde inşa edilir.
Bana göre AFSÜ’nün bu çok yönlü yaklaşımı, sağlık hizmetinde yeni bir bakış açısını işaret ediyor.
Bir gün minik çocuklarla göz teması kurmak, ertesi gün tıbbi sekreterlere hak ettikleri değeri göstermek, başka bir gün öğrencilere geleceğin mesleklerini anlatmak… Bunların her biri, sağlığa bütüncül bakmanın adımlarıdır.
Toplum sağlığına dokunan her küçük hareket geleceğe bırakılan büyük bir mirastır.
Bana göre en önemlisi şu.
İletişim, sağlık hizmetinin görünmez ana damarıdır.
Şeffaflık, sıcaklık, samimiyet… Bunlar koruyucu sağlık hizmetlerinin de, hasta memnuniyetinin de, geleceğin sağlık çalışanlarının yetişmesinin de temelidir.
Bugün yapılanlar, yarının daha sağlıklı bir toplumunu şekillendiriyor.
Ve görünen o ki AFSÜ, bu konuda kararlı bir duruş sergiliyor.