
Afyon’un sokaklarında bir isim duyulur; söylenirken bile bir hürmet, bir tebessüm taşır. Kimisi onu bir iş insanı olarak hatırlar, kimisi bir spor adamı, kimisi siyaset erbabı… Ama Afyon’un ruhuna biraz kulak veren herkes, aynı iki kelimeyi fısıldar: “Yusuf Ağa.”
Serban’ın toprak kokulu yollarından başlayan bir ömür düşünün… 1934’te doğan bir çocuk, 1944’te Afyon’a göç ettiğinde henüz on yaşında. Ama belli ki şehir onu erkenden fark etmiş; çünkü o, daha gençliğinin baharında bile Afyon’un yükünü omuzlamayı seçenlerdendi. Babası Merhum Kazım Ağa’nın Demokrat Parti il başkanlığı yılları, onun memleket meselelerini bir kenardan izlemesine izin vermedi. Çocukluğu siyasetin, erdemin ve sorumluluğun tam orta yerinde filizlendi.
Yıldız Hanım’la evlendiğinde, hayatının temelini atıyordu aslında. Aile, emek ve Afyon. Bu üçlüyü birbirinden hiç ayırmadı. Öyle bir ömür sürdü ki, kurduğu her iş, açtığı her kapı, attığı her adım mutlaka şehrin istikbaline bir katkı taşıyordu.
Afyon Ticaret ve Sanayi Odası’nda yaklaşık on beş yıl… Sadece yönetmek için değil, üretmek, istihdam sağlamak, Afyon’un nabzını hızlandırmak için geçen yıllar… Mermer, lastik, konveyör bant ve birçok farklı sektörde Afyon’un adını dünyaya duyurdu.Hangi işin ucundan tutsa, arkasında mutlaka bir hayır izi kalırdı. Eğitim, sağlık, bir cami, bir okul, bir öğrenci, bir ihtiyaç sahibi…İlk önce akıllara Merhum Yusuf Özer gelirdi. Çünkü O “Yusuf Ağa” idi. Afyon denilince akla “Yusuf Ağa”, “Yusuf Ağa” denilince akla Afyon gelirdi. ‘Yusuf Ağa” Afyon’ da bir marka olmuştu.
Sadece iş dünyasında değil, hayatın her alanında bir duruş bıraktı Merhum Yusuf Özer. Afyonspor’un başkanlık koltuğunda da vardı, TOBB’un üst yönetiminde de. Hür Demokrat Parti’nin kuruluşunda da sesi duyuldu, memleket sevgisinin her sınavında da. Menderes’ten Demirel’e, Özal’dan birçok devlet adamına uzanan dostlukları, onun ülke meselelerini ne kadar ciddiye aldığının birer hatırasıydı.
Bana göre tüm bunların ötesinde bir şey vardı. Halkın gönlündeki yeri.
Afyon’da bir insanın adına “Ağa” ekleniyorsa, o ünvan makamdan değil, yüreklerden verilmiştir. Merhum Yusuf Özer de bu ünvanı tam da böyle aldı; saygıyla, sevgiyle, dua ile…
2010’da TBMM Üstün Hizmet ve Onur Ödülü’nü aldığında, en çok Afyonlular gururlandı. Esnaf Odaları Birliği’nin “Yılın Ahisi” ödülü ise belki de onun karakterinin en doğru özeti oldu: Dürüstlük, cömertlik, vefa…
Afyon’un kalbinde “Yusuf Ağa” yaşıyor.
Bir ağa, bir emek adamı, bir şehir sevdalısı…
Afyonkarahisar’a ülkemize kim hayırlı hizmet etti katkı sağladıysa Allah hepisinden razı olsun.
Bütün geçmişlerimizin ruhları için Fatiha