Bu yazıyı Cumartesi günü kaleme almıştım. Tam da o gün, AK Parti İl Başkanlığında İGM başkanlığı için adayların teke indirilmesi amacıyla İGM üyeleriyle bir toplantı düzenlendi. Aldığım bilgilere göre eski başkanla devam kararı alınmış. AK Parti teşkilatının makul davranabileceğini beklerdim; ancak makuliyetin, taraftarlık ve farklı ilişkiler uğruna feda edildiğine şahit olacağız sanırım.
Her şey, Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı için düşük profilli adaylar gösterilmesiyle başladı. AK Parti’nin Afyonkarahisar’daki gerilemesi de bu süreçte hız kazandı. Düşük profilli başkan olan Mehmet Zeybek aday gösterilmedi; ancak yerine yine düşük profilli, AK Parti’li bir aday gösterildi. O da beklenen sonucu vermedi.
Dolayısıyla Afyonkarahisar Belediye Başkanlığını kaybeden AK Parti’nin, ilde kendini gösterebileceği tek alan Özel İdare kaldı.
Bir önceki dönemde İl Genel Meclis Başkanı, geçmişi, birikimi ve karizmasıyla profili oldukça yüksek olan Burhaneddin Çoban’dı. Bu yönüyle hem belediyedeki profil düşüklüğünü hem de il yönetimindeki etkisizliği domine edebiliyordu.
Bu dönemde ise Burhaneddin Çoban’ın yokluğu; belediye başkanlığında Burcu Köksal gibi iddialı ve karizmatik bir ismin bulunmasıyla birlikte, Adalet ve Kalkınma Partisi açısından önemli bir eksiklik olarak ortaya çıktı.
Bu durum, bir süre vali Kübra Güran Yiğitbaşı ile dengelenmeye çalışıldı; ardından AK Parti İl Başkanlığına getirilen Turgay Şahin ile telafi edilmek istendi. Ancak her iki hamlenin de tam anlamıyla çözüm olduğunu söylemek güç.
Vali Hanım’ın İçişleri Bakanlığı Bakan Yardımcılığına tayin edilmesinin ardından, bütün yük Turgay Şahin’in üzerine kaldı.
Bu yükü hafifletecek ve dengeleyecek en önemli alan ise İl Genel Meclis Başkanlığıdır. Bu göreve getirilebilecek isimler arasında, en profilli figür olarak Semai Kaya öne çıkmaktadır.
Peki, neden Semai Kaya?
Partinin kuruluşundan bu yana teşkilatın hemen hemen her kademesinde yöneticilik yapmış ve bu görevlerde önemli başarılar elde etmiştir.
Özellikle Merkez İlçe Başkanlığı döneminde, hem merkezde hem de belde beldelerinde elde edilen seçim başarılarının mimarlarından biri olmuştur.
İl başkan yardımcılığı sürecinde ise tarafsız, olgun ve makul duruşuyla il yönetimi içinde bir denge unsuru hâline gelmiştir.
Daha sonra belediye meclis üyeliği sırasında, hizmetin nasıl üretileceği ve halka nasıl ulaştırılacağı konusunda ciddi bir tecrübe kazanmıştır.
Hem ilçe başkanlığı hem de il başkan yardımcılığı görevleri boyunca, merkeziyle, ilçeleriyle ve köyleriyle tüm Afyonkarahisar’ı yakından tanıma imkânı bulmuştur.
Dolayısıyla mevcut İl Genel Meclis Başkanlığı için de, diğer adaylara kıyasla bu göreve layık olduğu yadsınamaz bir gerçektir.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 verilerine göre Afyonkarahisar il genelinin nüfusu 751.808 olarak açıklanmıştır. Bu nüfus, Afyonkarahisar’ın ilk yerel seçimlerde büyükşehir olma şartını sağladığını göstermektedir.
Büyükşehir statüsüne kavuşulması hâlinde, her ilçe, belde ve köy seçmeni büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin kaderini doğrudan etkileyecektir.
Bu çerçevede, İl Genel Meclisi Başkanlığı için Semai Kaya’nın uygun bir tercih olacağı kanaatini taşıdığımı ifade etmek isterim.
Her şey ortaya konulup değerlendirildiğinde, İl Genel Meclisi Başkanlığı için Adalet ve Kalkınma Partisi açısından en makul ve en gerekli adayın Semai Kaya olduğu görülmektedir.
Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanlığının ve oy kullanacak İl Genel Meclisi üyelerinin, makul olanı göz önünde bulundurarak hareket edip Semai Kaya’nın başkan seçilmesini sağlayacaklarını tahmin ediyorum.
Not: Adalet ve Kalkınma Partisi’nin üç milletvekilinin, hem sahada hem de Afyonkarahisar seçmeni nezdinde istenilen etkiyi ve sempatiyi oluşturamadığı da bir gerçektir. Bu hususun da ilgililer tarafından dikkate alınması gerektiği kanaatindeyim.
İlginç bir değerlendirme. Kokuşmuş tavada ne pişir sen nafile ağıztadıyla yenmez çöp olur. Malzemeye de, emeğe de yazık olur.