Başlanılan bir işi bitirmemek ya da o başlanılan iş için emek vermemek büyük bir sorumsuzluk gibi geliyor bana. Bitirmeyeceğin ya da emek vermeyeceğin bir işe başlamak da olgunlaşmamış, içgörüye sahip olunamamış bir kişi çağrıştırır bana.
Daha önce “içgörü” kelimesini duymuş muydunuz? Lisans eğitimimizde bir hocamız bu kelime ve anlamıyla büyüttü, olgunlaştırdı bizi. Sanki akademik bilgilerden ziyade insani bilgilerin ve kendini bilen bir kişi olmanın öneminin çok daha önemli olduğunu düşünürcesine. İçgörü kısaca “fark etmek, anlamlandırabilmek” olarak ifade edilebilir. Birinin içgörülü olmasıysa neyi nasıl ve neden yaptığını, yapabileceğini bilmesi demektir. Kişinin bilinçli ve farkındalıklı olması demektir.
Toplumumuzda birçok alandaki bencilliği konuşuyoruz hep zaten. Birinin ancak kendi çıkarları olduğunda iletişme geçmesi, bir grubu ya da alanı kullanması gibi. Bunun yanında bir de olgunlaşamamış yetişkinlerden bahsetmek, yine tabi ki toplumsal bir bakış açısında hepimizi üzecek bir durum. Olgunlaşmamış, içgörüsüz diyorum çünkü sen bir topluluğa dahil olduysan, bir grupla işe başladıysan ya onu olgunlukla devam ettireceksin ya da yapamayacağını düşünüyorsan içgörü sahibi olarak bunu o topluluğa ya da gruba ifade edip oradan ayrılacaksın. Ama sen hem hiç katkı sunmayıp hem de görmezden gelip hala o toplulukla birlikte olamazsın. O zaman düşünülür ki sen kendini ve istediklerini bilmeyen, bir toplulukta o topluluğun kurallarıyla var olabilmeyi sürdürebilecek olgunluğa sahip olmayan birisin.
Daha önceden başka alanları gözlemleyebilme şansım yoktu ve o işini sürdüremeyen kişilerden kendi topluluğumu sorumlu tutar, sürekli zihin yorar neyi nasıl yapsam herkes daha özverili olur diye çabalardım. Farklı gruplara dahil oldukça ve aynı problemleri oraların da yaşadığını gördükçe bunun birtakım insan sorunu olduğunu düşünmeye karar verdim.
Aslında sorun o toplulukta veya oranın süreçlerinde değil, bunu yapan kişinin kendindeydi. O zaman bir içgörü daha oluştu bende: herkesi kafandaki süreçlerde tam ve doğru olarak bulamazsın. Buna gönüllü ve içgörü sahipli kişilerle yoluna yılmadan devam etmelisin. Belki elli kişi değil beş kişisin ama unutma yapılan iş yapılmayan işten her zaman daha büyüktür. Tabi bozulmayan psikolojin de bozulan psikolojinden her zaman çok daha sağlıklı.
Kendine ve yoluna bak, yanındaki kendini bilen kişilerle çok iyi işler zaten başarırsın!
Psikolojik Danışman & Aile Danışmanı
Tuba Çavaş