NEDEN SANA AİT BU HAYATI KENDİNE GÖRE YAŞAMYORSUN?

Yayınlama: 02.06.2026
A+
A-

 

Bir bayram ya da tatilin daha sonuna geldik. Bayram ya da tatil diyorum çünkü bazılarımız geleneklerini sürdürmeye çalışırken bazılarımız da (mecburi) yoğun çalışmalarının ödülü ve tek ayırabildiği boşluğu olduğu için tatile giderek değerlendiriyor. Bana hangisi daha doğru diye sorarsanız bir cevap veremem. Çünkü tek bir doğru yoktur, şartlara ve kişilere göre değişen doğrular vardır. Benim de büyüklerimi ziyaret ettiğim bayramlar da oldu, tatile gittiğim bayramlar da.

Ben burada şu yöne değinebilirim sadece: kişi o an neye ihtiyaç duyuyorsa ve kendine neyin iyi geleceğini düşünüyorsa onu yapmalı. O ne der, bu nasıl yargılar cümlelerimizi sakince bir kenara bırakalım ve artık ben ne derim, ben ne isterim cümlelerine geçelim. Aksi halde büyük bir içi boş ve kendini tanımayan insan ordusu oluruz. Dahası “diğerlerine göre” sürüklenir gideriz de. Peki sen hangi taraftasın? Kendini yargılayangiller mi, sınır koyangiller mi?

Yargılayangillerdensen okumaya devam et. Çünkü nasıl zihnini susturabileceğini ve kendi öz değerin yükselteceğini birkaç basit maddelerde anlatacağım.

İlk olarak zihnimizi dinleyelim bakalım, orada neler oluyor. Arkadan “bunu yaparsan sevilmezsin, oraya gidersen kesin laf edilir ve yeterli bir eş/anne/baba olmadığını düşünürler, ben hep susmak zorundayım çünkü kendimi savunamam ki!” gibi sesler geliyorsa bunların otomatik olarak oluian ve anlık gelen düşünce yanılsamaların olduğunu söyleyebilirim. Bunlar geldiğinde dur ve bu gelen cümlelere dair kanıt ara. Bulursan nasıl değiştirebilirim diye bir yol ara, bulamazsan da (ki çoğu zaman olumsuz otomatik düşüncelerine dair kanıt bulamazsın) hemen alternatifini üret. Şunun gibi: “ben oraya gittim diye yetersiz biri olmuyorum, ben bunu yaparsam başarısız olacağıma dair bir kanıt yok ve deneyebilirim, sınır koyduğumda insanlar beni sevmeyi bırakmazlar aksine saygı duymaya başlarlar.” Bunlar zihninde ne kadar çok tekrarlanırsa o ilk başta gelen olumsuz otomatik düşünceler sönmeye ve zaman içerisinde yok olmaya başlar.

Otomatik düşünceleri hallettik şimdi sıra kendini tanımaya ve kendine zaman ayırmaya geldi. Neyi yapmayı seviyorsun, nereye gitmekten hoşlanıyorsun, kimlerleyken daha huzurlusun. Bu cevapları aramaya başla. Bunlar bir anda karşına çıkmayacak ve deneyimledikçe oluşacak. Denemekten korkma! Yanlış yapsan da…

Son olarak da hayatını şöyle bir gözden geçir. Neler yapmışsın ya da neler yapamamışsın. Başardıkların için kendini güzelce bir takdir et. Yapamadıkların ya da yapacakların için küçük küçük hedefler koymaya başla. Unutma bir anda büyük hedefle başlarsan hem motivasyonunu koruyamaz hem de başarısız olup kendini yargılarsın. Olması gereken küçük küçük adımlarla ileriye emin adımlarla gitmek. Aralarda kenidini yine ödüllendir ki düşüşlerde kalmaya cesaretin olsun. Bir de bunları sadece zihninle değil de bir yerlere yazıp not ederek yaparsan işte senin önünde kimse duramaz. Çünkü sadece zihinde kalması otomatik düşüncelerimize maruz kalmayı ve onlara tutsak olasılığımızı artırır. Sen kağıda yaz ve başarılarını izle.

Tüm bu bahsettiklerimi yapamıyor, kendinde o gücü bulamıyor ve sürekli olumsuz kısır döngüde hissediyorsan da bir uzman desteği almayı sakın ihmal etme. Bu hayat senin ve her geçen gün kendi hayatından veriyorsun. Neden daha mutlu, sağlıklı ve tam olarak kendinin hissettiğin bir hayat yaşamayasın ki?

Psikolojik Danışman & Aile Danışmanı

Tuba Çavaş

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.