
Toplumların geleceği, gençlerin zihninde filizlenen değerlerle şekillenir. Bu nedenle her bir buluşma, her bir dokunuş, yarının dünyasına bırakılan bir iz niteliği taşır.
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Başhekimi Doç. Dr. Aydın Balcı’nın Şehit Şükrü Karadirek Ortaokulu öğrencileriyle gerçekleştirdiği buluşma da işte tam olarak böyle bir iz taşıyor.
Balcı’nın sözlerinde yalnızca hekimlik mesleğinin incelikleri değil, bir toplumun nefes aldığı topraklara duyduğu sorumluluğun da derin yansımaları vardı. Hekimlik, onun tanımıyla bir mesleğin çok ötesinde; insana, topluma ve yaşadığımız çevreye adanmış büyük bir vazife… Sağlığı yalnızca klinik sınırların içerisinde aramayan bir bakış bu. Çünkü doğanın sağlığı bozulduğunda, insanın sağlığı da sarsılıyor. Suyun berraklığı, havanın temizliği ve toprağın bereketi, toplum sağlığının görünmez ama kritik temellerini oluşturuyor.
“Yeşil Vatan” yalnızca kulağa hoş gelen bir slogan değil. Su kaynaklarının korunmasından ormanların akılcı yönetimine, geri dönüşüm farkındalığından iklim değişikliği bilincine kadar geniş bir sorumluluk alanı. Başhekim Balcı’nın gençlere aktardığı bu yaklaşım, geleceğin hekimlerine, mühendislerine, öğretmenlerine, yani yarının karar vericilerine bir hatırlatmaydı. Sağlıklı toplum, sağlıklı çevrenin gölgesinde yeşerir.
Bana göre öğrencilerin merakla yönelttiği sorular, aslında umut veren bir işaret niteliğinde. Çünkü sorgulayan her zihin, daha iyi bir dünyanın kapısını aralar. Küçük yaşta kazanılan çevre bilinci ise zamanla büyüyerek toplumun geneline yayılır ve gerçek değişim işte o zaman filizlenir.
Bugün atılan küçük adımlar, yarının güçlü adımlarının habercisidir. Enerjiyi tasarrufla kullanmak, yeşil alanlara sahip çıkmak, doğaya karşı duyarlı bir tavır geliştirmek… Bunların her biri geleceğe bırakılacak en kıymetli mirastır.
Unutmayalım… Sağlıklı bir toplum ile sürdürülebilir bir çevre birbirinden ayrı düşünülemez iki temel unsurdur. Doç. Dr. Aydın Balcı’nın gençlere aktardığı mesajlar, yalnızca bir sohbetin değil, geleceğe yön veren bir vizyonun ifadesidir.
Bana göre belki de en önemlisi, bu vizyonun genç zihinlerde karşılık bulduğunu görmek, yarınlara dair umutlarımızı tazeleyen en güçlü işarettir.
