Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Süleyman Demirel’in hafızalara kazınan siyaset sloganlarından birisi olan meşhur sözü “Dün dündür, bugün bugündür.” Yaşı yetenler, 70’li, 80’li, 90’lı yıllardaki siyasetçileri hatırlar. O yıllarda ülke ekonomisi, sağ–sol kavgaları, sendika olayları, öğrenci eylemleri, Kore şehitleri ve gazileri, Kıbrıs’taki katliamlar, Bulgaristan’da yaşayan Türklere yapılan zulümler, Kıbrıs çıkartması, Amerikan ambargosu, yokluk ve sokak olayları vardı. Tüm bunlara rağmen siyasi istikrarsızlık ve askeri darbeler yaşandı.
Bir an gözlerinizi kapatın ve o yıllara gidin… Siyaset ve siyasetçilerimiz hiç bu kadar kirlenmemişti. Daha yumuşak bir dil ve daha uzlaşmacı politikacılar vardı. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Erdal İnönü; sonrasında Deniz Baykal, Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller… Hiçbirinin dili bugünkü siyasetçilerin dili gibi kaba, kirli ve kırıcı değildi.
Peki “Dün dündür, bugün bugündür” sözü nasıl ortaya çıktı?
Askerler, görev süresi sona eren Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın yerine Genelkurmay Başkanı Faruk Gürler’in seçilmesini istiyordu. Meclis çoğunluğu bulunan iki parti lideri Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel buna izin vermedi. Faruk Gürler’in yerine Genelkurmay Başkanı olan Semih Sancar ile siyasi parti liderleri görüşüyordu. Süleyman Demirel’in ise Sancar ile gizlice görüştüğü söyleniyordu.
Gazeteciler, Demirel’e Sancar ile görüşüp görüşmediğini sorduklarında Demirel “Görüşmedim.” diyor. Bunun üzerine gazeteciler bu kez Semih Sancar’a giderek, “Efendim, siz her parti lideriyle görüştünüz de Sayın Demirel ile görüşmediniz mi?” diye soruyor. Sancar ise, “Hayır canım, dün görüştük ya!” diyerek ağzından kaçırıyor.
Gazeteciler tekrar Süleyman Demirel’e gidip olayı anlatınca, “Efendim, daha dün görüşmedik demiştiniz.” diyorlar. Bunun üzerine Süleyman Demirel işte o meşhur sözünü söylüyor:
“Efendim, dün dündür; bugün bugündür.”
İşte o gün bugündür… Siyasetçilerin dün söyledikleriyle bugün söyledikleri birbirini tutmuyor. Dün “ak” dediklerine bugün “kara” diyebiliyorlar; dün “terörist” dediklerine bugün “çözüm ortağı”, “kurucu lider” diyebiliyorlar. Dün onların adını ananları aforoz edenler, bugün “Ne var bunda, ben de görüşebilirim.” diyebiliyor.
Aslında tek suçlu Süleyman Demirel ve o meşhur sözü “Dün dündür, bugün bugündür.” İşte bu yüzden siyasetçilerimiz dün söylediklerinin bugün tam tersini yapıyor. Yapsınlar, bu onların sorunu… Ama sakın siz siz olun, onların sözüyle dost sohbetlerinde birbirinizin kalbini kırmayın. Siyaseti siyasetçilere bırakalım; biz dostluğun dilinden uzaklaşmayalım.
Bir önceki seçimi hatırlayın… O gün söylenenlere bir bakın. Kimlerin fotoğrafları kimlerle eşleştiriliyordu? O gün söylenenlerle bugün söylenenlere ve geldiğimiz noktaya bir bakın. Tamam, “Dün dündür, bugün bugündür,” ama bu kadar da olmaz ki canım, demiyor musunuz?