Çocukluk dönemi hepimizin mutlaka uğrayıp geçtiği bir dönemdir. Bazılarımız tam olarak uğrar ve geçer bazılarımız ise bu dönemde yaşadığı zorluklarla fark etmeden de olsa bu döneme takılır kalır. Takılıp kalma durumu tamamlanamayan yaşantılar ya da travmatik diyebileceğimiz yaşantılardan oluşabilir.
Çocukluk döneminde uyum, sosyal yapıya ve çevreye beklentiler çerçevesinde karşılık verebilme olarak tanımlanabilir. Kimi çocuk bu çerçeve içindedir kimisi ise çerçevenin dışında kalır. İşte bu dışarıda kalma durumunu da davranış problemi olarak adlandırıyoruz. Özellikle son zamanlarda davranış problemi sergileyen çocukları çok sık görür olduk. Bunun nedenleri arasında genetik faktörlerden tutun, aile ve çevre tutumuna kadar birçok neden sunabiliriz. Her çocuğun etkilenme durumu ve derecesi değişiklik gösterebilir. Kimi çocuk yaşadığı durumu öfke, saldırganlık ile yansıtırken kimi çocuk içine kapanabilir ya da altını ıslatabilir, tırnağını yiyebilir. Ebeveynler bu gibi durumlarla karşı karşıya kaldıklarında önce gözlem yapıp çocuğun aslında ihtiyacının ne olduğunu belirlemeli, davranışın altında yatanı bulmalıdır. Bu duygusal ihtiyacın karşılanamamasından mı, yeterli ve kaliteli zaman eksikliğinden mi, korkulan bir şeyden mi ya da gördüğü kötü ve yanlış muameleden mi kaynaklandığı bulunmalı ardında da çözüm için çalışmalar başlatılmalıdır. Çocukların davranışları birer mesajdır. Biz o mesajların sebeplerine bakmadan karşılık verirsek davranış probleminin önüne geçmek yerine daha da kalıcı hale getirebiliriz. Peki ebeveynler olarak neler yapabiliriz? İlk olarak etkili iletişim kurmalıyız. Çocuğun yaşına ve hazırbulunuşluk seviyesine uygun cümleler kurmalıyız. Kurduğumuz cümleler kısa net ve anlaşılır olmalıdır. İletişimimizi göz hizasında kurmalıyız. Bunun dışında çocukların yeterli duygusal doyumu almaları için aileleriyle kaliteli zaman geçirmeleri gerekmektedir. Anne baba kendi içlerinde ve aralarında tutarlı davranmalıdır. Her evin uygulanabilir kural ve sınırı olmalıdır.
Tüm bunların dışında davranışlara kalıcı değişim ve gelişim katılması için bir uzmandan destek alınması faydalı olacaktır. Çocuklar toplumumuzun ve ailemizin küçük gelecek yetişkinleridir. Sağlıklı yetişkinlikten bahsedebilmek için sağlıklı bir çocukluktan bahsedebilmemiz gerekir. Karşılaşılan davranış problemlerini ciddiye alıp çözümlerinin getirilmesi gerekir. Bu konuda da ebeveynlere büyük iş düşüyor!