Bugün sosyal medyada aynı cümle dolaşıyor: “İlber Ortaylı’yı kaybettik.”
Ama kaybettiğimiz yalnızca bir insan değil; biz bugün yaşayan kütüphaneyi, bir medeniyet birikimini, bir entelektüel geleneği kaybettik. Çünkü İlber Ortaylı, sadece tarih anlatan bir akademisyen değildi. O, bilgiyi hayatın merkezine koyan bir medeniyet insanıydı.
Cehaletle Mücadele
İlber Hoca’nın en büyük mücadelelerinden biri cehaletti. Toplumun ilerlemesini engelleyen en büyük tehlikenin bilgisizlik olduğunu çok iyi biliyordu. Bu yüzden bazen sertti, bazen ironikti; ama her zaman doğru bildiğini söylemekten çekinmezdi.
Bir Çağın Sesi
O, bu ülkenin kültürel hafızalarından biriydi. Biz bugün bir çağın sesini kaybettik fakat şunu biliyoruz ki; bazı insanlar öldüklerinde bile gitmezler. Çünkü onlar artık bir bedenden çıkıp bir fikre dönüşürler. Toplumun zihninde fikirleri, kitapları, yetiştirdiği öğrencileri yaşamaya devam eder.
Mirasını Yaşatmak
Onun mirasını yaşatmanın en doğru yolu, bize her fırsatta hatırlattığı basit ama güçlü çağrıyı yerine getirmektir:
Daha çok okumak,
Daha çok öğrenmek,
Ve cehalete asla teslim olmamak.
Son olarak; ilmiyle ve duruşuyla bu ülkenin hafızasından silinmeyecek izler bırakan İlber Hocamıza Allah’tan rahmet, tüm Türkiye’ye başsağlığı diliyorum.
Sibel ŞENOCAK
