Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, sosyal medya hesabından İl Müftüsü Lütfü İmamoğlu, Kültür ve Turizm Müdürü Yusuf Altın ve Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci ile “görüş alışverişinde bulunduklarını” duyurdu.
Okuduk.
Bir an durduk.
Sonra şu soru düştü aklımıza:
Bu ziyaretler neden şimdi başladı?
Yanlış anlaşılmasın…
Bu ziyaretler kötü değil, aksine olması gereken şeyler. Hatta geç bile kalındı. Bir şehirde belediye başkanı ile devletin kurum müdürlerinin aynı masaya oturması, birlikte konuşması, şehrin meselelerini tartışması zaten normal olandır.
Ama mesele tam da burada başlıyor.
Çünkü Burcu Köksal belediye başkanı seçildiği günlerde, bırakın bu tür görüşmeleri, “hayırlı olsun” ziyaretine bile kimse gelmedi. Gelmedi derken, “gelemedi.”
Kulislerde konuşulan şuydu:
“Gidilmeyecek.”
Bunu da o zaman yazan yine sadece biz olmuştuk.
Üstelik sadece kamu kurumları değil…
Devletle işi olan özel sektöre kadar uzanan bir mesafe çizildi. Belediye başkanıyla tokalaşmanın bile sakıncalı görüldüğü bir dönem yaşandı bu şehirde.
Peki ne oldu da şimdi kapılar aralandı?
Ne değişti?
Siyaset mi yumuşadı?
Yoksa şehir, bu inatlaşmanın bedelini yeterince ödediği için artık ‘mecburen’ mi normalleşiliyor?
Bakın…
Bugün atılan adımı önemsiyorum. Doğru bir adımdır.
Ama şunu da not düşmek zorundayız:
Bu şehir iki yıl boyunca gereksiz bir soğuk savaşın içinde tutuldu. Belediyeyle devlet kurumları arasına örülen görünmez duvarların faturasını Afyonkarahisar ödedi.
Şimdi o duvarlar yıkılıyorsa, güzel.
Ama bu tablo, geçmişte yapılan hataları da örtmez.
Son söz:
Devlet kurumlarıyla kavga ederek şehir yönetilmez.
Belediye, yalnız başına bir ada değildir.
Bugün başlayan bu “normal” fotoğraflar, keşke en başından normal olsaydı.
Geç kalındı…
Ama olsun.
Yeter ki bir daha aynı hatalar yapılmasın.