“Afyonkarahisar kent markalama ve tanıtım stratejisi” toplantısı yapıldı. Toplantıda konuşan Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, kenti “geçilen değil, gelinen ve keşfedilen bir şehir” haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Yiğitbaşı, şehir markasının Valilik tarafından tek başına değil; belediyeler, üniversiteler, sivil toplum, basın ve gençlerin katılımıyla birlikte yönetileceğini vurguladı. Şehrin hikayesi birlikte yazılacak , sahiplenecek, büyütülecek.
Afyonkarahisar’ın tanıtım marka sloganları oluşmaya başladı. Bazıları şunlar:
“Varış Noktası Afyonkarahisar”,
“Kal Bu Şehirde”,
“Anadolu’nun Kalbi Afyonkarahisar”
AFYONKARAHİSAR
Bana göre Afyon insanı, cesaretini Kocatepe’den, gücünü Afyonkarahisar Kalesi’nden, çalışkanlığını Afyon mermerinden, sıcak kalpliliğini şifalı sularından, saflığını, merhametini kaymağından, bereketini alın teriyle yaptığı sucuk ve pastırmadan, rengarenkliğini lokumlarından alır. Afyon’da doğsan da doğmasan da eğer bu şehirde doyuyorsan sevdan olur Afyon… Bu şehir için atar yüreğin…
İŞTE AFYONKARAHİSAR ANADOLU’NUN BULUŞMA NOKTASI
Anadolu’nun kavşağındasın; İstanbul’dan Antalya’ya, Ankara’dan İzmir’e uzanan yolların tam ortasında Afyonkarahisar. Burası yalnızca bir kavşak değil, buluşmaların, hikayelerin, geçmişin ve geleceğin kesiştiği bir şehir.
Bir mola verdin. Kahveni yudumluyorsun, Afyon lokumuyla tatlanıyor. Kafanı kaldırdığında Karahisar Kalesi seni izliyor..
KARAHİSAR KALESİ
Asırlardır dimdik ayakta, şehri gözetiyor. Keşke bir kamerası olsaydı da tüm hikayeleri kaydedebilseydi… Kim bilir kaç gözyaşı, kaç sevinç, kaç mücadele saklı bu taşların arasında.
Merakın seni kaleye doğru çeker. Kaleye çıkarsın. Afyon’u seyredersin. Duygularını tarif edemezsin. Şehrin gücünü simgeleyen Afyon Kalesi. Binlerce yıldır şehre bakan bu kale, sadece bir taş yığını değil, medeniyetlerin nöbetçisidir adeta. Her dönem başka bir kültür, başka bir medeniyet gelip geçmiştir ama kale hep oradadır; sabırla, dimdik ve bilge bir sessizlikle… Her bir taşında geçmişin fısıltısı, her bir basamağında tarihin nefesi vardır.
KOCATEPE …
Rüzgarın uğultusunda, Kocatepe’den gelen Şehit Mehmetçiğin sesi kulağına fısıldar.
Cesaretini Kocatepe’den alır; tarih boyunca nice kahramanlıkların, dönüm noktalarının sessiz tanığıdır. Şehrin ufkunda hala o büyük mücadelenin izleri dolaşır. Bu topraklar bir kez daha dirildi o günde. Afyon, sadece bir şehir değil; bir milletin yeniden doğduğu yer olarak tarihe kazındı. Rüzgarın uğultusunda, Kocatepe’nin ruhu hala dolaşıyor şehirde. Şehit Mehmetçiklerin sesi, Afyon’un her köşesinde yankılanıyor; her taş, her tepe bu sesi saklıyor.
HAŞHAŞ…
AFYON’UN RENGİ MOR BEYAZ
Afyon’un tarlalarını mor, beyaz çiçekler kaplar. . Haşhaş… Hem güzel hem güçlüdür. Tatlıya, böreğe, yettiği kadar. Azı şifa, fazlası hastalık verir.
FRİGYA VADİSİ – AYAZİNİ HUZUR BULURSUN
Frigya Vadisi , Ayazini’de taşlara kazınmış geçmişin izlerine oturur, yaşanmış hikayeleri dinlersin. Belki bir gün senin hikayeni dinleyecek bir turist de oturur bu taşların dibine .Nefesini derinden uzun uzun çekersin huzur bulursun.
AKDAĞ
Doğa ise göz kamaştırır: Akdağ’ın serin ormanları, Emre Gölü’nün sakinliği, Buzluk Mağarası, Eber Gölü… Sultandağı kiraz bahçeleri, Çay vişne bahçeleri, Şuhut patetes tarlaları, Emirdağ yılkı atları.. Geleneksel konaklar, tarih kokan camiler…
ŞİFA ŞEHRİ
Yorulduğunda bir otelde konaklarsın; termal sular ve çamur banyoları bedeni ve ruhunu arındırır. Sandıklı’dan Gazlıgöl’e, İhsaniye’den Ömer-Gecek’e uzanan oteller modern konforu doğanın şifasıyla birleştirir. Afyonkarahisar’ın şifası ise yerin altından gelen sıcaklığıyla termal sularındadır. Şifa arayanların yüzyıllardır durak noktası olan bu sular, hem insanı hem de ruhunu dinlendirir. Belki de Afyon insanının sıcak kalpliliği biraz da bu doğal şifadan gelir.
LEZZETİN UNESCO ADRESİ
Kaymak, sucuk, lokum, pastırma ve haşhaş… Afyon’un mutfağı, UNESCO Gastronomi Şehri unvanıyla taçlanmıştır. Her tat, şehrin kültürünü ve tarihini hissettirir. Ve elbette Afyon’un damağımızda yer eden tatları… Pastırması ve sucuğu, bu şehrin alın terinin, üretiminin ve ustalığının en leziz temsilcileridir. Yolunuz Afyon’a düşmese bile bu tatlar mutlaka yolda sizi bulur.
HER TAŞTA, HER KİLİMDE BİR HİKAYE
Her kilim bir hikaye taşır. Her mermer parçası geçmişi saklar. Çalışkanlığını mermerinden alır bu şehir. Dünya çapında ün kazanmış beyaz mermeri, Afyon halkının emeğini, sabrını ve işçiliğini anlatır adeta. Beyaz İnci Afyon mermeri sarayları, konakları süsler. El emeği göz nuru Bayat Kilimleri… Hepsinde bir hikaye, bir anı saklıdır.
Afyonkarahisar… Tarih ve doğa, lezzet ve şifa, geçmiş ve gelecek arasında bir köprüdür. Sessizliğiyle konuşur, rüzgarıyla hatırlatır, tadıyla sarar seni. Burada sadece bir şehir gezmezsin; ruhun da yolculuk yapar.
Afyonkarahisar, cesaretle şifayı, bereketle tarihi harmanlayan nadide bir şehir… İçinden geçmek yetmez; dinlemek, hissetmek ve yaşamak gerekir.
Bana göre “gönlümdeki marka şehir Afyon” bir gün dünya marka şehirleri içinde yerini alacaktır.
Tebrikler
Teşekkürler