Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin…
Attila İlhan
Şiirle başladık ama Afyonkarahisar siyasetinde de şiirlere konu olacak gelişmeler yaşanıyor. Dün “olmaz” denilenler bugün oluyor.
Yalnız Adam
Avukat Turgay Şahin’i yaklaşık 16 yıldır tanırım. Uzun yıllar Baro Başkanlığı yaptı; üstelik kırılması kolay olmayan bir süreyle. Hukuku bilen, siyaseti iyi okuyan, sessiz ve derinden ilerleyen bir isimdir. İçinde fırtınalar kopsa bile yüzündeki tebessümü eksik etmez. Alışılmış siyasetçilerin dışında entelektüel yönü güçlü, farklı hobileri olan biridir.
Asıl kırılma noktası AK Parti İl Başkanı olmasıyla başladı.
O güne kadar büyük bir sorun yaşamayan Turgay Şahin, il başkanı olduktan sonra partinin içindeki birçok ismi rahatsız etti. İlginç olan ise birbirleriyle yıllardır anlaşamayan grupların bu kez aynı safta buluşması oldu.
Eski belediye başkanları…
Eski ve yeni milletvekilleri…
Eski bakanlar…
Yeni dönemde milletvekili olmayı planlayan isimler…
Hepsi farklı nedenlerle aynı noktada birleşti.
Turgay Şahin’in karşısında.
Bu açıdan bakınca kendisini tebrik etmek gerekiyor. Kolay iş değil; yıllardır birbirine küsen grupları aynı cephede buluşturmayı başardı.
Belki de AK Parti tarihinde hiçbir il başkanı bu kadar yalnız kalmadı.
Rakip partilerin yapamadığını, partinin kendi içindeki muhalifler yapmaya çalışıyor.
Peki Turgay Şahin ne yapıyor?
Bekliyor…
İzliyor…
Dinliyor…
Ve bildiği gibi siyaset yapıyor.
Eminim içinde fırtınalar kopuyordur ama dışarıya bunu yansıtmıyor.
Burcu Köksal
Burcu Köksal ise adeta AK Parti karşıtı geniş bir toplumsal ittifakın adayı olarak belediye başkanı seçildi.
Seçimden önce yüz kişiye sorsanız doksan beşi kazanmasını imkânsız görüyordu.
Ama kazandı.
Hem de güçlü bir oy oranıyla.
Ne var ki belediye başkanı olduktan sonra bu kez kendi partisinde sıkıntılar yaşamaya başladı.
Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ile yaşadığı görüş ayrılıkları, parti içindeki tartışmalar, hakkında ortaya atılan iddialar…
Derken CHP içinde giderek yalnızlaştı.
Sonunda da siyasetin en büyük sürprizlerinden biri yaşandı ve AK Parti saflarına geçti.
Elbette bunun bir siyasi bedeli oldu.
Bugün Burcu Köksal yalnızca CHP’nin değil, kendisine oy veren binlerce seçmenin de sorguladığı bir isim hâline geldi.
Ancak AK Parti’de de her şey güllük gülistanlık değil.
Daha düne kadar sert şekilde karşı karşıya geldiği milletvekilleri, belediye meclis üyeleri ve teşkilat mensupları var.
Şimdilik sessizlik hâkim.
Kılıçlar kınına girdi.
Ama herkes biliyor ki o kılıçlar tamamen bırakılmış değil.
Ben Sana Mecburum
Son günlerde basına yansıyan fotoğraflara dikkat ediyorum.
AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin ile Belediye Başkanı Burcu Köksal neredeyse her programda yan yana.
Bu görüntüler bana Attila İlhan’ın o unutulmaz dizelerini hatırlatıyor:
“Ben sana mecburum…”
İkisi de avukat.
Yıllara dayanan bir meslektaşlıkları var.
İkisi de bugün kendi siyasi çevrelerinde ciddi dirençle karşı karşıya.
İkisinin de arkasında değil, karşısında güçlü cepheler oluşmuş durumda.
Belki de tam bu nedenle birbirlerine ihtiyaç duyuyorlar.
Siyasette bazen ortak idealler değil, ortak yalnızlıklar insanları yakınlaştırır.
Bir gerçeği de kabul etmek gerekiyor.
Afyonkarahisar son iki buçuk yılda, vali ile belediye başkanı arasındaki gerilim nedeniyle çok zaman kaybetti.
Kaybeden siyasetçiler değil, şehir oldu.
Artık bunun tekrarlanmaması gerekiyor.
Valisi…
Belediye Başkanı…
İl Başkanı…
Milletvekilleri…
Sivil toplum kuruluşları…
Herkes aynı masada buluşmalı.
Çünkü bu şehrin bekleyen işleri var.
Kaleye teleferik…
Hızlı tren…
Hızlı trenle birlikte raylı sistem…
Millet Bahçesi…
Kentsel dönüşüm…
Yeni yatırımlar…
Ve belki de en önemlisi, Afyonkarahisar’ın önüne gelen büyükşehir fırsatı…
Artık kavga zamanı değil.
Birlikte çalışma zamanı.
Attila İlhan’ın şiirini biraz değiştirerek bitirelim.
“Biz bize mecburuz gülüm…”