
Fevzi Şen “Bana göre Afyon insanı; cesaretini Kocatepe’den, gücünü Afyonkarahisar Kalesi’nden, çalışkanlığını Afyon mermerinden, sıcak kalpliliğini şifalı sularından, saflığını ve merhametini kaymağından, bereketini ise alın teriyle yapılan sucuk ve pastırmadan, rengarenkliğini de lokumlarından alır. Afyon’da doğsan da doğmasan da, eğer bu şehirde doyuyorsan sevdan olur Afyon… Bu şehir için atar yüreğin…”
———-
TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, Meclis’te yaptığı konuşmada “Marka Şehir Afyonkarahisar”ı anlattı. Konuşmasında benim kaleme aldığım Gönlümdeki Marka Şehir başlıklı köşe yazımdan da bahsetti.Değerli büyüğümüz merhum Osman Attila’yı da anarak kıymetli ifadelerde bulundu.
Vekilimiz Sayın İbrahim Yurdunuseven’e teşekkürlerimi sunuyorum.
Şimdi siz değerli okuyucularımıza, Gönlümdeki Marka Şehir köşe yazımı ve Sayın Vekilimizin TBMM’de “Marka Şehir Afyonkarahisar”ı anlattığı konuşmayı aktarıyorum.
GÖNLÜMDEKİ MARKA ŞEHİR
“Afyonkarahisar kent markalama ve tanıtım stratejisi” toplantısı yapıldı. Toplantıda konuşan Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, kenti “geçilen değil, gelinen ve keşfedilen bir şehir” haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Yiğitbaşı, şehir markasının Valilik tarafından tek başına değil; belediyeler, üniversiteler, sivil toplum, basın ve gençlerin katılımıyla birlikte yönetileceğini vurguladı. Şehrin hikayesi birlikte yazılacak, sahiplenecek, büyütülecek.
Afyonkarahisar’ın tanıtım marka sloganları oluşmaya başladı. Bazıları şunlar:
“Varış Noktası Afyonkarahisar”,
“Kal Bu Şehirde”,
“Anadolu’nun Kalbi Afyonkarahisar”
AFYONKARAHİSAR
Bana göre Afyon insanı, cesaretini Kocatepe’den, gücünü Afyonkarahisar Kalesi’nden, çalışkanlığını Afyon mermerinden, sıcak kalpliliğini şifalı sularından, saflığını, merhametini kaymağından, bereketini alın teriyle yaptığı sucuk ve pastırmadan, rengarenkliğini lokumlarından alır. Afyon’da doğsan da doğmasan da eğer bu şehirde doyuyorsan sevdan olur Afyon… Bu şehir için atar yüreğin…
İŞTE AFYONKARAHİSAR ANADOLU’NUN BULUŞMA NOKTASI
Anadolu’nun kavşağındasın; İstanbul’dan Antalya’ya, Ankara’dan İzmir’e uzanan yolların tam ortasında Afyonkarahisar. Burası yalnızca bir kavşak değil, buluşmaların, hikayelerin, geçmişin ve geleceğin kesiştiği bir şehir.
Bir mola verdin. Kahveni yudumluyorsun, Afyon lokumuyla tatlanıyor. Kafanı kaldırdığında Karahisar Kalesi seni izliyor..
KARAHİSAR KALESİ
Asırlardır dimdik ayakta, şehri gözetiyor. Keşke bir kamerası olsaydı da tüm hikayeleri kaydedebilseydi… Kim bilir kaç gözyaşı, kaç sevinç, kaç mücadele saklı bu taşların arasında.
Merakın seni kaleye doğru çeker. Kaleye çıkarsın. Afyon’u seyredersin. Duygularını tarif edemezsin. Şehrin gücünü simgeleyen Afyon Kalesi. Binlerce yıldır şehre bakan bu kale, sadece bir taş yığını değil, medeniyetlerin nöbetçisidir adeta. Her dönem başka bir kültür, başka bir medeniyet gelip geçmiştir ama kale hep oradadır; sabırla, dimdik ve bilge bir sessizlikle… Her bir taşında geçmişin fısıltısı, her bir basamağında tarihin nefesi vardır.
KOCATEPE …
Rüzgarın uğultusunda, Kocatepe’den gelen Şehit Mehmetçiğin sesi kulağına fısıldar.
Cesaretini Kocatepe’den alır; tarih boyunca nice kahramanlıkların, dönüm noktalarının sessiz tanığıdır. Şehrin ufkunda hala o büyük mücadelenin izleri dolaşır. Bu topraklar bir kez daha dirildi o günde. Afyon, sadece bir şehir değil; bir milletin yeniden doğduğu yer olarak tarihe kazındı. Rüzgarın uğultusunda, Kocatepe’nin ruhu hala dolaşıyor şehirde. Şehit Mehmetçiklerin sesi, Afyon’un her köşesinde yankılanıyor; her taş, her tepe bu sesi saklıyor.
