İçimizdeki Öküze “Oha” Diyelim

Yayınlama: 19.04.2026
A+
A-

Son zamanlarda okullarda yaşanan saldırılar…
Bir öğrenci arkadaşına, bir genç öğretmenine, bir insan başka bir insana nasıl bu kadar öfkeyle yürüyebilir? Nasıl eline şiddeti alıp sınıfa, koridora, okul bahçesine taşıyabilir?
Asıl soru şu:
Bu öfke bir anda mı doğuyor, yoksa yıllardır içimizde büyüttüğümüz karanlığın sonucu mu?
Sigmund Freud insan ruhunu anlatırken üç kavramdan söz eder: id, ego ve süperego.
İd, insanın ilkel yanıdır; ister, arzular, beklemez.
Ego, denge kurmaya çalışır.
Süperego ise vicdanı, ahlakı ve doğruyu temsil eder.
Bugün birçok insanın içinde id bağırıyor, ego ona yol açıyor, süperego ise susturuluyor.
Bir öğrenci düşünün…
En küçük eleştiride öfkeleniyor.
İstediği olmayınca saldırganlaşıyor.
Sabretmiyor, düşünmüyor, sonuç hesaplamıyor.
Çünkü içindeki “hemen şimdi” isteyen taraf büyümüş, “dur ve düşün” diyen taraf küçülmüş.
Freud’un teorisini bugüne uyarlarsak mesele tam da budur:
İçimizdeki ilkel dürtüler terbiyesiz kaldığında, eğitimli görünen ama kontrolsüz insanlar ortaya çıkar.
Ama hâlâ çocukların sadece akademik başarısı önemliyse sizin için, dönüp önce kendi ahlakınızı sorgulayın.
Elbette başarısız çocuk yetişsin demiyorum.
Ama önce ahlak diyorum.
Çünkü matematik sonradan öğrenilir…
Fizik sonradan öğrenilir…
Yabancı dil de öğrenilir.
İnsan kaç yaşına gelirse gelsin formül ezberleyebilir.
Ama ahlak, saygı, vicdan, utanma duygusu ve insan olma terbiyesi zamanında verilmelidir.
Tarih de böyledir.
Geçmişini bilmeyen, bedel ödeyen nesilleri tanımayan, değerlerin nasıl kurulduğunu öğrenmeyen bir çocuk; elindeki imkânın kıymetini de bilemez.
Biz ise yıllardır çocuklara not sorduk ama karakter sormadık.
Kaç net yaptın dedik, kimi incittin demedik.
Hangi okulu kazandın dedik, hangi değeri kaybettin diye sormadık.
Sonra şaşırıyoruz:
Neden gençler tahammülsüz?
Neden küçücük tartışmalar büyük şiddete dönüşüyor?
Neden okul gibi güvenli olması gereken yerlerde korku konuşuluyor?
Çünkü içimizdeki öküze yem verdik.
Oysa medeniyet, insanın içindeki id’i serbest bırakması değil; onu akıl ve vicdanla yönetebilmesidir.
Ego görevini yapmalı, dürtü ile ahlak arasında denge kurmalıdır.
Bir okul sadece sınav yapılan yer değildir.
Bir okul; karakterin, saygının, öfke kontrolünün ve birlikte yaşamanın öğrenildiği yerdir.
Çocuklara yalnızca başarıyı öğretir, insan olmayı öğretmezsek;
yüksek puanlı ama düşük vicdanlı bireyler yetiştiririz.
Artık içimizdeki öküze “oha” deme vakti geldi.
Yani dur deme.
Yani haddini bil deme.
Yani öfkenin dizginini çek deme.
Yoksa en parlak zekâ bile, terbiyesiz bir karakterin elinde felakete dönüşebilir.

Sibel ŞENOCAK

MOBİL REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.