NEYİ BÜYÜTÜRSEN O ÇOĞALIR..

Yayınlama: 31.07.2026
A+
A-

Genellemeler… Belki de çağımızın en büyük düşünce hatası.
Doğru olmadığını bildiğimiz hâlde, hayatımızın bir parçası hâline getirdik. Artık insanları “insan” oldukları için değil; meslekleriyle, inançlarıyla, giyinişleriyle, düşünceleriyle ya da dış görünüşleriyle değerlendiriyoruz. Sonra da tek bir kişinin davranışını, ait olduğunu düşündüğümüz bütün bir topluluğa mal ediyoruz.
Bir doktor hastasına ilgisiz davrandığında “Doktorların hepsi böyle…” diyoruz. Örtülü bir kadın yanlış yaptığında “Bütün örtülüler aynı…” hükmünü veriyoruz. Oysa hata, mesleğin ya da kıyafetin değil; insanın hatasıdır. İyi de kötü de önce kişiseldir.
Son yıllarda en hızlı gelişen kültürlerden biri ne yazık ki linç kültürü oldu. Bir yanlışın etrafında dakikalar içinde binlerce insan toplanabiliyor. Peki neden?
Bence bunun temelinde, mutsuzluğu ve olumsuzluğu normalleştirmiş olmamız yatıyor. Güzeli görmek yerine kusuru arıyor, başarıyı alkışlamak yerine hatayı büyütüyoruz. Bir doktor hayat kurtardığında günlerce konuşmuyoruz ama küçük bir ihmal olduğunda bütün meslek grubunu yargılamaktan çekinmiyoruz.
Belki de bunun kökleri çocukluğumuza kadar uzanıyor.
Birçoğumuz övülerek değil, eleştirilerek büyüdük. “Ben seni övmeyeyim, başkaları övsün.” cümlesini sık duyduk. Başarılarımız sessizce geçiştirildi; hatalarımız ise çoğu zaman başkalarının yanında dile getirildi. Bunun adına terbiye denildi. Oysa takdir de eğitimin bir parçasıdır. İnsan, değer gördüğü yerde daha iyi olmaya çalışır.
Takdir etmek sadece karşımızdakini mutlu etmez; takdir edenin de gönlünü güzelleştirir. Çünkü insan neyi büyütürse hayatında onu çoğaltır. Sürekli kötülüğü konuşursanız kötülük gözünüze daha çok görünür. Sürekli iyiliği konuşursanız, iyilikler çoğalmaya başlar.
Elbette yanlışları görmezden gelmeyelim. Ama bir kişinin hatasını milyonlara yüklemeyelim. İnsanları etiketleriyle değil, karakterleriyle değerlendirelim. Çünkü adalet, genellemeyle değil; hakkaniyetle başlar.
Bugün bu düşüncelerle, ülkemiz adına gurur verici bir başarıya da değinmeden geçmek istemiyorum. Türkiye’de ilk kez anne karnındaki bir bebeğin omurgasının onarılmasını başarıyla gerçekleştiren Hacettepe Üniversitesi’nin kıymetli doktorlarını ve emeği geçen tüm sağlık ekibini canı gönülden tebrik ediyorum.
İşte konuşmamız, paylaşmamız ve çoğaltmamız gereken haberler bunlar. Çünkü iyilik anlatıldıkça umut büyür, başarı takdir edildikçe çoğalır.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.