Dün, dünde kaldı cancağızım…
Günlerdir aynı soruların içinde dönüp duruyoruz:
“Neden oldu?”
“Nasıl oldu?”
“Etik mi, değil mi?”
Herkes kendince yorum kattı, kızdı, eleştirdi, tepki verdi. Elbette tepki göstereceğiz. Çünkü düşünmek de sorgulamak da insan olmanın gereği. Ama bir noktada şunu da düşünmek gerekiyor: Sonuca bağlanmayan öfke bize ne kazandırıyor?
Sürekli aynı yerde dönüp durmak, bazen meseleyi çözmekten çok büyütüyor. Tepki vermek önemlidir ama doğru zamanda, doğru şekilde verilen tepki anlam taşır. Yoksa kaş yaparken göz çıkarmaya dönüşebilir. Eğer verilen tepki dönüp dolaşıp en çok yaşadığımız şehre, insanımıza, geleceğimize zarar veriyorsa orada biraz durup düşünmek gerekir.
Şu an bana göre yapılması gereken şey; Afyonkarahisar’ın bu süreçten nasıl daha güçlü çıkacağını düşünmek. Çünkü günün sonunda hepimizin ortak noktası aynı: Bu şehrin gelişmesi, kalkınması ve hak ettiği değeri görmesi.
Hizmeti görmek lazım. Yapılanları takip etmek, eksikleri eleştirmek ama peşinen yıkıp geçmemek lazım.
Çünkü hayat bazen insana dün kesin konuştuğu şeyleri bugün farklı bir yerden değerlendirmeyi öğretiyor. Şartlar değişiyor, bakış açıları değişiyor, insanlar değişiyor. Bu yüzden biraz daha sakin, biraz daha yapıcı düşünmek gerekiyor.
Bugün artık geçmişin tartışmalarına takılıp kalmak yerine, Afyonkarahisar için ne yapılabilir ona odaklanmak gerekiyor. Çünkü şehirler polemikle değil, ortak akılla büyür.
Sibel ŞENOCAK