Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Köşemde, zaman zaman ilimizde yayımlanan kitaplara ve bu eserlerin yazarlarına yer vererek onları okuyucularla buluşturacağımı dile getirmiştim.
Bugün, “İran’da 24 Saat” adını taşıyan ve Ömer Mazi’nin beşinci kitabı olan, macera ve aşk dolu romanından söz edeceğim.
Kitap, Gece Kitaplığı Yayınevi tarafından Ağustos 2025 tarihinde Ankara’da, ISBN: 978-625-388-2 numarasıyla, 13,5 × 19 cm boyutlarında basılarak piyasaya sunulmuştur.
1 Ocak 1970’te dünyaya gelen gazeteci ve yazar Ömer Mazi, 1987–1993 yılları arasında turizm sektöründe çalışmıştır. 1993 yılında “çocukluk hayalim” dediği gazeteciliğe başlamış; 1996–2009 yılları arasında Sabah Gazetesi Antalya Bölge Müdürlüğünde muhabir ve köşe yazarı olarak görev yapmıştır. Cumhuriyet ve Hürriyet gazetelerinde de haber ve yazıları yayımlanan yazarımız, çeşitli üniversite ve platformlarda konuşmacı olarak yer almıştır. Halen, başta Starafyonhaber.com olmak üzere birçok internet sitesi ve gazetede köşe yazıları yayımlanmaya devam etmektedir. Gazetecilik ve muhabirlikle ilgili birçok meslek kuruluşunda aktif üye olan yazarımız evli ve iki çocuk babasıdır. “İran’da 24 Saat” adlı kitabından önce yayımlanan 14 Şubat, 153. Sokak, Son Kale Ben Atatürk Kadınıyım ve Gizemli Şehirde Balayı adlı kitapları bulunan yazarımızın, yayımlanmayı bekleyen iki kitabı daha vardır.
Roman, Antalya ile Isparta arasında başlayıp İran’ın Tahran ve Tebriz şehirlerinde gelişiyor ve yeniden Antalya’da son buluyor. Aşkın, vefanın, maceranın, gizemin ve casusluğun yoğun biçimde harmanlandığı bir hibrit roman niteliğinde. Hibrit diyorum çünkü eser, tek bir kalıba sığmayacak kadar farklı konuların ustaca işlendiği ve bölümler arasında başarılı geçişlerin sağlandığı yetkin bir yazarın kaleminden çıkmıştır.
Romanı Afyon için önemli kılan birkaç husus var ki bunlardan bahsetmeden geçemeyeceğim. Bunlardan en önemlisi; Afyon’un yetiştirdiği, 1470 yılında ilimizde dünyaya gelen ve 1556 yılında İstanbul’da vefat eden, hat sanatındaki ustalığı sebebiyle “Şems’ül-Hat” (Yazının Güneşi) lakabıyla ünlenen Ahmet Şemseddin Karahisari’nin en önemli eseri olan ve günümüzde Topkapı Sarayı Müzesi Hırka-i Saadet bölümünde 5 numaralı eser olarak sergilenen KarahisariMushafı’nın romanda konu edinilmiş olmasıdır.
Ayrıca eserde, Afyon’un güzide iş insanlarından Mustafa Enis Arabacı ile kalp ve damar cerrahisi uzmanlarından Operatör Doktor Erdinç Naseri’den de bahsedilmesi romanı şehir açısından daha anlamlı kılmaktadır.
Romanın okuması kolay, akıcı ve sürükleyici olmasının yanında; tarihî, coğrafi ve turizme ilişkin kıymetli bilgilerin de eserin içine ustaca yedirilerek aktarılması dikkate değerdir.
Afyon özelinden çok, yerli ve yabancı tüm kitapseverlerin iştahla okuyabilecekleri; hem edebî bir zevk sunan hem de birçok alanda bilgi kazandıran böyle güzide bir eser ortaya koyduğu için yazar Ömer Mazi’ye teşekkür ederim.
Bütün bunların yanı sıra, yazarının hoşgörüsüne sığınarak birkaç küçük eleştiri ve öneride bulunmak istiyorum.
Öncelikle, aşk ve kadın-erkek ilişkilerine daha az yer verilip aksiyon ve macera bölümleri uzatılabilseydi, kitabın akıcılığı ve sürükleyiciliği artırılabilirdi.
İkincisi, aksiyon ve macera unsurlarının bir kısmı Afyon’a taşınarak ilimizin tarihî, kültürel değerlerinin ve kaplıcalarının tanıtımına katkı sağlanabilirdi.
Üçüncüsü, bende, İranlı iki kadın karakter ile aile ilişkileri konusunda yer yer zorlama ve önyargılı bir anlatım tercih edildiği izlenimi uyandı. Benim de birçok İranlı kadın ve aile tanıdığım var ve bu kişilerin kitaptaki karakterlerle herhangi bir benzerliği bulunmuyor.
Son olarak, kitapta geçen Türkçe olmayan bazı özel ad ve yer isimlerinin telaffuzlarında İngilizce yerine Farsça ya da Türkçe telaffuzların tercih edilmesi daha uygun olabilirdi. Zira Türkçe ve Farsça, İngilizceden çok daha yakın dillerdir; bu durum kitabın hem okunmasına hem de anlaşılmasına olumlu katkı sağlayabilirdi.
Eser bu hâliyle güzel, akıcı, okuması kolay ve ilgi çekicidir. Benim yaptığım eleştiri, öneri ve temenniler, zaten güzel olan kitabın daha iyi olması amacını taşıyan yapıcı yorumlar olarak değerlendirilmelidir. Yeni kitaplarını dört gözle bekliyor ve okumak için sabırsızlanıyorum.
Kitabın okuyucusunun bol olmasını ve yeni okuyucularla birlikte kalıcılığının daim olmasını dilerim.
Hüseyin bey bir kitap okuyucu ve Afyon’un bir yazarından çıkmış bu kitabı en yakin zamanda alıp okuyacagim yorumunz beni heyecanlandırdı gercekten