Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Resul Sündük: Ahmetpaşa Belediyesi, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesine on tekerlekli sandalye bağışladı. Bu güzel örneğin dışında, MHP’li 17 belediyenin sosyal belediyecilik kapsamında yürüttüğü başka çalışmalar var mı?
Ahmet Kahveci: Belediyelerimiz altyapı hizmetlerinin yanında sosyal belediyecilik alanında da ciddi çalışmalar yürütüyor. Ahmetpaşa Belediye Başkanımıza yaptığı bağış için teşekkür ediyorum; benzer bir destek başka bir hastaneye de yapılacak.
Pandemi döneminde MHP’li belediyelerimiz kendi ürettikleri maske ve dezenfektanları dağıttı. Aşevlerimizde hazırlanan yemekleri evinden çıkamayanlara ulaştırıyoruz. Gıda paketleri ve başka yardımlar da yapılıyor; ancak yardım alan insanı teşhir etmeyi doğru bulmadığımız için bunları basına yansıtmıyoruz. Yaşlılarımızın ve dar gelirli öğrencilerimizin ulaşımını sağlıyoruz. Kısacası MHP’li belediyeler, doğumdan ölüme kadar hayatın her anında vatandaşımıza dokunuyor.
Ömer Mazi: Son yerel seçimlerde Şuhut gibi AK Parti açısından önemli bir ilçeyi ve uzun süredir başka partilerin yönetiminde bulunan Gömü’yü kazandınız. Adayları nasıl belirlediniz, başarının arkasındaki strateji neydi?
Ahmet Kahveci: Aday belirleme çalışmalarına seçimden bir yıl önce başlıyoruz. İlk ölçümüz şudur: Allah’tan korkan, kuldan utanan; çalmayacağına ve düzgün çalışacağına inandığımız bir insan mı? Böyle birini bulduğumuzda aday olması için gayret ediyoruz.
Vatandaş bir süre sonra yalnızca yatırımı değil; kendisine dokunan, kendisini dinleyen bir yönetici arıyor. Bolvadin’de belediyenin ekmeği düşük fiyattan sunması, Sinanpaşa’da sosyal alanlar kazandırılması, Şuhut’ta spor salonlarının Cumhur İttifakı gücüyle yeniden yapılması bütçeyi verimli kullanmamızın sonucudur.

Tuğba Çavaş: Afyonkarahisar’ın ekonomik olarak kalkınması için yerelde somut olarak neler yapılabilir? Bir tarafta büyük servet sahipleri, diğer tarafta ekmek kuyruğunda bekleyenler var. Bu farkı azaltmak için ne önerirsiniz?
Ahmet Kahveci: Ne dar gelirlileri hakir görelim ne de zenginlere düşmanlık yapalım. Mesele, işçi ve işverenin birbirinin emeğine ve yatırımına iyi niyetle bakabilmesidir. Küresel gelişmeler, petrol ve enerji fiyatları üretimin her kalemini etkiliyor. Üstelik 11 ilimizi vuran devasa bir deprem yaşadık ve bunun ekonomiye ciddi maliyeti oldu. Bugün emeklinin ve asgari ücretlinin zorlandığını kabul etmek gerekir.
Diğer yandan Afyonkarahisar’da tarım ve mermer sektöründe çalışacak iş gücü bulmakta zorlanıyoruz. Gençlerimiz masa başı iş ve daha rahat bir yaşam istiyor. Oysa şehirlerin bütün mesleklere ihtiyacı vardır. İnsan, bulunduğu alanda emek verip işini en iyi şekilde yapmaya çalışmalıdır.
Hüseyin Bay: Sayın Devlet Bahçeli’nin terörün sona ermesi ve toplumsal barışın sağlanmasına ilişkin çıkışını nasıl değerlendiriyorsunuz? Gazeteciler ve yazarlar size destek oluyor mu, ittifak ortağınız AK Parti’den yeterli desteği görüyor musunuz?
Ahmet Kahveci: Siyaset, kişilere makam sağlamak için değil; toplumun 50 yıllık kronik sorunlarını çözmek için yapılır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin çıkışı, elli yıllık silahlı mücadelenin ardından farklı ve kalıcı bir çözüm üretme kararlılığıdır. Karşımızda küresel güçlerden silah ve lojistik desteği alan bir terör örgütü var ve Türkiye bu prangadan kurtulmalıdır.
Geçmişte Cumhurbaşkanlığı seçiminde bir araya gelenler suçlanmazken; bugün MHP, sırf terör bitsin, ekonomi rahatlasın, analar ağlamasın dediği için terör örgütüyle yan yana gösterilmeye çalışılıyor. Bu büyük bir haksızlıktır.
İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın tutumları önümüzdeki yıllarda bölgesel gerilimlerin artacağını gösteriyor. Böyle bir ortamda dış tehditlere karşı güçlü durabilmek için iç kalemizi, birlik ve kardeşliğimizi tahkim etmek zorundayız. Kürt kardeşlerimiz ile PKK’nın ayrı olduğunu açıkça gösterdik.
Süreçteki kırmızı çizgilerimiz nettir: Anayasa’nın ilk dört maddesine dokunulmayacak, üniter yapı bozulmayacak, toprak verilmeyecek, bayrak inmeyecektir. Suç işleyenler cezasını çekecektir.

Ömer Mazi: Terör örgütünü destekleyen dış güçleri, Çanakkale’nin ve Kurtuluş Savaşı’nın rövanşını almak isteyen çevreler olarak da değerlendirebilir miyiz?
Ahmet Kahveci: Elbette dış güçlerin ülkemiz üzerine hesapları var. “Terör bitsin” demek örgütü meşrulaştırmak değildir. Türkiye’nin kararlı tutumu Suriye ve İran’ın bölünme planlarını bozmuştur. Terör bittiğinde harcanan devasa kaynaklar ekonomiye, emekliye ve gençlere aktarılacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın sahiplenmesiyle bu konu bir devlet politikası hâline gelmiştir. MHP olarak burada hiçbir oy hesabı yapmıyoruz.
Hüseyin Bay: Bu konuda basından yeterli desteği görüyor musunuz?
Ahmet Kahveci: Hayır, yeterli desteği gördüğümüzü düşünmüyorum. Basının ve köşe yazarlarının bu sürecin ülkeye sağlayacağı faydaları doğru analiz edip halka anlatması, vatandaşın zihnini berraklaştırması gerekir. Sanki bütün terör suçluları serbest bırakılacakmış gibi yanlış bir algı oluşturuluyor. Bu mesele yalnızca MHP’nin değil, bütün Türkiye’nin meselesidir.
