Afyon’a gelen her bakan aynı değil. Kimi gelir toplantıya katılır, oteline geçer ve Ankara’ya döner. Ama siyasetin içinden gelen, teşkilatı bilen, halkla iç içe yetişen bakan öyle yapmaz:
Sahaya iner, millete gider, programın her dakikasına uyar.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un Afyon ziyaretinde tam olarak bunu gördük. İl Başkanı Av. Turgay Şahin’in hazırladığı yoğun programın tamamına eksiksiz katılan Tunç, son yılların en hareketli bakan temposunu sergiledi.
Bakanın Afyon ziyaretinin bize gösterdiği çok önemli bir şey var: Teşkilattan, siyasetten gelen bakan ile bürokrasiden gelen, atanmış bakan arasındaki fark.
Ne demek istediğimi şöyle açıklayayım:
Son dönemde Afyon’a birçok bakan geldi; Sağlık Bakanı, Millî Eğitim Bakanı ve Adalet Bakanı… Bu üç bakan arasındaki farkı fark ettiniz mi?
Atanmış bakanlar sadece gelip toplantıya katıldı, belki kısa bir valilik ziyareti yaptı, otelde konaklayıp Ankara’ya döndüler.
Ama siyasetin içinden gelen, örgütten yetişen, dört dönem milletvekilliği yapmış Adalet Bakanı Yılmaz Tunç öyle yapmadı.
AK Parti İl Başkanı Av. Turgay Şahin’in önüne koyduğu tüm programa fazlasıyla katıldı.
HSK yıl sonu değerlendirmesi için bir gece önceden geldi. Gece karanlığında İl Başkanı ve milletvekilleriyle bir araya geldi. Ertesi gün sabah–öğle arası yoğun toplantı trafiğini yürüttü.
Cuma namazı için Paşa Camii’ne gitti. Çıkışta üç cenaze vardı; cenaze sahiplerine tek tek taziyede bulundu, ardından cenaze namazına da katıldı.
Daha sonra İl Başkanı Turgay Şahin ile birlikte AK Parti İl Binasına geçti; il yönetimi, belediye başkanları ve partililerle toplantılar yaptı.
Bitti mi? Hayır. Ardından merkez ilçe, kadın kolları ve gençlik kollarıyla da bir araya geldi.
Sonrasında Adliyeye geçti; hâkim ve savcılarla toplantı yaptı.
Yeni adliye binası, kapanan ilçe adliyeleri, ilçelere yapılması planlanan yeni adliyeler hakkında bilgi aldı; anında çözüm üretip görevlendirmeler yaptı.
Yetmedi, Afyon Baro Başkanı Av. İpek Yılmaz ve yönetimiyle görüştü, taleplerini dinledi.
Bitti mi?
Hâlâ bitmedi.
Akşam karanlığında bakanı Frigya’nın kalbi Ayazini’ne götürüp bölgeyi gezdirdiler; esnafla buluşturdular. Benim takip edebildiğim program bu kadar. Kim bilir arada daha neler oldu…
Bu tablo bize çok net bir şey gösterdi:
Siyasetten, teşkilatın içinden ve halkın arasından gelen bakan ile yalnızca atanmış bürokrat kökenli bakan aynı olmuyor.
Atanmış bakan sadece Cumhurbaşkanına bağlı kalırken, siyasetten gelen bakan; bakan da olsa il başkanına uyum sağlıyor. Çünkü il başkanı, bulunduğu ilde Genel Başkanı ve partiyi temsil ediyor. Bu nedenle siyaset kökenli bakanlar, programlarını il başkanıyla yürütüyor.
İşte tam da bu yüzden, AK Parti İl Başkanı Av. Turgay Şahin, Adalet Bakanının canını çıkaracak kadar yoğun bir program hazırladı ve Bakan Tunç da bu programın tamamına istisnasız katıldı.
Bu yoğun programda önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, milletvekilleri İbrahim Yurdunuseven, Ali Özkaya ve Hasan Arslan’ın da yer aldığını belirtelim.
Kısacası;
Seçilmiş, tabandan gelen siyasetçinin sıcaklığı ile atanmış bakanın soğuk bürokratik yaklaşımının aynı olmadığının en bariz örneğini yaşadık.
Bu nedenle diyorum ki:
Turgay Şahin, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un canını çıkardı!