Biliyorum, başlangıçlar hep sıkıntılıdır. Yeni bir işe başlamak, kurgulayarak ve üzerinde düşünerek verilen bir kararı eyleme geçirmek her zaman ve zeminde zordur. Bu, konuda başkalarının adına karar vermek istemem ama benim için zor olanın, herkes için de zor olduğu kanısındayım.
Başlangıcın kendisi zaten yeniliği çağrıştırır. Yeni olan ise çoğu zaman kaygı ve belirsizlik duygularını beraberinde getirir.
“Başlanabilecek mi?”, “Başlangıç nasıl olacak?”, “Yeterli kaynak var mı?”, “Konfor alanını terk etmeye değer mi?”, “Hangi engellerle karşılaşılacak?” ve “Engelleri aşmak için gerekli sebat gösterilebilecek mi?” gibi sorular, bu kaygının en belirgin göstergelerindendir.
Yeni bir başlangıç yapmak zaten başlı başına zorlu bir süreçtir. Buna bir de haber sitesi kurmanın getirdiği karmaşa eklenince, işin ne kadar çetrefilli olabileceğini varın siz tahmin edin.
Usta gazeteci Ömer Mazi ve arkadaşlarının Starafyonhaber.com adlı yeni bir haber sitesi kurma sürecinde olduklarını biliyordum. Tecrübeleri, birikimleri, kültürel donanımları ve olaylara bakış açılarını düşündüğümde, başarılı olacaklarına yürekten inanıyordum. Ben de bu oluşuma zaman zaman destek verebileceğimi ilettim.
Bana, “Haftada bir defa yazı yazabilir misin?” diye sordular. “Tabii ki, olur,” dedim. Böylece ben de bu anlamlı başlangıcın bir parçası oldum.
Zaman zaman farklı dergi ve gazetelerde yazılar kaleme aldım. Her biri benim için ayrı birheyecandı. Ancak logosunun altında “Tarafsız ve ilkeli haberin adresi” mottosunu taşıyan starafyonhaber sitesi beni daha da çok heyecanlandırıyor. Günümüzün siyasi, ekonomik ve sosyal şartlarında tarafsız ve ilkeli kalmanın neredeyse imkânsız olduğunu düşündükçe, bu heyecanım daha da katmerleniyor.
İlkeli olmak, etik değerlere bağlı kalmayı gerektirir. Kişisel ahlak kadar, gazetecilik etiğine bağlılık da vazgeçilmezdir. Tarafsızlık, gazeteciliğin temel ilkelerinden biridir. Ancak hiçbir insanın tamamen tarafsız ve bütünüyle objektif olabileceğine inanmıyorum. Bu kanaatimi, sosyolojik ve psikolojik birçok araştırma da desteklemektedir. Yine de bazı gazetecilerin, inançlarını, aidiyetlerini ve duygularını geri planda tutarak gerçeklerden sapmadan işlerini hakkıyla yaptıklarına da tanık oldum.
Yazılarımda sosyoloji, psikoloji, felsefe, edebiyat ve sanat gibi alanlara odaklanmak istiyorum. Bu konularda ilkeli ve tarafsız kalmak, özellikle yerel siyaset gibi alanlara göre çok daha mümkün.
Bu yazının kaleme alınması, köşemde yayımlanması ve siz değerli okuyucularla buluşması, artık başlangıç aşamasını geride bıraktığımızın bir göstergesidir. Asıl zorluğu geride bıraktığımıza göre, bu yolculuğun siteye, bana ve siz değerli okuyucularıma hayırlar getirmesini dilerim.