HAŞHAŞ…
AFYON’UN RENGİ MOR BEYAZ
Afyon’un tarlalarını mor, beyaz çiçekler kaplar. . Haşhaş… Hem güzel hem güçlüdür. Tatlıya, böreğe, yettiği kadar. Azı şifa, fazlası hastalık verir.
FRİGYA VADİSİ – AYAZİNİ HUZUR BULURSUN
Frigya Vadisi , Ayazini’de taşlara kazınmış geçmişin izlerine oturur, yaşanmış hikayeleri dinlersin. Belki bir gün senin hikayeni dinleyecek bir turist de oturur bu taşların dibine .Nefesini derinden uzun uzun çekersin huzur bulursun.
AKDAĞ
Doğa ise göz kamaştırır: Akdağ’ın serin ormanları, Emre Gölü’nün sakinliği, Buzluk Mağarası, Eber Gölü… Sultandağı kiraz bahçeleri, Çay vişne bahçeleri, Şuhut patetes tarlaları, Emirdağ yılkı atları.. Geleneksel konaklar, tarih kokan camiler…
ŞİFA ŞEHRİ
Yorulduğunda bir otelde konaklarsın; termal sular ve çamur banyoları bedeni ve ruhunu arındırır. Sandıklı’dan Gazlıgöl’e, İhsaniye’den Ömer-Gecek’e uzanan oteller modern konforu doğanın şifasıyla birleştirir. Afyonkarahisar’ın şifası ise yerin altından gelen sıcaklığıyla termal sularındadır. Şifa arayanların yüzyıllardır durak noktası olan bu sular, hem insanı hem de ruhunu dinlendirir. Belki de Afyon insanının sıcak kalpliliği biraz da bu doğal şifadan gelir.
LEZZETİN UNESCO ADRESİ
Kaymak, sucuk, lokum, pastırma ve haşhaş… Afyon’un mutfağı, UNESCO Gastronomi Şehri unvanıyla taçlanmıştır. Her tat, şehrin kültürünü ve tarihini hissettirir. Ve elbette Afyon’un damağımızda yer eden tatları… Pastırması ve sucuğu, bu şehrin alın terinin, üretiminin ve ustalığının en leziz temsilcileridir. Yolunuz Afyon’a düşmese bile bu tatlar mutlaka yolda sizi bulur.
HER TAŞTA, HER KİLİMDE BİR HİKAYE
Her kilim bir hikaye taşır. Her mermer parçası geçmişi saklar. Çalışkanlığını mermerinden alır bu şehir. Dünya çapında ün kazanmış beyaz mermeri, Afyon halkının emeğini, sabrını ve işçiliğini anlatır adeta. Beyaz İnci Afyon mermeri sarayları, konakları süsler. El emeği göz nuru Bayat Kilimleri… Hepsinde bir hikaye, bir anı saklıdır.
Afyonkarahisar… Tarih ve doğa, lezzet ve şifa, geçmiş ve gelecek arasında bir köprüdür. Sessizliğiyle konuşur, rüzgarıyla hatırlatır, tadıyla sarar seni. Burada sadece bir şehir gezmezsin; ruhun da yolculuk yapar.
Afyonkarahisar, cesaretle şifayı, bereketle tarihi harmanlayan nadide bir şehir… İçinden geçmek yetmez; dinlemek, hissetmek ve yaşamak gerekir.
Bana göre “gönlümdeki marka şehir Afyon” bir gün dünya marka şehirleri içinde yerini alacaktır.
YURDUNUSEVEN TBMM’DE “MARKA ŞEHİR AFYONKARAHİSAR”I ANLATTI:
“AFYONKARAHİSAR ARTIK GEÇİŞ DEĞİL, VARIŞ NOKTASIDIR”
“TAŞOLUK’LA İLGİLİ SÜREÇ OLUMLU İLERLİYOR”
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Av. İbrahim Yurdunuseven, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “Marka Şehir Afyonkarahisar” konusunu ele aldı. Yurdunuseven, konuşmasında şehrin tarihi derinliğini, kültürel zenginliğini, doğal güzelliklerini ve marka kimliğini oluşturan tüm unsurları detaylarıyla anlattı.
Milletvekili Yurdunuseven, ayrıca Taşoluk ile ilgili bakanlık nezdinde yürütülen çalışmaların olumlu seyirde ilerlediğini belirtti.
Milletvekili Yurdunuseven TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, “Marka şehir Afyonkarahisar”ı anlattı.Seçim bölgesi Afyonkarahisar’ın 8 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu belirten Yurdunuseven, şehrin Hititlerden Romalılara, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine kadar farklı isimlerle anıldığını hatırlattı.
Hititlerin şehre “Hapanuva – Yüksek Tepe Şehri”, Romalılar ve Bizanslıların “Akronion”, Türk-İslam dönemlerinde ise “Karahisar-ı Sahip” dediğini kaydetti.
Yurdunuseven, şehrin adının daha sonra haşhaş bitkisinden elde edilen özsu anlamındaki “Opium” kelimesinin “Afyon”a dönüşmesiyle birleşerek “Afyonkarahisar” halini aldığını anlattı.
