Eğitim Varsa “Kadınlar Günü” Olmak Zorunda Değil

Yayınlama: 11.03.2026
A+
A-

Kadınlar günü mü? Nedir bu gün? Özel bir gün mü, bayram mı, özel bir yas günü mü? Ne yenilir, ne içilir, nereye gidilir bu günde? Neden var bu gün? Benim bildiğim literatürde kutlanan günlerin bir anlamları olur. Bazıları geleneksel birlik beraberlik sembolündeki bayramlardır, bazıları zor şartlarda kazanılmış zaferlerdir, bazılarıysa doğum günü, falanca yere başlama günü, evlenme tarihi günü vs vs dir. Peki bu “KADINLAR GÜNÜ” hangi kategoridedir, hangi şartlarda ortaya çıkmışır?

Şunu biliyoruz ve bilmeliyiz ki kadınlar günü, kadınların hak mücadelesi, eşitlik talepleri ve toplumsal katkılarını görmek, hatırlamak, anmak üzerine ortaya çıkan uluslararası bir gündür. Tarihte biraz geriye doğru baktığımızda geçmişte çalışabilmek, fikir üretebilmek ve belirtebilmek hatta insanca yaşayabilmek için kadınların büyük mücadeleler verdiğini görürüz. ABD’de 15 bin işçi kadının daha iyi çalışma koşulları, daha kısa çalışma saatleri ve eşit ücret talebiyle yaptıkları yürüyüş yıllardan beri süregelen kadın sömürüsünü durdurma yolunda ilk büyük adımdır. Ardından “Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı”nda kadınların hak mücadelesini anmak için bir gün düzenlenmesi önerisi kabul edilmiş ve sonraki dönemlerde bu gün uluslararası düzlemde kutlanmaya başlanmıştır.

Bu anma günü 1900’lü yılların başlarında hayata geçirilmiştir. O zamanın dünyası bu mücadeleye kadınları mecbur bırakmıştır. Peki ya bugün? Aradan yüzyılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen biz neden hala bu mücadelenin içerisinde buluyoruz kendimizi? Hala neden sadece kadın oluğumuz için yaptığımız iş başarılarında sorgulanıyoruz, neden bir kurumsal toplantıya kadın olarak katıldığımız için garip gözlerle karşılanıyoruz, ya da daha basiti neden hala düşüncelerimizi özgürce ifade edemiyor, istediğimiz gibi giyinemiyor, akşamları sokağa rahatça çıkamıyoruz? Buna cevap olarak siyasi, yönetimsel, eğitimsel gibi birçok şey verebilsek de asıl sorunun insani ahlak ve zihniyette yattığını bilmeliyiz.

Önce kendi şapkamızı önümüze koyup bir düşünelim, ben bir kadına nasıl bakıyor ve davranıyorum? Sakın kendinizi de hafife almayın çünkü her birimiz bu toplumun halkalarından biriyiz. Herkes kendi zihniyetine bakıp eğitimini alırsa dünya çok farklı bir yer haline gelir. Hiçbir kadın sadece akşam dolaşmaya çıktı diye zarar görmek, daha da kötüsü öldürülmekle karşı karşıya kalmaz. Hiçbir kız çocuğu eğitim hakkından mahrum kalmak zorunda kalmaz. Hiçbir adama tecavüz suçuyla suçlanırken ‘kadının mini etek giymesinin hafifletici bir sebep olması’ gibi akıl almaz taviz verilmez! Bu dünyada kadın olarak yaşamaktan daha zor olan şey varsa o da şudur: Bu zihniyetler içinde kadın olarak yaşamak!

Bu düzeni değiştirebiliriz. Nasıl mı? Göz yummayarak, görmezden gelmeyerek, anlayarak, eğitilerek. Kötü zihniyetli erkekleri eğiterek, bu zihniyeti yetiştiren kadın ve adamları eğiterek, bu zihniyeti eğiterek…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.