Literatürde şehirlerin üç kategoriye ayrıldığını ifade eden Yurdunuseven, Afyonkarahisar’ın bu kapsamda “rekabetçi bir şehir” olduğunu söyleyerek, “Özellikle son 20 yıldır Afyonkarahisar Ege’nin incisi bir marka şehir olmuştur. Mermerin, termalin, lezzetin başkenti ve Cumhuriyetin kurulduğu, Kurtuluş Savaşı’nın başladığı topraklardır Afyonkarahisar” dedi.
Yurdunuseven, Başmakçı’nın yumurtası, Bayat’ın kilimi, Bolvadin’in kaymağı, Dazkırı’nın halısı, Dinar’ın Kral Midası, Emirdağ’ın kümbet evleri, İhsaniye’nin Frigya yolu, İscehisar’ın mermeri, Sinanpaşa’nın Kurtuluş Savaşı’ndaki konumu, Şuhut’un keşkeği, Sultandağı’nın kirazı ve diğer ilçelerin kendilerine has değerlerini tek tek sıralayarak, “Tescilli kaymağı, lokumu, sucuğu, haşhaşı ve ekşi mayalı ekmeği ile Afyonkarahisar’ımdan sizlere selam getirdim” ifadelerini kullandı.
Şehrin kültürel hafızasına dair örnekler de veren Yurdunuseven, Duayen gazeteci Fevzi Şen ve şair Osman Attila’nın Afyonkarahisar ile ilgili sözlerine yer verdi.
Afyon insanının cesaretini Kocatepe’den, gücünü Afyonkarahisar Kalesi’nden aldığını belirten Yurdunuseven, “Afyon’da doğmasanız da bu şehirde doyuyorsanız, bu şehir için atar yüreğiniz ve sevdanız olur Afyon” dedi.
Afyonkarahisar’ın Anadolu’nun tam kavşağında bulunduğunu, İstanbul’dan Antalya’ya, Ankara’dan İzmir’e uzanan yolların kesişim noktasında olduğunu ifade eden Yurdunuseven, şehrin yalnızca bir mola yeri değil; buluşmaların, hikayelerin ve medeniyetlerin ortak noktası olduğunu vurguladı.
Şehrin simgesi Afyonkarahisar Kalesi’nin tarih boyunca medeniyetlerin izlerini taşıdığını, Kocatepe’nin ise Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç noktası olduğunu hatırlattı.
Haşhaş tarlalarının mor ve beyaz renkleriyle şehri süslediğini dile getiren Yurdunuseven, Frigya Vadisi, Ayazini, Akdağ, Emre Gölü ve yılkı atları ile Afyonkarahisar’ın kültür, tarih ve tabiattaki eşsiz yerini anlattı.
32 bin yatak kapasitesine sahip termal turizm tesislerinin şehri “şifa merkezi” haline getirdiğini ifade eden Yurdunuseven, 600’ü aşkın yemek kültürü ve tescilli ürünlerle süslenen mutfağın UNESCO Gastronomi Şehri unvanı ile taçlandığını söyledi.
Şehrin kültür ve sanat alanındaki zenginliğine de değinen Yurdunuseven, arkeoloji müzesinin yanı sıra 1500’e yakın eserin bulunduğu Müzik Aletleri Müzesi ve Türkiye’nin tek Yumurta Müzesi’nin önemine dikkat çekti.
Afyonkarahisar’ın, dünyanın en iyi padok, en iyi pist ve en iyi şehrini tanıtma ödüllerini alan MXGP Dünya Motokros Şampiyonası, Motofest, Uluslararası Gastronomi Festivali ve 24. Klasik Müzik Festivali gibi etkinliklere ev sahipliği yaptığını aktardı.
Mevleviliğin ikinci merkezi olan Afyonkarahisar’da Sultan Divani Hazretlerini anma ve aşure dağıtım geleneğinin sürdüğünü kaydeden Yurdunuseven, geçtiğimiz ay düzenlenen “Afyon Markalaşma ve Tanıtım Strateji Toplantısı”nın şehir için çok önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, “Artık Afyonkarahisar içinden geçilen, mola verilen bir yer değil; gelinip kalınacak bir şehir olmuştur.
Yeni dönemde sloganımız ‘Kal bu şehirde / Kalp bu şehirde’ olacaktır” dedi.
Konuşmasının sonunda Taşoluk’la ilgili süreçten de söz eden Yurdunuseven, “Ülkemizin neredeyse dörtte üç polen ihtiyacını karşılayan ve yeşiliyle, doğasıyla ilimizin nadide yerlerinden olan Taşoluk Kasabası ile ilgili olarak başkaları gibi sadece konuşup yanınızdayız demiyor; AK Parti Milletvekilleri olarak bakanlık nezdinde gerekli girişimleri yaptığımızı ve sonucun inşallah olumlu seyirde ilerlediğini Taşoluklu hemşehrilerimizle paylaşıyoruz” dedi.
Milletvekili Yurdunuseven sözlerini, “Afyonkarahisar’ı görmeden geçme, tatmadan geçme, gel ve kal bu şehirde” ifadeleriyle tamamladı.